2 Haziran 2006

ÖLÜ'M

Sevdiğimiz insanlar vardır, Ölürler
Çok yakındır ya da uzaktır ama ölürler
Hastadırlar, sağlıklıdırlar ama ölürler
Gençtirler, yaşlıdırlar ama ölürler
Bütün ölümler zamansızdır
Bütün ölümler ağlatır
Bütün ölümler ansızın gelir
Ölümler ölen için bir kere
Yaşayanlar için her düşündüğündedir
Ölüm çok yakınımızda hep bizle yaşar
Hiç bakmayız yüzüne, görmeyiz
Hiç kimse ölmeyecekmiş gibi düşünürüz
Bize göre Sevdiklerimiz hep yaşayacaktır
Ama ölüm bunun öyle olmadığını öğretir
Üzülürüz, ağlarız, anarız, unutamayız
Ölüm tekdir
Ölen sevdiğimiz bir daha asla yaşamaz
Bir daha konuşmaz, bir daha bakmaz
Bir daha elimizi tutmaz, bir daha sarılmaz
Ölüm, ölen için noktadır, sonra üç nokta
Yaşayan için soru içareti, ünlem
Koskoca yaşanmışlığın, bir defterin
Bir kitabın bittiğinde koyulan son noktadır
Ölüm sevdiklerimize yakışmaz
Beğenmeyiz, İnanamayız.
Ama sevdiğimizin adı artık “Ölü”dür
Ölüler soğuktur,
Ölüler serttir, kaskatıdır
Ölüler ağırdır,
Ölüler beyazdır,
Ölülerin gözleri kapalıdır,
Bazen açıktır
Ölüler morg da yatar
Ölüler oradan çıkarılır
Kendileri çıkamaz
Ölüler taşınır,
Kendileri gidemez
Soğuk mermerin üzerine yatırılır
Ölüler hissedemez
Ölüler çırılçıplaktır
Utanamazlar, ölülüler utanamaz
Ölüler yıkanır
Kendileri yıkanamazlar
Sünger, eldiven, sabun, sıcak su
Ölüler çözülür, yumuşar
Ölüleri erkekler yıkar,
Ölüleri erkek çocukları yıkar.
Nazik olunmalıdır,
Ölü vücuduna zarar verilmemelidir
Ve yıkama biter,
Geriye oda ki buhar,
Sıcak su ve sabunun kokusu kalır.
Ölüler terlemez.
Ölülere kefen giydirirler
Kendileri giyemez
Kefen bembeyazdır, son giysisidir
Ölüler seçemez
Hoca kefene sarar
“Son kez görmek isteyen var mı?” diye sorar,
Yüzünü son kez görmek çok acıdır
Son kez göreceğini bilmek çok acıdır
O an kanın donar, kalbin daha hızlı atar
Ölülerin kalbi çoktan durmuştur
Herkes yürüyerek çıkar
Ölüler yürüyemez
Ölülerin tabutu vardır
Yaşarken hiç kullanmadığı,
Şimdi kullanırken anlamadığı,
Sadece birkaç kilometre için bir tabut.
Ölüler tabuta yatırılır
Kendileri yatamaz
Tabutların içinde, köşelerinde
dört tane sürgü vardır
Onlar kapatılır
Ölüler kapatamaz
Tabutun kapağı ölünün üstüne kapatılır
Ölüler kefenin içinde öylece durur
Tabutun üstüne, ölünün kafası bölümüne
Havlu konulur
Havlunun üstüne üzerinde Allah yazan
Yeşil örtü.
Raptiyelerle tabuta tutturulur
Ölüler kefenin içinde öylece durur
Tabut kaldırılır, içinde sevdiğimiz vardır
Tabut, içindeki ölünün kafası doğrultusunda götürülür
Ölüler gidemez
Tabut ağırdır her köşesinde
taşıyanların elleri, omuzları vardır
Tabut dört kolludur.
Tabut belediyenin yeşil cenaze arabasına koyulur
Arabanın arkası sadece ölüye aittir
Tabutun konulduğu yer üç raylıdır
Kaldırıp itersin,
Kaldırıp itersin,
Ve kaldırıp itersin...
Ölülerin canı acımaz
Ve üzerinden kemeri geçirirsin
Tabut kıpırdamaz
Tabut hazırdır, camiye gidecektir
Sevenleri arkada, sevdikleri tabutta
Yol başlar, şeritler vardır, arabalar, insanlar...
Ölüler göremez, seyredemez
Son kez turlarlar o yolu
Belki defalarca geçtiği
Geçerken aklı çeşit çeşit düşünceyle
dolu olduğu o yolu
Ama ölüler düşünemezler
Sevdikleri düşünür
“Bu onun son yolculuğu”
Tabut öndedir, sevdikleri arkada
Yanından arabalar geçer, bulutlar geçer
zaman geçer...
Ölüler saate bakamazlar
Tabut karanlıktır, ölü yalnızdır
Camiye getirilir, avluya koyulur
Namaz saati beklenir
Tabutun başında bir kişi bekler
Dua ederler, taziyeler, gül suyu, çiçekler
Sevdikleri Tabuta sarılır, ağlarlar
Herkesin pişmanlıkları vardır,
Keşkeleri,
Belkileri,
Yapamadıkları, yaptıkları
Artık çok geçtir
Dönüş yoktur
Ağlarlar, Dua ederler
Ölüler cevap veremez
Çelenkler gönderilmiştir
İçinde çiçekler
Ölüler koklayamaz
Ezan okunur, namaz kılınır
Tabut tekrar kaldırılır
Cenaze arabasına koyulur
Ölüler, Yaşarken oturduğu eve götürülür
Son kez evinin önünde durur
Herkes toplanır, herkes ağlar
Ölüler ağlayamaz
Dualar okunur
Hoca sorar,
“Hakkınızı Helal Ediyor musunuz?”
Geride kalanlar
“Helal Olsun” derler
Hoca sorar,
“Merhumu nasıl bilirdiniz?”
Geride kalanlar
“İyi” bildiklerini söylerler
En son Fatiha okunur
Eşler ağlar, çocuklar ağlar,
Torunlar ağlar, kardeşler ağlar,
Teyzeler, dayılar, arkadaşlar
Herkes ağlar
Ölüler ağlayamaz
Cenaze arabası son kez yola çıkar
Ölü Bu sefer yeni ikametgahına götürülür
Ölüler taşındığı adresi bilemez
Cenaze arabasının son durağı mezarlıktır
Sevdikleri el atar, tabutu taşırlar,
son görevlerini yaparlar
Tabut topraktaki çukurun yanına koyulur
Raptiyeler çıkarılır, örtü ve havlu kaldırılır
Tabutun kapağı açılır
Son kez havayla, güneşle, seslerle, muhatap olur
Kefen içindeki ölü
Ama ölüler bunları hissedemez
Kefen içinde durur sevdiğimiz
Son kez görürüz bu kefeni.
Yaşarken son kez.
Erkek olan en yakınları çağırılır
Kefenin ayak tarafından,
Bel tarafından,
Ve kafa tarafından tutarak
Sarsmadan, yavaşca
dünyanın sonuna kadar
Hatta sonun da sonuna kadar yatacağı yere koyarlar
Yeni adresi, evi, yatağı, her şeyi orasıdır
Son kez sevdikleri ona dokunur
Ölüler dokunamaz
Toprağın içinde yüz üstü yatar
Sol tarafı yukarda kalacak şekilde
Kefen içindeki bedeni yana çeviriler.
Üzerine çapraz olarak tahtalar koyulur
Sevdiğimiz artık görünmez
Üzerine küreklerle toprak atılır
Atılır... atılır... atılır...
En sonunda bir tümsek oluşur
Dualar edilir...
Bir bidon su vardır, alır sevdikleri
Sırayla, başından ayağına kadar
Toprağın üstüne dökerler
Dualar edilir
Artık her şey bitmiştir
Mezarın içinde duran sevdiğimiz kişinin bedeni
Geride kalanlar için
Toprak ve mezar taşıdır
Artık O,
Geride kalanların
Kalplerinde sevgi, akıllarında anı, gözlerinde suret
Kulaklarında ses, dillerinde sözlerle
Hatırlanacaktır, Hep yaşayacaktır
Dünya yaşamı bitmiş olsa da
Hep yaşayacaktır
Geride kalanlar tarafından yaşatılacaktır.
Çok sevdiğimiz ölse de
Bizim çok sevdiğimiz olarak kalacaktır
Eve gitmek için yola çıkılıp
Mezar arkada bırakılırken
Herkes suskun, herkes düşünüyor olacaktır
Çok sevdiğimiz O kişinin bize son öğrettiği
Hayatın bir gün mutlaka ama mutlaka bittiği olacaktır
Farkında olmamızı sağlayacaktır
Yaşayanlar bunu unutsa da
Ölümler hep hatırlatacaktır.
Ölüler ölümü tatmıştır.
Onlar için
Havanın, suyun, yemeğin, giyimin, sevginin, sevincin, üzüntünün
Aşkın, İşin, paranın, müziğin, güzelliğin, çirkinliğin
Hiçbir anlamı yoktur
Sadece Dualar gereklidir.
Huzurlu olmasını sağlamak için
Çünkü O ölü bizim sevdiğimizdir
Ölümler en uzun yaşamdan daha uzundur.

Sadece Gri’yim