23 Haziran 2009

Uykunuzda Sünnet Ediyoruz!! 100TL

Evet yanlış okumadınız! Uykuda Sünnet! Türkiye'de ve dünyada bir ilk!
Tek yapmanız gereken bize gelip evinizin adresini vermek ve size vereceğimiz ilacı içmek.
Evinize gidip hapı içiyorsunuz veya sünnet olacak yavrunuza içiriyorsunuz biz siz uyurken eve girip sünnet ediyoruz.
Uyandığınızda yanıbaşınızda bir tabak pilavda müessesemizin ikramıdır afiyetle yeyin.

Rüyada sünnet!
Evet bu sünnet şekli için 150 TL alıyoruz, siz uyurken rüyanıza giriyoruz ve acısız ağrısız ve kanatmadan ucundan accık alıp rüyanızdan çıkıyoruz.

Tüm hizmetlerimiz için
www.ruyadasun.net
veya
www.uykudasun.net adreslerine girip online olarak başvuru yapabilirsiniz

Kollarım Kaşınıyor

Evet yaz geldi yazmayı bıraktım, kışın daha çok yazası geliyo insanın, yazın dışarı çıkıp güzellikleri yaşamak varken evde oturup internet başında zaman geçirmek ve zamanında sana geçirmesine izin vermek pek sevdiğim bir şey değil.. Ne dicektim... aslında çoğu insanda önemsemediği ama gizli bir tehlike var "internet bağımlılığı" elektrikleriniz kesilince ya da telefon hatlardında arıza olunca ya da bilgisayarınızdan uzakta olunca halinizi düşünün. (Pearl jam - Little wing) Diceksiniz ki "sen öyle diilmisin?" benim internete bakış açım farklı ben bir kere interneti "geleceğe miras" olarak görüyorum nasıl ki eski devirlerde adamlar taşları oymuş, kayalara yazmış, çanak çömlek yapmış bende internete yaptıklarımın gelecek yüzyıllardaki insanlara kalmasını istiyorum :) internet bir 50 sene sonra çöplük olacak eminim ama aradan sıyrılmayı planlıyorum...
İnternetle ilk tanışmam 16 yaşındayken olmuştu stajyer olarak bir şirkete girmiştim şirket yeni kurulmuştu ve şirkette 3 kişi vardı 2si patronlar ve 1isi de ben... Bana kim birşey öğretecek? diye düşünürken patronlardan birisi geldi "Sen bilgisayardan anlıyorsundur" dedi şöyle bir düşündüm çünkü bilgisayarla ilgili fazla bir geçmişim yoktu lisede bir bilgisayarın başına 2-3 kişi geçip ms-dos işleri DIR.. CD gibi komutlarla uğraşmaktan başka bir şey yapmamıştım ama o gün aşırı özgüvenin verdiği rahatlıkla "Evet anlıyorum" dedim sanırım beni sınamak için "Bu monitör kaç inç?" diye sordu içimden "inç mi? o ne ya?" dedim ama aklıma arkasında bakmak geldi bilgisayar yeni olduğu için arkasındaki etikette gördüğüm ilk sayıyı söyledim "15 inç" karşılığında bir cevap vermeyince anladım ki adamda bilmiyor, ertesi gün o büyük gün gelmiş ve çatmıştı bana elinde bir kutuyla geldi ve "Bunu kurabilir misin?" dedi elinde kırmızı bir kutu vardı üzerinde "Superonline" yazıyordu "Tabii" dedim ama bayaa bir uğraştıktan sonra hiç internete girmemiş olan ben ilk internete girişimi interneti kurarak yapmış oldum... O zamanlar altavista vardı arama sitesi olarak ve tek girdiğim site superonline'ın sitesiydi patron geldiğinde başına oturuyordu bir şeyler yapıyordu "ne yapıyor" diye merak ettim bir gün o kalkınca ben geçtim masaya bir baktım birdiği bütün siteler adres çubuğunda görünüyo adam tek girdiği site www.sex.com du :) ciddyim videoları izliyomuş... Her neyse ondan sonra internetle haşır neşirliğimiz bugüne kadar sürdü.
Düşününce ben 16 yaşında internetle tanıştım şimdiki çocuklar 5-6 yaşlarında elleri bir şey tutmaya başlayınca klavyenin karşısına geçiyorlar ve bir sürü şey öğreniyorlar mesela benim müzik konusunda gelişimim sadece mtv, aldığım dergiler ve kitaplar sayesinde oldu ve bazen aldığım yabancı bir kasetin sadece bir şarkısının dinlenebilir olduğunu parayı verdikten sonra anlıyordum ama şimdi bedava dinleniyor ve binlerce şarkıcı grup içinden sana en uygununu seçebiliyorsun... Mesela bilgisayara yüklediğim şarkıları para vererek alsam binlerce TL demek... Bu sırada benim anca 17-18 yaşında oturttuğum müzik zevkimin kardeşim tarafından 11-12 yaşında halledilmiş olması bilgisayar ve internet sayesindedir... Bir gün eve geldiğimde duyduğuma inanamadım evde Pearl Jam - do to evolution sesi yankılanıyordu hiç ellemedim baktım şarkıyı ezberlemiş bile ve metallica, nirvana dinlyor hatta kritik yapıyordu...
Ben tatilde tüm bu teknolojik alet edevatlardan uzaklaşmak istiyorum mp3 player hariç! cep telefonuda yanımda duracak ama açmıcam :) Bu sırada kollarım kaşınıyo tişörtün kapatamadığı kollarım kapkara oldu sanki derim soyulacakmışcasına kaşınıyor... Tatilde -sözüm meclisten dışarı- kumsalda malak gibi yatıp güneşlnmeyi sevmiyorum, karşımda deniz varken niye orada zaman kaybedeyim ki? hani dinlenirsin tamam onu anlarımda yanmak pek sevdiğim bir şey değil... Kapkara oluyorsun neye yarıyor? arkadaşların sana "Oooo yanmışsın" diyecek diye mi yoksa vücuda bir yararı varda ben mi bilmiyorum?! Aklıma gelmişken söyliim yanmak, kararmak derken birde bazı kızlar yüzlerine bir kutu fondoten sürüp dışarı çıkıyor ya suratları tupturuncu bir şekilde "palyaço"dan tek farkları burunlarına kırmızı burundan takmamaları oluyor...
Bir gün herkes bütün internet sitelerinden (blogger, myspace, hotmail, youtube, lastfm, yahoo vs.) üyeliklerini silse ve herşey eskisi gibi olsa nasıl olur? bütün bu şirketler bir anda iflas eder :) insanlar sevgililerini, arkadaşlarını, mutluluğu, sevinci, eğlenceyi dışarda arasa gerçek insanların arasında daha iyi olmaz mı? Bence bir gün bütün telefon hatları bozulacak ve elektrikler kesilecek ve biz insanlar birbirimizle daha çok konuşacağız, daha sıkı dost olup daha gerçek aşklar yaşayacağız ve hatta bu sayede daha mutlu olacağız.
Bana derseniz ki internet yokken böyle miydi? Bende size derim ki evet. Sadece düşünün. Bu yazının sonunu klişe bir şekilde "ne onla ne onsuz" diye bitirmek istemiyorum sadece benim için ütopya olan internetin yok oluşu düşüncesini paylaşmak istedim sadece merak ediyorum ne olurdu?
Hala kollarım kaşınıyor çok kötü ben bir google'ye bakayım durdurmak için ne yapmak gerekiyormuş, heee birde şu yandaki reklamlara tıklayın her tıkladığınızda 3 sent kazanıyorum :)) hadi size iyi geceler... 0:20 de biter bu yazı