17 Eylül 2008

ZamaNamaZ

Bir zaman tüneli aradım durdum, birini tuttum diğerine vurdum, sırılsıklam oldu botlarım senin yüzündeki çamurlara vesile oldum
ucuz insanları satın alınırken izledim, sahibi kendisi olmayanlara nefret kustum, alnındaki yazıyı değiştirmeye çalıştın eline yüzüne bulaştırdın,
kanatlarını kırdın tüylerin yerdeyken üstüne bastın, şimdi tel örgüler ardında tüm hayatı, soluduğu soluk, baktığın yer, yürüdüğün taşlar, bir yere varamazsın varken o duvarlar
Ay sana bakıyor gök yüzünden se parmaklıklar arkasında beklerken, zama gider hep kendi bildiği gibi demiştin ya sevmiyorum ne seni ne başka birini en çok sevdiğim zaman istemiyorum onu kaybetmeyi
Senin şehrine yağmur yağarken sana düşen tek bir damla gözünden düşen o da, şimdi aptal kafanı vur seni saran duvarlara bedenini eskit o rutebetli odalarda
sanye geçer gün gibi
dakika geçer ay gibi
saat geçer yıl gibi
sürekli gözün saatte küfür edersi yelkovanla akrepe daha çok beklersin oradan çıkıp gitmeyi
sen bir çöpsün atılmayı bekleyen
sen bir çamursun hiç kurumayan