Hiçbir Neden Yokken, yada Biz Bilemzken Tepemiz
Atmış... ve Konuşmuşuzdur. Onca Neden Varken ve
Tam Sırası Gelmişken Hiçbirşey Yapmamış ve
Susmuşuzdur. Aynı Anda Aynı Sessiz Geceye Doğru
İçim Sıkılıyor Demişizdir. Aynı Sabaha Uyanırken
Kimbilir Aynı Düşü Görmüşüzdür. Olamaz mı?
Olabilir.
Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında.
Belki Benim Kağıt Param, Bir Şekilde, Döne Dolaşa
Senin Cebine Girmiştir. Belki Aynı Posta Kutusuna,
Değişik Zamanlarda da Olsa, Birkaç Mektup
Atmışızdır. Ayın Karpuz Dilimi Gibi Batışını
İzlemişizdir Deniz Kıyısında. Aynı Köşeye
Oturmuşuzdur Köhnede Belki de Birkaç Günarayla
Olamaz mı? Olabilir.
Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında.
Bostancı Dolmuş Kuyruğunda Sen Başta Ben En
Sonda Öylece Beklemişizdir. Sabah 7:30 Vapuruna
Sen Koşa Koşa Yetişirken, Ben Yürüdüğümden
Kaçırmışımdır. Aynı Anda Başka İnsanlara, Seni
Seviyorum Demişizdir. Mutlak Güven Duygusuyla,
Başımızı Başka Omuzlara Dayamışızdırç Olamaz mı?
Olabilir.
Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş
Şu Eylül Akşamı Dışında
22 Mayıs 2008
18 Mayıs 2008
(Aslında Hepimiz Ölüyüz)
K-Hazır içimi karartmaya başlamışken geçen gün neden “aslında hepimiz ölüyüz” dedin onu söyle
E-Tamam… Merakını gidereceğim şimdi
K-Bekliyorum..
E-Hepimiz ölüyüz sen yaşıyoruz mu zannediyorsun?
K-Evet… Yaşıyoruz… Nefes alıp verdiğin sürece yaşıyorsun derler
E-Pekala… Nefesini tut!
K-Tutuyorum… bir iki üç hooooobbb
E-Şu an sen nesin? Yaşıyor musun? Ölü müsün? Nefesini bırak
K-Tabi ki nefesimi tutarken de yaşıyordum.
E-Yaşamak nefes alıp vermek değildir! Bir şeyler yapmaktır.
K- Biz bir şey yapmıyor muyuz?
E-Yaptığımız şeyler bizim yaşadığımızın kanıtı değil çünkü kalıcı değil.
K-Bu yüzden mi hepimiz ölüyüz diyorsun?
E-Hayır!
K-Peki neden?
E-Meselaa…Bankada stajyer olarak çalışan birine “ne iş yapıyorsun?” diye sorulduğunda “Bankacıyım” diye cevap verir halbuki o kişi daha işi yeni öğreniyordur kırk yıldır bankacılık yapan biriyle kendisini bir tutup bankacıyım der ya da bir işe bir ay süreyle denenmek için giren birine sorsak “Ben iş buldum çalışmaya başladım” der, belki beğenilmeyip çıkartılacak?! Bizimde “Yaşıyoruz” dediğimiz şey aslında ölüme hazırlık yani aslında hepimizi ölüyüz!
K-Niye bu kadar ölümü düşünüyorsun ki? Hayatı da seviyorsun halbuki…
E-Tabi ki hayatı seviyorum… Eğlenmeyi, gülmeyi… Ama biliyorsun ki çok meraklıyım ehehe… Benim için bilinmeyen ve çok merak ettiğim durumlardan biri ölüm, bir ölünün arkasından yaşayan insanların ne yaptığını biliyoruz ama ölülerin ne yaptığını bilmiyoruz. Yazılanlar söylenenler doğru mu? Bana kesinlikle doğru diyebilir misin? Bir tane ölü var mı ki tekrar geri dönüp bize neler olduğunu anlatan?
K-Aman anlatmasın zaten korkarım.
E-Zaten korkunun temeli bilmemektir. Ben bunu bilmek ve çözmek istiyorum “evrende yalnız mıyız?” diye sorulur ya peki dünyada yalnız mıyız? İnsan, hayvan, bitki dışında ne var?
K-Sen varken ben yalnız değilim onu biliyorum
E-Tamam bak bir soruya cevap buldum artık rahatça uyuyabilirim.
K-Yanında ben varken tabiî ki rahat uyursun aşkım
E-Yani güzelim, biz ölümün stajını yapıyoruz sonuçta hepimiz başarıyla ölürüz şimdiki ölü halimizden farklı olarak sadece hareket edemeyiz o kadar… Şu anda sen, ben ve herkes ne? Ölü! Bunu inanıyorum… Haydi şimdi tabutumuza gidip sevişelim ehehhe
K-Ahaha Tamam aşkım, içim karardı, korktum unuttur bunları bana
E-Tavar.
E-Tamam… Merakını gidereceğim şimdi
K-Bekliyorum..
E-Hepimiz ölüyüz sen yaşıyoruz mu zannediyorsun?
K-Evet… Yaşıyoruz… Nefes alıp verdiğin sürece yaşıyorsun derler
E-Pekala… Nefesini tut!
K-Tutuyorum… bir iki üç hooooobbb
E-Şu an sen nesin? Yaşıyor musun? Ölü müsün? Nefesini bırak
K-Tabi ki nefesimi tutarken de yaşıyordum.
E-Yaşamak nefes alıp vermek değildir! Bir şeyler yapmaktır.
K- Biz bir şey yapmıyor muyuz?
E-Yaptığımız şeyler bizim yaşadığımızın kanıtı değil çünkü kalıcı değil.
K-Bu yüzden mi hepimiz ölüyüz diyorsun?
E-Hayır!
K-Peki neden?
E-Meselaa…Bankada stajyer olarak çalışan birine “ne iş yapıyorsun?” diye sorulduğunda “Bankacıyım” diye cevap verir halbuki o kişi daha işi yeni öğreniyordur kırk yıldır bankacılık yapan biriyle kendisini bir tutup bankacıyım der ya da bir işe bir ay süreyle denenmek için giren birine sorsak “Ben iş buldum çalışmaya başladım” der, belki beğenilmeyip çıkartılacak?! Bizimde “Yaşıyoruz” dediğimiz şey aslında ölüme hazırlık yani aslında hepimizi ölüyüz!
K-Niye bu kadar ölümü düşünüyorsun ki? Hayatı da seviyorsun halbuki…
E-Tabi ki hayatı seviyorum… Eğlenmeyi, gülmeyi… Ama biliyorsun ki çok meraklıyım ehehe… Benim için bilinmeyen ve çok merak ettiğim durumlardan biri ölüm, bir ölünün arkasından yaşayan insanların ne yaptığını biliyoruz ama ölülerin ne yaptığını bilmiyoruz. Yazılanlar söylenenler doğru mu? Bana kesinlikle doğru diyebilir misin? Bir tane ölü var mı ki tekrar geri dönüp bize neler olduğunu anlatan?
K-Aman anlatmasın zaten korkarım.
E-Zaten korkunun temeli bilmemektir. Ben bunu bilmek ve çözmek istiyorum “evrende yalnız mıyız?” diye sorulur ya peki dünyada yalnız mıyız? İnsan, hayvan, bitki dışında ne var?
K-Sen varken ben yalnız değilim onu biliyorum
E-Tamam bak bir soruya cevap buldum artık rahatça uyuyabilirim.
K-Yanında ben varken tabiî ki rahat uyursun aşkım
E-Yani güzelim, biz ölümün stajını yapıyoruz sonuçta hepimiz başarıyla ölürüz şimdiki ölü halimizden farklı olarak sadece hareket edemeyiz o kadar… Şu anda sen, ben ve herkes ne? Ölü! Bunu inanıyorum… Haydi şimdi tabutumuza gidip sevişelim ehehhe
K-Ahaha Tamam aşkım, içim karardı, korktum unuttur bunları bana
E-Tavar.
(Aşk)
E-Gözlerin gece olunca daha güzel görünüyor, hiç böyle güzel mavi görmemiştim, belki görmüşümdür ama şu an hatırlamıyorum, biliyorsun ki gördüğümü unutmam
K-Senin gözlerinde çok güzel, bakışların beni etkiliyor her zaman.
E-O zaman değiştirelim gözlerimizi haftadan haftaya, bir hafta benimkiler sende kalsın bir hafta seninkiler bende.
K-Şöyle yapsak, ben hep senin yanında kaksam sen de benim yanımda
E-Çok zekice bir fikir en azından tak çıkarla uğraşmamış oluruz
K-Eheheh
E-Çok güzel gülüyorsun canım benim.
K-Sen güldürmesen ben gülmem
E-Hiç güleceğim yoktu diyorsun
K-Seni tanıyana kadar yoktu
E-Benimde seni tanıyana kadar hiç güldüreceğim yoktu, nasıl bir şeyse artık.
K-Böheee
E-Tamam kötü bir cümle idare et
K-Senin kötü cümleni bile seviyorum
E-Dağdan aldım kereste, dinozor geliyor aheste.. Bu nasıl? bunuda sevdin mi?
K-Ehehe evettt
E-Bu sırada.. ağaç neye denir biliyor musun?
K-Eeee.. Kökü gövdesi ve dalları olan sonraaa yaprakları olan ve meyva veren bitkilere ağaç denir.
E-Yanlışşş..
K-Peki neymiş doğru cevap?
E-Kesilmemiş oduna ağaç denir!
K-Ehehee güzel
E-Saçların hep böyle uzun kalsın, sana çok yakışıyor, ben eski tuaförüm ben şekil veririm onlara
K-Tuaförüm benimmmm. Ben senin için Rapunzel olurum.
E-Rapunzel dedinde, O kızda ne kafa varmış değil mi? kafa derisi muazzam sağlammış adam saçlarına tutunup tırmanmış banamısın dememiş
K-Ama sen benim saçlarıma tutunup tırmanma
E-Saçlarına tutuncam ama okşamak için hehe.
K-Ya varya... Niye bu kadar seviyorum ben seni?
E-Çünkü çok zeki, güçlü ve yakışıklıyım!
K-Ve megalomansın heheh
E-Hiç benim kadar mütevazi bir megaloman görmemişsindir hayatında
K-Yılan bebek, Sakallı kadın ördek kafalı tavşan bile gördüm youtube da ama senin gibisini görmedim bu yüzden aşığım sana
E-Koltuk altı bölgemde kabarma oldu, bana bir tedavi yöntemi söyler misiniz doktor hanım?
K-Öpeyim geçsin eheh
E-Eheheu
K-...İkinci yöntem çok sevdiğin bir kıza sarılacaksın geçecek
E-Size sarılabilir miyim doktor hanım?
K-Prensip olarak hastalarımla ilişkiye girmiyorum ama siz benim prensim olduğunuz için prensipleri boş veriyorum. Sarılın lütfen.
E-Yoksa sizin andız Rapunzel mi doktor hanım?
K-Evet Prensim eheh
E-O zaman Seve Seve sarılırım doktor hanım.
K-Tencere yuvarlanmış pilavını bulmuş sanki, senleyken böyle hissediyorum
E-Ya da Pencereler yuvarlanmış işletim sistemini bulmuş
K-Windows diyorsun… Aaa bak aklıma ne geldi; Sen neden geçen gün “hepimiz aslında ölüyüz” dedin
E-Öyle bir şey demedim yalan haber.
K-Ehehe hadi yaa… Söylesene
E-Çünkü hepimiz ölüyüz! Yaa bu güzel gecenin şu saatinde sol kolumun altında sen varken, seni öperken, ne güzel konuşurken benden karanlık düşüncelerimi anlatmamı bekleme.
K-Tamam… Anlatma ama yine soracağım kaçışın yok!
E-Tavav güzelim bende söyleyeceğim.
K-Sevgilim… Senin ellerin niye bu kadar büyük?
E-Seni daha iyi yiyebilmek için
K-Ye beni eheheh
E-Tuz lazım, bir koşu gidip alayım
K-Bu saatte bulamazsın bütün zücaciyeler kapalı ehehe
E-O zaman yemek müziği lazım, o olursa seni yerim
K-Bizim şarkımız çalsa keşke şimdi.. Ne güzel olur
E-Bizim şarkımız neydi? İbrahim Tatlıses-Di Gel Le miydi?
K-Ahahaha tabiî ki değil o nerden geldi aklına?
E-Bilmem… salladım
K-Delim… Bir şey söyleyeceğim ama ciddi ol tamam mı?
E-Tavav
K-Yaaa ciddi ol yaaa
E-Okey sör!!!
K-Söylüyorum… Ben sensiz yaşayamazmışım gibi geliyor, sen olmazsan hayatımda çok büyük bir boşluk olur, çok üzülürüm, toparlanamam diye düşünüyorum.
E-İyi.. Bende seni aldatırım öyleyse, nasılsa benden ayrılmazsın… Nı hahaha
K-Aptal!!! Ciddi ol dedim sana yaaa!!!
E-Tamam kızma, yumruğunu suratımdan çek eheheh… Ciddi konuşmama gerekirse ki gerekiyor… Beni bu kadar önemseme çünkü kimse senin hayatından daha önemli olamaz, olmamalı bende dahil. Ne bileyim yani… yarın öbür gün salaklık yapıp ayrılırsak ne olacak...
K-…Ayrılmayız.. Ayrılmayacağız değil mi?
E-Hayır tabiî ki düşünmek bile istemiyorum ama düşün ki öyle oldu…
K-Mesela… Olmaz ya!!
E-İnsana verilen en güzel yetilerde biri her ne kadar biz bunu eksiklik olarak görsekte “unutmak” tır çok unutmakta bir hastalıktır ondan bahsetmiyorum, farkında olmasakta unutmak biz insanlar için bir nimettir, düşün ki ben öldüm…
K-Allah korusun aşkım.
E-…Amin ehehe… neyse o zaman ölmedik de ayrıldık farzedelim…
K- Yaaa bu ne aşkım, hiç olmasını istemediğim şeyleri arka arkaya sıralıyorsun.
E-Her şeyin en kötüsünü düşünmek, hazırlıklı olmak lazım. Nerde kalmıştım? Heh.. Ayrılırsak arkadaş olamayız hala içimizde biraz sevgi kalmış olsa bile birbirimizle konuşma ve görüşme gibi şeyler olmaz, en azından ben böyle isterim. Eğer ben seni sen de beni unutmazsan nasıl hayatımıza devam edeceğiz? Her gün beni düşünerek geçiremezsin, mutlaka bir şeyle ilgilenmem, yeni birileriyle tanışman gerekecek, odandan çıkmayıp her gün ağlayarak yaşarsan yani beni unutmazsan hayatını yaşayamazsın, bu yüzden unutmak çok güzel bir şeydir, baksana insanların en yakın akrabası ailelerinden birisi babası annesi ölüyor ama bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. Bu yüzden unutmak çok güzel bir şeydir, böyle bir durumda beni unutman sana mutluluk verir.
K-E sağol aşkım ağzından bal damlıyor, ayrılmak, ölmek, unutmak… Ne güzel konuşuyorsun sen öyle!!!
E-Bal yemek istersen beni öpebilirsin hala dudaklarımda…
K-…Ben seni unutmam aşkım.
E-Bende seni unutmam… Şeyyy adın neydi? Ehehe
K-Rapunzel
E-Tanıştığıma memnun oldum benim adımda Kurtarıcı Prens
K-Pardon ama nerelisiniz Kurtarıcı Prens bey?
E-Urfalıyım
K-Eheh.. neresinden?
E-Ezelden… bilir misiniz Ezel’i?
K-Ahahahah bilirim
E-Geçen gün biri sordu aban “nerelisin” diye aynen böyle cevap verdim, “Ezel nerde kalıyor hiç duymadım?” dedi “Otelde kalıyor ucuz bir ev bulunca oraya geçecek” dedim suratıma aval aval baktı
K+E-Urfalıyım E zelden Urfalıyım E zelden gönyüm geçmez Gü zelden gönyüm geçmez Gü zelden
K-Senin gözlerinde çok güzel, bakışların beni etkiliyor her zaman.
E-O zaman değiştirelim gözlerimizi haftadan haftaya, bir hafta benimkiler sende kalsın bir hafta seninkiler bende.
K-Şöyle yapsak, ben hep senin yanında kaksam sen de benim yanımda
E-Çok zekice bir fikir en azından tak çıkarla uğraşmamış oluruz
K-Eheheh
E-Çok güzel gülüyorsun canım benim.
K-Sen güldürmesen ben gülmem
E-Hiç güleceğim yoktu diyorsun
K-Seni tanıyana kadar yoktu
E-Benimde seni tanıyana kadar hiç güldüreceğim yoktu, nasıl bir şeyse artık.
K-Böheee
E-Tamam kötü bir cümle idare et
K-Senin kötü cümleni bile seviyorum
E-Dağdan aldım kereste, dinozor geliyor aheste.. Bu nasıl? bunuda sevdin mi?
K-Ehehe evettt
E-Bu sırada.. ağaç neye denir biliyor musun?
K-Eeee.. Kökü gövdesi ve dalları olan sonraaa yaprakları olan ve meyva veren bitkilere ağaç denir.
E-Yanlışşş..
K-Peki neymiş doğru cevap?
E-Kesilmemiş oduna ağaç denir!
K-Ehehee güzel
E-Saçların hep böyle uzun kalsın, sana çok yakışıyor, ben eski tuaförüm ben şekil veririm onlara
K-Tuaförüm benimmmm. Ben senin için Rapunzel olurum.
E-Rapunzel dedinde, O kızda ne kafa varmış değil mi? kafa derisi muazzam sağlammış adam saçlarına tutunup tırmanmış banamısın dememiş
K-Ama sen benim saçlarıma tutunup tırmanma
E-Saçlarına tutuncam ama okşamak için hehe.
K-Ya varya... Niye bu kadar seviyorum ben seni?
E-Çünkü çok zeki, güçlü ve yakışıklıyım!
K-Ve megalomansın heheh
E-Hiç benim kadar mütevazi bir megaloman görmemişsindir hayatında
K-Yılan bebek, Sakallı kadın ördek kafalı tavşan bile gördüm youtube da ama senin gibisini görmedim bu yüzden aşığım sana
E-Koltuk altı bölgemde kabarma oldu, bana bir tedavi yöntemi söyler misiniz doktor hanım?
K-Öpeyim geçsin eheh
E-Eheheu
K-...İkinci yöntem çok sevdiğin bir kıza sarılacaksın geçecek
E-Size sarılabilir miyim doktor hanım?
K-Prensip olarak hastalarımla ilişkiye girmiyorum ama siz benim prensim olduğunuz için prensipleri boş veriyorum. Sarılın lütfen.
E-Yoksa sizin andız Rapunzel mi doktor hanım?
K-Evet Prensim eheh
E-O zaman Seve Seve sarılırım doktor hanım.
K-Tencere yuvarlanmış pilavını bulmuş sanki, senleyken böyle hissediyorum
E-Ya da Pencereler yuvarlanmış işletim sistemini bulmuş
K-Windows diyorsun… Aaa bak aklıma ne geldi; Sen neden geçen gün “hepimiz aslında ölüyüz” dedin
E-Öyle bir şey demedim yalan haber.
K-Ehehe hadi yaa… Söylesene
E-Çünkü hepimiz ölüyüz! Yaa bu güzel gecenin şu saatinde sol kolumun altında sen varken, seni öperken, ne güzel konuşurken benden karanlık düşüncelerimi anlatmamı bekleme.
K-Tamam… Anlatma ama yine soracağım kaçışın yok!
E-Tavav güzelim bende söyleyeceğim.
K-Sevgilim… Senin ellerin niye bu kadar büyük?
E-Seni daha iyi yiyebilmek için
K-Ye beni eheheh
E-Tuz lazım, bir koşu gidip alayım
K-Bu saatte bulamazsın bütün zücaciyeler kapalı ehehe
E-O zaman yemek müziği lazım, o olursa seni yerim
K-Bizim şarkımız çalsa keşke şimdi.. Ne güzel olur
E-Bizim şarkımız neydi? İbrahim Tatlıses-Di Gel Le miydi?
K-Ahahaha tabiî ki değil o nerden geldi aklına?
E-Bilmem… salladım
K-Delim… Bir şey söyleyeceğim ama ciddi ol tamam mı?
E-Tavav
K-Yaaa ciddi ol yaaa
E-Okey sör!!!
K-Söylüyorum… Ben sensiz yaşayamazmışım gibi geliyor, sen olmazsan hayatımda çok büyük bir boşluk olur, çok üzülürüm, toparlanamam diye düşünüyorum.
E-İyi.. Bende seni aldatırım öyleyse, nasılsa benden ayrılmazsın… Nı hahaha
K-Aptal!!! Ciddi ol dedim sana yaaa!!!
E-Tamam kızma, yumruğunu suratımdan çek eheheh… Ciddi konuşmama gerekirse ki gerekiyor… Beni bu kadar önemseme çünkü kimse senin hayatından daha önemli olamaz, olmamalı bende dahil. Ne bileyim yani… yarın öbür gün salaklık yapıp ayrılırsak ne olacak...
K-…Ayrılmayız.. Ayrılmayacağız değil mi?
E-Hayır tabiî ki düşünmek bile istemiyorum ama düşün ki öyle oldu…
K-Mesela… Olmaz ya!!
E-İnsana verilen en güzel yetilerde biri her ne kadar biz bunu eksiklik olarak görsekte “unutmak” tır çok unutmakta bir hastalıktır ondan bahsetmiyorum, farkında olmasakta unutmak biz insanlar için bir nimettir, düşün ki ben öldüm…
K-Allah korusun aşkım.
E-…Amin ehehe… neyse o zaman ölmedik de ayrıldık farzedelim…
K- Yaaa bu ne aşkım, hiç olmasını istemediğim şeyleri arka arkaya sıralıyorsun.
E-Her şeyin en kötüsünü düşünmek, hazırlıklı olmak lazım. Nerde kalmıştım? Heh.. Ayrılırsak arkadaş olamayız hala içimizde biraz sevgi kalmış olsa bile birbirimizle konuşma ve görüşme gibi şeyler olmaz, en azından ben böyle isterim. Eğer ben seni sen de beni unutmazsan nasıl hayatımıza devam edeceğiz? Her gün beni düşünerek geçiremezsin, mutlaka bir şeyle ilgilenmem, yeni birileriyle tanışman gerekecek, odandan çıkmayıp her gün ağlayarak yaşarsan yani beni unutmazsan hayatını yaşayamazsın, bu yüzden unutmak çok güzel bir şeydir, baksana insanların en yakın akrabası ailelerinden birisi babası annesi ölüyor ama bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. Bu yüzden unutmak çok güzel bir şeydir, böyle bir durumda beni unutman sana mutluluk verir.
K-E sağol aşkım ağzından bal damlıyor, ayrılmak, ölmek, unutmak… Ne güzel konuşuyorsun sen öyle!!!
E-Bal yemek istersen beni öpebilirsin hala dudaklarımda…
K-…Ben seni unutmam aşkım.
E-Bende seni unutmam… Şeyyy adın neydi? Ehehe
K-Rapunzel
E-Tanıştığıma memnun oldum benim adımda Kurtarıcı Prens
K-Pardon ama nerelisiniz Kurtarıcı Prens bey?
E-Urfalıyım
K-Eheh.. neresinden?
E-Ezelden… bilir misiniz Ezel’i?
K-Ahahahah bilirim
E-Geçen gün biri sordu aban “nerelisin” diye aynen böyle cevap verdim, “Ezel nerde kalıyor hiç duymadım?” dedi “Otelde kalıyor ucuz bir ev bulunca oraya geçecek” dedim suratıma aval aval baktı
K+E-Urfalıyım E zelden Urfalıyım E zelden gönyüm geçmez Gü zelden gönyüm geçmez Gü zelden
(Dünyaya Geliş Amacı)
K-Hem umursamadığını söylüyorsun hem de uğraşıyorsun, düşünüyorsun?
E-Kesinlikle umursamıyorum ama uğraşmayı seviyorum, uğraştığım şeyi olmazsa olmazım haline çevirmiyorum… Bir şeyleri değiştirmek, düzeltmek, güzelleştirmek ya da ne bileyim benim istediğim hale getirmek hoşuma gidiyor
K-Bana “Çok ilgili bir sevgili olamam ama seni sevmediğim için değil yanlış anlama umursamaz olduğum için” demiştin ama çok ilgileniyorsun hiç umursamaz olduğunu düşünmüyorum.
E-O sahiplenmeyle alakalı, ben seni seviyorum… Ve hayatımda yerin varsa seni korumak, zarara gelmesini önlemek, benim görevim ve sorumluluğum ne kadar umursamaz olursam olayım sorumluluktan kaçmam ve yerine getiririm… Bu yüzden sen benimsen ben de senin koruyucunum
K-Sahibimsin sen benim ahahah aşkım bodyguardım benim
E-Ama yine de bana fazla güvenme, bendeki en kötü duygu “sıkılmaktır” bir sıkıntı gelir ve ayrılmak için uğraşırım, hiç sevmediğin istemediğin şeyleri yaparım, söylerim… Tabii şu an böyle bir şey istemiyorum hele sen yanımdayken hiiiç düşünmüyorum ama kendimi tanıyorum.
K-Belki benim sayemde değişrisin
E-Bir şey söyleyeyim mi güzelim en olmayacak şey bu, ben değişmem!
K-Her şeyi değiştirmek istiyorsun, değişmezse sıkılırım diyorsun sonra “ben değişmem” diyorsun
E-Kızma güzelim… Ben kendimi on iki-on üç yaş arasında tanımaya başladım ve en olmam gereken hale getirmek için uğraştım, on dört-on beş yaşında zaten kişiliğimi, karakterimi, hayata bakış açımı oturtmuş ideallerimi belirlemiştim ondan sonrası sadece tecrübe edinmeye kalmıştı bunu da her zaman yaşayarak değil konuşarak ve gözlemleyerek yaptım sonra bir sürü şey oldu hayatımda iyi ve kötü baktım ki hiç biri beni değiştirmiyor ben yine aynı benim… Ruhumdaki enerji neyse beynime ve kalbime o yansıyor, değişmem için baştan yaratılmam lazım, ruhumun değişmesi gerekiyor… Hiçbir olay, kişi, yer, durum beni değiştiremez çünkü ben kendimi böyle seviyorum…Baksana sen de beni böyle seviyorsun.
K-Evet aşkım… Ben sadece sıkılma huyunu değiştirmek isterdim kendim için, seni kaybetmemek için.
E-Zaten beni kaybedemezsin ki…
K-Neden?
E-Bu boyla her yerden görünürüm heheh
K-Ahaha deli!
E-Ayrıca sıkılmazsam eğer yeni şeyler bulamam işte o zamanda monoton bir hayatın içinde bulurum kendimi… Çenem düştü yine
K-Hep ben anlatıyorum zaten bu sefer ben seni dinliyorum, daha iyi… Devam et…
E-Peki… Sen istedin… Herkesin dünyaya geliş amacı vardır bence, mesela senin en büyük hayalin ne? Tanına bir fotoğraf sanatçısı olmak ama senin bilmediğin ve bilmeden yaptığın başka bir görev var, bunu kendin bulman lazım.
K-Ne olabilir ki başka bir görev dediğin?
E-Bilmiyorum ama mesela evsiz bir adam gördün yolda yürürken hava soğuk adamın üstü paramparça ne düşünürsün bu durumda?
K-Geberse de kurtulsa… Ahahaha değil tabiî ki, Bu adam hiç üşümüyor mu? Diye sorarım içimden yazık ona derim sonra benim gidecek sıcak bir evin var orada sevdiklerim var diye mutlu olurum.
E-Ehehe… İşte benim sevdiceğim! O adamın dünyaya geliş amacı bu!
K-Yani adamın kaderinde evsiz olmak mı vardı?
E-Hayır… İnsanların kaderinde tek bir sonuç yoktur, her zaman iki seçeneğin vardır ama bu da uzun konu sonra anlatırım…
K-Eeee
E-Sen o adamı görmeden önce daha büyük başka bir eve taşınmak ya da ne biliyim daha lüks kıyafetler, zımbırtılar istemez miydin?
K-Hala isterim ahahah
E-Ciddi misin?
K-Evet ciddiyim, fakat diyeceksin ki o adamın sana bir etkisi olmadı mı? Değil mi?
E-Evet… O adamın sana elindekilerin değerini bilmeyi öğretmesi gerekiyor, çünkü o adamın dünyada oluş nedeni bu, görevi bu.
K-İlginç bir düşünce…
E-…Ya da bir adam düşün sabah dokuz akşam altı işe giden üç çocuk babası… Bu adamın dünyaya geliş amacı ve görevi sence ne olabilir? Belki o üç çocuktan biri ya da üçü dünyayı kısmen de olsa güzelleştirecek ya da değiştirecek insan olarak yetiştirmek olabilir… Mesela bir insanları sağlığına kavuşturacak bir doktor, binlerce çocuğu eğitecek bir öğretmen…
K-Olabilir tabii… Peki sence seninki ne aşkım?
E-Benim dünyaya geliş amacım onu satmak ehehe…
K-Ahaha…
E-Benim dünyaya geliş amacımmm… İnsanları mutlu etmek, güldürmek, eğlendirmek, umut vermek, güç vermek, hayata bağlanmalarını, kendilerini ve başka insanları sevmelerini sağlamak… Ama bunu yaparken görev bilinciyle yapmıyorum, kendim olarak yapıyorum, nasılsam öyle davranıyorum, öyle konuşuyorum… bir bakıyorum ki o kişi değişmiş, benim istediğim gibi olmuş.
K-Bunu nasıl analdın? Belki senin başka bir amacın var olamaz mı? Belki sen benim için geldin dünyaya ?
E-Eheheh… Tabiî ki senin için gelmiş olabilirim dünyaya ama senden önce tanıdığım bütün insanlara bir etkim oldu… Yaşlı, genç, çocuk, patron, arkadaş, akraba… Yani hayatına girdiğim her insana kendi adıma bir değişiklik yaptım, tek amacım o kişinin mutlu olmasıydı, bu yüzden bu benim dünyaya geliş amacım diyorum. Ama hayatlarında çıkınca ne oluyor onu hiç bilmiyorum, ben görevimi tamamlayıp gidiyorum gerisi ona kalıyor
K-Bende ne değişiklik yaptın? Hı?
E-Ehue… Bilmem sen söyle
K-Olmaz burada profesör sensin ahahah
E-Bunu ilerde anlayacaksın… Profiterollük yapmak istemiyorum
K-Profiterolüm benim ahaha
....
E-Kesinlikle umursamıyorum ama uğraşmayı seviyorum, uğraştığım şeyi olmazsa olmazım haline çevirmiyorum… Bir şeyleri değiştirmek, düzeltmek, güzelleştirmek ya da ne bileyim benim istediğim hale getirmek hoşuma gidiyor
K-Bana “Çok ilgili bir sevgili olamam ama seni sevmediğim için değil yanlış anlama umursamaz olduğum için” demiştin ama çok ilgileniyorsun hiç umursamaz olduğunu düşünmüyorum.
E-O sahiplenmeyle alakalı, ben seni seviyorum… Ve hayatımda yerin varsa seni korumak, zarara gelmesini önlemek, benim görevim ve sorumluluğum ne kadar umursamaz olursam olayım sorumluluktan kaçmam ve yerine getiririm… Bu yüzden sen benimsen ben de senin koruyucunum
K-Sahibimsin sen benim ahahah aşkım bodyguardım benim
E-Ama yine de bana fazla güvenme, bendeki en kötü duygu “sıkılmaktır” bir sıkıntı gelir ve ayrılmak için uğraşırım, hiç sevmediğin istemediğin şeyleri yaparım, söylerim… Tabii şu an böyle bir şey istemiyorum hele sen yanımdayken hiiiç düşünmüyorum ama kendimi tanıyorum.
K-Belki benim sayemde değişrisin
E-Bir şey söyleyeyim mi güzelim en olmayacak şey bu, ben değişmem!
K-Her şeyi değiştirmek istiyorsun, değişmezse sıkılırım diyorsun sonra “ben değişmem” diyorsun
E-Kızma güzelim… Ben kendimi on iki-on üç yaş arasında tanımaya başladım ve en olmam gereken hale getirmek için uğraştım, on dört-on beş yaşında zaten kişiliğimi, karakterimi, hayata bakış açımı oturtmuş ideallerimi belirlemiştim ondan sonrası sadece tecrübe edinmeye kalmıştı bunu da her zaman yaşayarak değil konuşarak ve gözlemleyerek yaptım sonra bir sürü şey oldu hayatımda iyi ve kötü baktım ki hiç biri beni değiştirmiyor ben yine aynı benim… Ruhumdaki enerji neyse beynime ve kalbime o yansıyor, değişmem için baştan yaratılmam lazım, ruhumun değişmesi gerekiyor… Hiçbir olay, kişi, yer, durum beni değiştiremez çünkü ben kendimi böyle seviyorum…Baksana sen de beni böyle seviyorsun.
K-Evet aşkım… Ben sadece sıkılma huyunu değiştirmek isterdim kendim için, seni kaybetmemek için.
E-Zaten beni kaybedemezsin ki…
K-Neden?
E-Bu boyla her yerden görünürüm heheh
K-Ahaha deli!
E-Ayrıca sıkılmazsam eğer yeni şeyler bulamam işte o zamanda monoton bir hayatın içinde bulurum kendimi… Çenem düştü yine
K-Hep ben anlatıyorum zaten bu sefer ben seni dinliyorum, daha iyi… Devam et…
E-Peki… Sen istedin… Herkesin dünyaya geliş amacı vardır bence, mesela senin en büyük hayalin ne? Tanına bir fotoğraf sanatçısı olmak ama senin bilmediğin ve bilmeden yaptığın başka bir görev var, bunu kendin bulman lazım.
K-Ne olabilir ki başka bir görev dediğin?
E-Bilmiyorum ama mesela evsiz bir adam gördün yolda yürürken hava soğuk adamın üstü paramparça ne düşünürsün bu durumda?
K-Geberse de kurtulsa… Ahahaha değil tabiî ki, Bu adam hiç üşümüyor mu? Diye sorarım içimden yazık ona derim sonra benim gidecek sıcak bir evin var orada sevdiklerim var diye mutlu olurum.
E-Ehehe… İşte benim sevdiceğim! O adamın dünyaya geliş amacı bu!
K-Yani adamın kaderinde evsiz olmak mı vardı?
E-Hayır… İnsanların kaderinde tek bir sonuç yoktur, her zaman iki seçeneğin vardır ama bu da uzun konu sonra anlatırım…
K-Eeee
E-Sen o adamı görmeden önce daha büyük başka bir eve taşınmak ya da ne biliyim daha lüks kıyafetler, zımbırtılar istemez miydin?
K-Hala isterim ahahah
E-Ciddi misin?
K-Evet ciddiyim, fakat diyeceksin ki o adamın sana bir etkisi olmadı mı? Değil mi?
E-Evet… O adamın sana elindekilerin değerini bilmeyi öğretmesi gerekiyor, çünkü o adamın dünyada oluş nedeni bu, görevi bu.
K-İlginç bir düşünce…
E-…Ya da bir adam düşün sabah dokuz akşam altı işe giden üç çocuk babası… Bu adamın dünyaya geliş amacı ve görevi sence ne olabilir? Belki o üç çocuktan biri ya da üçü dünyayı kısmen de olsa güzelleştirecek ya da değiştirecek insan olarak yetiştirmek olabilir… Mesela bir insanları sağlığına kavuşturacak bir doktor, binlerce çocuğu eğitecek bir öğretmen…
K-Olabilir tabii… Peki sence seninki ne aşkım?
E-Benim dünyaya geliş amacım onu satmak ehehe…
K-Ahaha…
E-Benim dünyaya geliş amacımmm… İnsanları mutlu etmek, güldürmek, eğlendirmek, umut vermek, güç vermek, hayata bağlanmalarını, kendilerini ve başka insanları sevmelerini sağlamak… Ama bunu yaparken görev bilinciyle yapmıyorum, kendim olarak yapıyorum, nasılsam öyle davranıyorum, öyle konuşuyorum… bir bakıyorum ki o kişi değişmiş, benim istediğim gibi olmuş.
K-Bunu nasıl analdın? Belki senin başka bir amacın var olamaz mı? Belki sen benim için geldin dünyaya ?
E-Eheheh… Tabiî ki senin için gelmiş olabilirim dünyaya ama senden önce tanıdığım bütün insanlara bir etkim oldu… Yaşlı, genç, çocuk, patron, arkadaş, akraba… Yani hayatına girdiğim her insana kendi adıma bir değişiklik yaptım, tek amacım o kişinin mutlu olmasıydı, bu yüzden bu benim dünyaya geliş amacım diyorum. Ama hayatlarında çıkınca ne oluyor onu hiç bilmiyorum, ben görevimi tamamlayıp gidiyorum gerisi ona kalıyor
K-Bende ne değişiklik yaptın? Hı?
E-Ehue… Bilmem sen söyle
K-Olmaz burada profesör sensin ahahah
E-Bunu ilerde anlayacaksın… Profiterollük yapmak istemiyorum
K-Profiterolüm benim ahaha
....
10 Mayıs 2008
Sesli ve sessiz konuşmalar serisi başlangıcı
-Esmer bir ölümle karşılaştım beyazdı bembeyaz, gece aya ihtiyaç yoktu onu görmej için sokak lambaları sönük kalıyordu onun yüzüne bakarken, gözleri kamaştıran sadece onun yüzü değil büyüleyici gözleriydi.
-O ben miyim?
-Hayır o sen değilsin seni görmek istediğim halin
-Anlamadım ne demek istediğini
-Sular vardı ayağımın altında gelirken evin içini ayak izi yaptım, eğer bir gün uçabilirsem sana neyin daha güzel olduğunu söylicem
-Yine anlamadım???!!!
-Kalbindeki gibi konuş
-Offf....!!!
-Sessiz olarak söylemek istiyorum beni dinle
-............
-İyi dinle...
-............
-İşte bu tüm söylemek istediğim.
-Ben gidiyorum
-Söyleme zaten biliyorum
-Kızarmış ekmek ister misin?
-İyi olur
-Pekala geldi bil
-Tırpan da istiyorum
-O neden?
-Tırpmak için
-Neyi?
-Oraynan burayı
-Bulamam
-Ara
-Bulamam dedim
-Ara
-Bulamammmmmmm
-Sor
-Peki
-Neyse ben uyuyorum, sana iyi geceler
-Bana mı?
-Bana
-O ben miyim?
-Hayır o sen değilsin seni görmek istediğim halin
-Anlamadım ne demek istediğini
-Sular vardı ayağımın altında gelirken evin içini ayak izi yaptım, eğer bir gün uçabilirsem sana neyin daha güzel olduğunu söylicem
-Yine anlamadım???!!!
-Kalbindeki gibi konuş
-Offf....!!!
-Sessiz olarak söylemek istiyorum beni dinle
-............
-İyi dinle...
-............
-İşte bu tüm söylemek istediğim.
-Ben gidiyorum
-Söyleme zaten biliyorum
-Kızarmış ekmek ister misin?
-İyi olur
-Pekala geldi bil
-Tırpan da istiyorum
-O neden?
-Tırpmak için
-Neyi?
-Oraynan burayı
-Bulamam
-Ara
-Bulamam dedim
-Ara
-Bulamammmmmmm
-Sor
-Peki
-Neyse ben uyuyorum, sana iyi geceler
-Bana mı?
-Bana
Kaydol:
Yorumlar (Atom)