21 Ekim 2006

Tribalizm

Tribalizim, hiç bi anlamı olmayan sadece bi şey...o kadar

O yeeaahhh can you see them...

Ya bugün 44 senelik Ahçılık hayatımın en güzel günüydü, çok zevki sefa bişeydi... mesela lokantaya müşteri geliyo ben başlıyorum "aaaahhhh nerde o eski müşteriler"... yemeeni yiyo ben "Aaahhh nerde o eski lokmalar" geğiriyo "Aaahh nerde o eski geğirmeler" hesabı istiyo "Aahhh nerde o eski hesap istemeler" bahşiş bırakmıyo "Aaahhhh nerde o eski bahşişler" ya da yemek yapıyorum "Aahhh nerde o eski yemekler" Ahçılık güzel meslek azizim, mesela benim dedem de ok iyi Ahçı... "Ahhhh Nerde o eski ramazanlar" deyip duruyo "Eski ramazanlar bardak oldu dede" "Aaahhh nerde eski bayramlar" "tahminimce 1950-60-70-80 arası bi yerde" "Aaahh nerde o eski gençler" (genellikle otobüste ayakta bekleyen teyze hayıflanması) "Şimdiki gençler yaşlılardan daha yorgun teyze"(hayıflanan teyzenin yardakçısı) "Valla eski gençler sanırım sizdiniz ve pek bi hayrınız dokunmadı bu memlekete teyze"
Bayrama girerken aklıma geldi artık el öpünce para alamıyorum...ne acı... bende büyüyünce "Ahçı" olmak istemiyorum... We young die :)

17 Ekim 2006

77

Hayat.. bitti dağılın :D
Ya insan neden yazar, yazar neden insan? amaan banane neden yazarsa yazar işte :p.. ya dün bi ayakkabı aldım..(abi çok feminen bi yazı olur bu bence hiç yap
ma) sen sus parantez!!! istediğimi yaparım ben... bu sırada Bush-Coming Down dinlemekteyim 15:18...bi ayakkabı aldım demiştim toplamda tam tamınaaaaaaa 3 ayakkabım var :D napiim fakir ve yoksulum...adsl borcumu ayakkabı boyayarak kazandığım parayla ödüyorum, yiyecek içecek için Su satıp kantar başında bekliyorum, devamlı müşterim olan kadınlar gelince "O abla sen bayaa kilo vermişin" diyorum, nasıl seviniyolar, bayaa bi bahşiş alıyorum arkalarından "Ama karakterden vermişin" diyorum, işte benim yöntemim...Metallica-Bleeding Me 15:24... Sonra geceleri ismini vermek istemediğim bir sokakta çöpçülük yapıyorum, reklam olmasın diye ismini vermiyorum:p...Şu an çay içiyorum çayımı koyduğum kupanın üstündeki resim "kötü kedi şerafettin" resmi, kedileri severim, serafettini ayrıca severim... Şimdi Chris Cornell-Can't Change Me 15:31... Neden hiç bir insan "Ben bugün tuvalete gittim, rahatladım geldim" gibi şeyler yazmıyo? halbuki en doğal şey hemde en doğal mecburiyet... Filmlerde de böyle hiç kimse tuvalete gitmiyo!! değişik bi sindirim sistemi olsa gerek... Mesela ben biraz önce tuvalete gittim, küçük :D...Çayım soğudu yaa... ben çayı severim... kahve sonra gelir...kahve gavur icadı :D... Masamın üstünde portakal var ama yemiyorum ağzımı tadı bozulmasın diye... çayımı...Courtney Love-Mono 15:34...çayımı içerken çok şekerli olmasına dikkat ederim ahaha söylememin ne önemi varsa artık, bilmiyorum. Sanırım ben bugün oruç tutmuyorum :D... Ama tam emin değilim belki de bunları bilmeden yeyip içiyorumdur...(Abi nasıl oruç tutmazsın sen?) sanane, sen tutuyo musun? (abi parantezler oruç tutmaz) hadi yine yırttın...Bak lafımı unuttum... Alice in Chains - Killer is Me 15:37...Sonra sonra... Dışardaydım bir iki saat evvel mecidiyeköy ismini verdiğimiz harbiden köy olması muhtemel yerdeydim... Bu ne trafik yaa?! Hayatımda en nefret ettiğim şey az da olsa BEKLEMEK... zaman kaybına tahammülüm yok... gerekirse inerim aşşaaa yürürüm... bacaklarım var ayaklarım sapasağlam gencim 1.93 boyum var gözlerim mavi kumaralım
:D ahaha ya kendi yazdığıma gülüyorum Allah beni kahretmesin...Neyse işte...
Mecidiyeköy demişken O metroya inerken Dünyanın ortasındaki çekirdeğe gidiyo gibi hissediyorum kendimi...Ne kadar dik ve uzun bi yol...en sevdiğim tarafı da yolu yürümüyosun Füsiküye mi ne öyle bi sistem var neyse adı aklıma gelmedi şimdi gogıldan bakcak diilim, açın sözlüğü bakın..
Bir nevi yürüyen yol...Walk This Wayyy...Wallkk Thisss Waaaayyy....Steven Tyler'ın çığlıkları
geldi birden aklıma... Arctic Monkeys - Fake Tales Of San Fransisco dinledim biraz evvel ama yazmayı unuttum şimdi Guns'n Roses- Ciwil War 15:45...Yağmur da var bugün koca koca damlalarla saldırdı bulutlar bana...bende tüm gücümle direndim... yağmuru severim, çok romantiğim ondan değil tabi ki hiç yıkanmıyorum iyi geliyo arada öyle ıslanıyorum :D,
kokmamış oluyorum, bu yüzden hep yağmurda yürürüm...Yapılan araştırmalara göre soğuk hasata olmamızın nedeni değilmiş, (yani ne demek istiyosun?) sen sus anlatıyorum zaten, hasata olmamızın nedeni "havadaki mikrop, virüs ve envayi çeşit zımbırtı"ymış... Tamam envayi çeşit zımbırtıyı ben salladım şimdi kabul ediyorum... Böyle havalarda insan ne yapmak ister? tembellik, yatmak tv izlemek, amuda kalkmak ve 3lü burgu yapmak...%90 insan 3lü burgu yapıyo böyle havalarda... dikkatinizi çekerim böyle "havalarda" heh şimdi anladın aferin...Pencereden baktım yine yağmur yağıyo 15:51...ve şu an Sevgili Slash Solo yapıyor hani Civil War dinliyodum yaa...ve şarkının sonunda gök gürlemesi var...Rock'n Coke'a gitmiştim bu sene evvelden beri olduğu gibi...Gogol Bordello'yu sevmiştim...şimdi Gogol Bordello-Start Wearing Purple dinliyorum 15:53...Festivalde Muse, Placebo, Duman, Şebo yine her zaman ki gibi mükemmeldi...Ben bi çay doldurup geliim 15,55... geldim 15:56...Goo Goo Dolls - Iris... şu an dinlediğim şarkı Melekler Şehri filminde en can alıcı yerde çalıyodu... Meg Rayn'a kütük dolu (Abi Meg Ryan olcak ehehe yanlış yazdın) sanane yaa!!! istediğimi yazarım, Ne diyodum Mek Ran'a Kütük dolu kamyon çarptıktan sonra :p Yok ya asıl Met Ren bisikletle o Kamyona mı çarpmıştı ne olmuştu? ne olmuşsa olmuştu işte olan adama oldu, sen kalk melkken insan ol, sonra uğruna isan olduğun kadın melek olsun cık cık cık ...Green Day - Time Of Your Life 16:01... Jeff Buckley - Lilac Season 16:03... Msnimde açık bu yüzden bi süre yazamadım sevgili arkadaşlarımla konuşmaktan dolayı...şimdi meşgul yaptın yazmazlar işşallah (inşallah olcak) bak parantez ukalalığı brak yoksa atarım seni bu yazıdan (tamam abi mühürledim) he şöyle adam ol...Jefferson Airplane- White Rabbit 16:05...Bu şarkı da Maykıl Daglıs'ın oynadığı Dı Geym isimli filmde vardı (susuyorum abi) ben de seni denemek için yaptım zaten...Adam yani Maykıl evine giriyo palyaço falan görüyo duvarlar spreylenmiş, merdivenler çıkarken bu şarkı çalıyo...En dı vayt nayt...Riiimembııırrrr vatıı :D...diye gidiyo işte, dediğim gibi açın sözlüğü bakın...kısa ve güzel bi şarkı...Hawthone Heights - Niki FM 16:08... Neyse bi işim var bitirince belki yazarım yine
Geldim 16:56...
Ya dışarı çıktım, eve gelirken bakkala gittim, 10lu Halley aldım ve Kola... Bugünlerde Halley benim sayemde dönüyo... çok acayip yiyorum...Dur şu Winampı açiim...16:58 Chevelle-Closer... Ben SHUFFLE seçeneği ile çalıştırırım bunu.. toplmada 8.000 i aşkın şarkım var ama şu anki listem küçültülmüş playlist seçmece şarkılar işte...Eisley-Telescop Eyes 17:02...Fazla bişey de yazmak istemiyorum... Dün i film seyrettim söylemesi ayıp, sizden film olmasın :D...Coni dip oynuyodu (Kendimi zor tuyorum abi yaa) Dikkatli ol kaçırma :D... "Gizli Pencere" çok film seyretmemin vermiş olduğu tecrübe nedeniyle filmi hemen çözdüm ve dedim ki "Bu adam aslın da O, Hayaliyle tartışıyo" filmin sonlarına doğru baktık ki...Evet.. ben haklıydım...aslında kötü bişey yaa, hiç zevk almıyosun aslında biraz heyecan, adrenali olmaı gerekirken ben "O bu O" şeklinde açıklamalrımla benle birlikte seyredenleri çileye girdirdim sonrada çıkardım...Çileden...
Çile Deve kuşum çileeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
A a a a a a a ah Çile bülbülüm "Allah" Hayır olmadı, sadece bu kadar mı bağırabiliyosunuz sevgili okurlar daha güçlü hadi beyler, hadi hanımlar... Çile bülbülüm Çileeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeeee
eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeee eeeeee
Ve adam çiğer yetmezliğinden ölür :D... Çile bülbülüm Sizde..
"AAAAALLLLLAAAAAAHHH"
Son kez... Çile Bülbülümmm Çileeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeee
eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee A a a a a a a ah Çile Bülbülüm
"ALLLLLAAAAAAAAAHHHHHHHH" Çok iyi, ben sizi alkışlıyorum,
bugünlük bu kadar bir başka konserde tekrar görüşmek üzere ne
haliniz varsa görün
sevgili okuyuclar :D 17:14

12 Ekim 2006

DERİN KONU 2.Bölüm

first
Tam o sırada bett salonda fiskos masası ismi verilen ne işe yaradığı belli olmayan eşyanın yanında Samarayı gördü, Cenk ve Erdem'i kaçırmaya gelen Samara'yla kavga etmeye başladı, anneleri bett'i zor durumda görün Cenk ve Erdem çok korktu, annelerine bişey olması onlar için çok acı verici olacaktı hemen babaları first'e haber vermek için dışarı çıktılar, dışarı çıktıklarında babalarını 100lerce zombiyle savaşırken gördüler, bir şeyler yapmalılardı.. ama ne? Cenk, Erdem'e bakarak konuşmaya başladı - Sevgili erdem bey neyin ne olduğunu biliyor musunuz? Erdem karşılık verdi -Ben herşeyi bilirim Cenk bey, ayrıca burda soruları ben sorarım.. beş dakika sonra konuşmaları anlamayan bütün zombilerin başı şişmeye ve patlayarak cork bazında cırklamaya başlamıştı... bazı zombiler ise gülmekten vefat etmişti
Bu yeteneklerini kendi kendilerine keşfeden Cenk ve Erdem'i ilk önce babaları first öperek kutladı...
-Çocuklar aferin, diyerek ikisini de kucakladı ve bir eksiği farketti.. .bett.. bett nerdeydi hemen çocuklara sordu ve içerde Samara'yla kavga ettiğini öğrendi... sığınağa koştu ve bett'i yüzükoyun yerde yatarken gördü hemen cocukları yere bıraktı ve bett'i ayağa kaldırdı... Samara nerde diye baktığında bir şey göremedi..Bir kaç fiske ve kolonya sayesinde bett'i uyandırdı, bett uyandığında şöyle dedi...

bett
bett kararını vermişti. cenk ve erdem'in savaşma yeteneğini biliyordu.onlar dayanabilirdi. first e yardım edebilirdi.firste yardım ederken çocuklarını da oruyabilirdi.çünkü bett üstün yeteneklere sahip bir avcıydı! ayrıca zaten ne olabilirdi ki?? zaten ölümsüzlerdi :D

ama tam o sırada....

10 Ekim 2006

10.10.2006 Paranoyak Delinin Günlüğü

Sevgili pörsük, günlerdir konuşamıyoruz nasılsın? hı? niye cevap vermiyosun? küstün di mi? evet evet küstün yüzüme bile bakmıyosun... inan elimden gelse sana yazı yazardım ama bu adi beyaz önlüklüler beni bir odaya kapattılar, ciddiyim bak... bu sefer o beyaz oda değil hee... her tarafı taş duvarlarla dolu oratada bir yatak var penceresi falan yok, konforsuz bir yer... İşte sonra bacaklarımdan, kollarımdan, gövdemden kemerlerle bağladılar, böyle kahverengi şeylerle...
İnan hareket edemedim, kaşındım kaşıyamadım, popomu hissetmiyodum sen ne diyosun yaa...
Sonra günlerce bana elektro şok mudur nedir ondan verdiler dedim "benim ihtiyacım yok evde alıpta gelmiştim" inanmadılar, hemen de canın çekti diil mi? şimdi sende istersin elektro şok ama ben söyliim sana hiç de öyle istencek bişey diil valla organların yer değiştiriyo, ama senin organın yok tabi... organın yok içmeye tahtayla gidersiz sıçmaya öyle bi atasözü mü vardı? ne anlama geliyodu acaba neyse banane... Ya günlerce şok üstüne şok artık şokum çıkmıştı neden yapıyolarmış biliyor musun? ben hayali arkadaşlar edinmişim..bak sen! "hayali arkadaş" hayali diy isim mi olur günlük yaa bu doktorlar çok cahil ötesi cahil... Hayati diye isim var tamam da Hayali ne yaaaa... Zaten hayati diye arkadaşım da yok, kıskanma benim tek arkadaşım dostum sensin günlük, başkasını istemem zaten, sanırım bunlar yanlış adamı yakaladı he? nedersin günlük...
Ya ne tuvalete gidebildim, ne doğru düzgün yemek yedim öldürecekseler öldürsünler artık amma işkence yaptılar yaa...Zaten bacağımı oynatamıyorum, bir de bu çıktı başıma, bak günlük ben karar verdim buradan kaçıcam ayağım iyileşince...haberin olsun
Seni de iyi yere saklamışım ben bile bulamadım, kalemimi Şaban'a vermiştim o da iyi yere saklamış nereye sakladın dedim, içimden çıktı dedi..ne demek istedi? ben analamadım... biraz kokuyo kalem ama olsun...sonuçta yazabiliyorum
Sevgili dostum günlük ben çok yoruldum, biraz uyucam...sen de uyu yarın çok şey anlatcam sana... istediğin bir şey var mı?.... yok mu? heh tamam o zaman... psssss

Derin Konu 3. Sezon İlk bölüm :p

bett:
bir taratan samaradan gizlenirken diğer yandan da cenk ve erdem ile ilgilenmek bett için gerçekten zor olmaya başlamıştı.first ise bett e hiç yardımcı olmuyordu.tamam çocuklarla ilgileniyordu,o iyi bir babaydı ama dövüş sanatının yavaş yavaş çocuklara öğretilmesi gerekiyordu. ayrıca bett in "farklı bir perspektif" isteği hala sürmekteydi. aslında ne aradığını kendi de bilmiyordu.sadece biraz daha normal bi aileydi hayalindeki...böyle böyle tam 6 yıl aradan geçti.Samara yeni kurbanlar bulmuştu.bunlara üzülen bett ve first çocukları için bunlara göz yummak zorundaydı.cenk ve erdem çok hızlı gelişiyorlar ve çok öabuk öğreniyorlardı.ikisi de iki iyi avcı olacaktı tıpkı anneleri ve babaları gibi...gizli sığınaktaki çalışmalar bir süre daha devam etti.bir süre diyorum çünkü samara first'ün anne ve babasını rehin almıştı ve bizi istiyordu. artık dış dünyaya açılma zamanı gelmişti.sığınaktan çıktıkları anda zombileri farkettiler...samara onları çoktan göndermişti. sessiz sessiz ilerlerken cenk ve erdem birden bire kendi aralarında konuşmaya başladı ve bett bunu durduramadı.bett first'e gözleri dolu dolu bir bakış attı: first mesajı almıştı. dövüşmek zorundaydılar.ve dövüş başladı......

first
Bett, çabuk çocukları sığınağa götür onlar daha hazır değil diye bett'e seslendi sonra ekledi -Sen de orda kal... Bett çocuklarıyla sığınağa doğru koşarken meraklı ve endişeli gözlerle first'e bakıyordu.. first zombilerle kavgaya başlamıştı bile sağdan, soldan, ortadan her yerden paytak yürüyüşlü zombiler geliyordu, first'ün aklına gümüş kolye geldi ama o Bett'teydi.. Bu işi kol kuvvetiyle yapması gerektiğini anladı tüm bunları bir kaç saniye içerisinde süşünene first ilk önce sağdaki zombilere girişti... Çaaaattttt!!!... Şaaaaapppp.... Şuuuuuuuppp!!!... Taaaaakk!!... Klinnnnkkk!!! first'ün gözü dönmüştü bir kere hemen gözünü düzeltti ve ortadaki zombilere girişti...Şaaaapppp!!! Traaaaakkkk... Kaaaatttt....Slaapsss!!!! ama zombiler bitmek tükenmek bilmiyordu first'ün etrafını sarmışlardı... First kavga ederken göz ucuyla gizli sığınağın kapısına doğru yönelen zombilere bakıyordu... Oraya hamle yapmak istediğinde ise yeni bir zombi karşına çıkıyordu...Bu sırada içeride kocası first'ü merak eden bett ne yapacağını bilemez bir haldeydi... çocuklarının yanında mı kalmalıydı? yoksa first'e mi bakmalıydı? bunları düşünürken boynundaki kolyeyi gördü...Ne yapması gerektiğini anlamıştı bett ve hemen...

3 Ekim 2006

DERİN KONU 1. ve 2. sezon özeti

Dünyanın en iyi iki iblis, vampir, zombi ve envayi çeşit ucube avcısı First ve Bett mutlu bir izdivaç yapmıştırlar, gül gibi geçinip giderler... Dünya halkı onlar sayesinde huzurlu bir yaşam sürmektedir, bir gün bett, first' dönerek şöyle der :
"-Hayata başka perspektiften bakmak istiyorum"
first ise bett'in bu ani çıkışını anlayamaz "herhalde bizim hanımın tatile ihtiyacı var, orada biraz konuşuruz" der ve beraber bir sayfiye yerine giderler, kulübenin yakınlarında first, bett'e iyimser olmayı, hayatın tamamen kendi yaptıklarıyla şekilleneceğini anlatırken hemen oracıktaki Derin Konu'nun içine düşer ve çıkamaz...
İşte ne olduysa ondan sonra olur...
first, yıllardır orada yatan SAMARA'yı görür...Bett'e seslenir, bett, kocasını Derin Konunun içinden Samara'ya yem olmadan kurtarır ama hiç bir şey bitmemiştir...
AKSİNE YENİ BAŞLAMIŞTIR
O günden sonra onlarca zombi, onlarca vampir, onlarca iblis ve bir yaşlı dede telef eden ikili aynı zamanda tatlı bir sevinç yaşamaktadırlar çünkü çocukları olacaktır... bett'in yaralanmasına çok üzülen ve doğacak çocuklarına zarar gelmemesini istemeyen first, bett'i çok gizli evlerine götürmüş ve bir süre orada inzivaya çekilmişlerdir...
first, bett'i güvenli evlerinde bırakarak onun hayatını kurtarmak için bir takım bitkileri bulmaya gitmiştir ama bett bundan habersiz olduğundan first'e çok kızmış ve gitmek istemiştir, first hemen yetişerek bett'i ikna etmiş ve şifalı otlardan yapılan şurubu bett'e içirerek yaşamına devam etmesini sağlamıştır...
Bir süre sonra ikilinin Cenk ve Erdem isimli ikiz çocukları dünyaya gelmiştir... Doğdukları andan itibaren konuşma yetisine sahip olan bu ikili birbirlerine abi, kardeş gibi sıfatları kullanmayıp Cenk bey ve Erdem bey diye seslenmeye başlamıştır... First ve Bett oğullarının çok iyi iki avcı olacağını anlamıştır ama muhteşem iki avcı yapmak için eğitmeye başlamıştır....
Ve 3. sezon Başlar... DERİN KONU - İkiz Avcılar

Derin Konuyla tekrar karşınızdayım ... Yanınızda evebeynleriniz olmadan okumayınız ya da gidin ebenizin beynini çıkarın, kavanoza koyun yannızda durdurun
Nı HAH HAH HA HAAAA NIIII HA HAA HAAH HAHH
+18 +7 + (3.12) = ?

DERİN KONU 2.SEZON - Doğum

bett :
Hayatım nerdesin? niye ba kadar geciktin? çok yoğunsun galiba?

first :
Kesinlikle hayatım, tatlı bir yo(ğ)rg(un)luk, ben sana demiştim benle gel diye ama başım ağrıyo, göğsümde vampirin yaptığı yara izi var bikini giyemem, sol ayak başparmağım ağrıyo falan demiştin hatırlarsan, ortalığı da sen toparla bütün gün oturuyosun eve geliyorum yemek yok bişey yok ne yaptın bütün gün? :D ...


bett:
ah hayatım ah...neler diyosun yine... dışardan okuyanlar da bişey zannedicek. sen demedin mi hayatım ben çok hastayım seni de tatile götüremediğim için çok üzülüyorum.buna nasıl dayanıcam diye. ben de sana zaten hamileyim zombi mombi çekemem sen git tedavi ol demedim mi!!! laflara bakzaten yavrumuz zırt pırt tekme atıyo! bak eve gelmezsen doğurmam bu çocuğu!!! valla doğurmam! adını da cenk&erdem koyalım şimdi aklıma geldi... hadi gel aşkına destek ol. bu aralar tehlikeli...gümüş kolyeyi kaybettim :O

first :
Aa!! öyle mi demişim hiç hatırlamıyorum, tekilayı fazla kaçırmışım yine, zaten italya'ya makarnayla gidilmez :D...şaka şaka hayatım hemen gözlerini patlatma...Ben gelmeden doğurma zaten çocuğumuzu, yoksa ultrasona mı gittin? erkekmiymiş yani çocuğumuz? yoksa ikiz mi? bir kaç gün yokum diye hemen ultrasona gittin dime cık cık cık...Adını Cenk&erdem diilde Cenkerdem koyalım nufus memurları "&" harfine izin vermiyo biliyosun, Ayrıca ben sana çocuğumuzun cinsiyeti süprüz olsun demedim mi? evet süprüz dedim... Neyse yavrum eve gelince konuşuruz, yakında geliyorum, ben sana burdan bir gümüş kolye göndertcem kargoynan onla idare et çok yakında evinin reisi, kahramanın geliyo...Heee şu an ne dinliyorum tahmin et...hadi tahmin et...Bizim şarkımızı dinliyorum...Yaaa ben sana tahmin ettiriyorum, sen evde bana hiç tahmin ettirmiyosun, neymiş efendim "-tahmin etme yerler kirleniyo, sonra nasıl temizlicem yerden bu tahminleri" vs... Bah sevgilim bunları bilem özledim haa, neyse coming soon olayı cereyan ediyo ben gidiyorum fazla cereyanda kalmayayım...

bett:
cereyanda kalmışsın kalacağın kadar! hala dalga geçiyosun.sen bi gel göstercem ben sana. evi terkediyorum.düşündüğün gibi değil.annemlere gitmiyorum tabi ki. valizlerim hazır.artık beni göremiceksin.çocuklarımı sensiz de büyütebilirim. zaten çektin gittin! beni arama bundan sonra. göndereceğin kolye de sende kalsın. ...

first
AAA o kadar kızdın mı bana? hemen ilk uçakla geliyorum...

bett:
boşuna gelme...evden çıkıyorum az sonra...

first:
Gelicem...bak hatta süper güçlerimi kullanarak hemen geldim odadayım...bırak hemen o valizleri nereye gidiyosun? neden? hemen açıkla bana, otur şuraya lütfen...

bett:
bırak beni bırak bırak!!! lanet olsun sana. kaç aydır burada sensiz nelerle uğraşıyorum ben! ne kadar sorumsuz bi insansın... beni bu halde bıraktın gittin.bencil!çekil önümden

first:
Olmaz hayatım, ne kaç ayı? sadece bir kaç gün gittim güzelim, söylemicektim ama söylemek zorundayım sanırım, ben tatil için gitmedim senin yaralarını iyileştirmek için 7 çeşit bitki toplamam lazımdı 6sını buldum dağlardan tepelerden topladım, sadece bir tanesi kaldı onu da bugün aktardan alıcaktım, herşeyi senin için yaptım herşeyiiii, bana inanmıyorsan al şuna bak, doktor raporu...oku

bett:
neeeeeeeeeee!!!! tedavim yokmuymuş...bunun garantisi yok ki...ühühühüüü herşey bitmiş bak,ölücekmişim...bitti...buraya kadarmış(fırk)...

first:
Bett, beeeettttt, beeeeeeeetttttttttttttttt (first 6 oktav sesiyle bağırır) bett ayağa kalkar ve "-Ne kulağımın dibinde bağırıyosun be adam, tamam şaka yaptım sen eve gel diye bunları uydurdum" der ve sonra ayağa kalkar ve first'e bir tokat atar ve ağlayarak "-Beni bir daha yalnız bırakma der

bett:
tamam tamam bu kadar sıkmana gerek yok.düşük yaparım yoksa biraz daha sıkarsan... ben hamile halimle nasıl yatıcam hastaneye...doğuma bikaçgün var onları bekleyelim o zaman.durumum çok mu ağır??bana gerçekleri söyle first...cinsiyetlerini öğrenmedim bu arada...sadece ikiz olduklarını öğrendim. o yüzden isimleri cenk ve erdem olsun dedim. ama bi gariplik var.onlar normal çocuk değiller.doktor da söyledi..ben de çaktırmadım.ne de olsa bizim çocuklarımız onlar...geleceğin avcıları...bana hastalığımı anlat şimdi...(bett gözleri yaşlı yaşlı first ten gelecek cümleleri korkuyla beklemektedir...dayanamaz ve:... ) -yoksa ölecek miyim....

first:
Bak canım, doktor sana ölümsüzlüğüne rağmen 2 ay ömür biçmişti, ben de daha önce yüce büyücünün kitabında okumuştum bu bitkileri bulup karıştırıp içirince tekrar sağlığına dönüyormuş o kişi, ben bir koşu gidip 7.bitkiyide bulayım ve geleyim hemen iç ve iyileş güzelim, ayrıca ikiz çocuklarımız olmasına sevindim, erkek adamın erkek çocuğu olur ikiz olursa çok daha iyi olur, onları çok mükemmel avcılar olarak yetiştireceğiz beraberce, seni çok seviyorum kaybetmek istemem, şu göz yaşlarını da sileyim... (first tek gitmez ve bett'i de yanında götürür, orada bitkileri içirir ve bett iyileşir, sonra bett, first'e dönerek şöyle der)

bett:
ühühüüüüü seni çok seviyorum..benim için neler neler yaptın...umarım hemen toparlanırım..şimdi beni eve götür lütfen.çok yorgun hissediyorum...

first:
Tamam artık ağlama...seni eve götürücem, çocuklarımız doğana kadar tek bir zombi, vampir, iblis lafı yok hatta dı kıranberriız'in zombi şarkısını bile dinlemicez...elini sıcak sudan soğuk suya değdirmicem hadi gidip uyuyalım (der ve evlerine gidip uyurlar)


DERİN KONU isimli şahane süper interaktif korku-fantastik hikaye devam edecek ve şu sıralar halen devam ediyor:p... Bu 2.sezon çoktaaan bitti biz 3. sezondayız siz okuya durun...