Sancısı var gözlerinde
yakarışında saçma sapan bir istek
kızarmış yanakları sıpsıcak
daktilonun sesi yankılanıyor kulaklarında
bir o biliyor gözlerinden akan kelimeleri
yanlış olması muhtemel duydukları
Çok insancıl bir insan olduğu için
nefret ediyor insanlardan
Sesi çıkıyor...
Kendi kendine konuşurken
Kızıyor kendine, azarlıyor,
sinirlenip küsüyor, kendiyle konuşmuyor
bir kaç gün...
Anladığı şeyler var anlamak istemediği şeyler
Hangi gece uzun sürer?
neden göz kapaklarım gözlerime kapaklanıyor?
Palavralarla dolmuş kulakları,
ayaklarının altında saçma sapanlıklar...
Üstüne basıp geçiyor, yaağına doğru ilerliyor
hiç bir şey yapası kalmadı, yaşayası bile yok
ama bir amacı olması gerektiğine inanıyor
Lanet bir insan olduğuna inanıyor
Lanet insanları bu yüzden seviyor,
Kahrolası şehrin ışıklarına bakıp elinden ateşi düşürüyor
kendine yangın manzaralı bir oda hazırlıyor
içinde acı çekmeden bağırmak istiyor
bağırmadan acı çekmek,
o kadar güçlü hissetmiyor kendini,
bağırmayı hatırlamıyor, düşünmeden
düşüyor...
düş-ü yor...
düş-ü yor-u yor
düş..ü.
düş
22 Ekim 2007
Tanrı'nın Fotoğraf Albümü
Gökyüzünde patlayan flaşlar,
ardından gelen klik sesi... değil,
büyük gürültü,
yine fotoğrafımız çekildi,
Bilmemkaç megapixel çözünürlülükte fotoğraflar...
Zoom yapılmış ya da yapılmamış,
macro odak yapılmış ya da yapılmamış,
ağaçlar, kuşlar, kediler, insanlar, asfaltlar, binalar, aynı karenin içine sığan yaşamın herhangi bir anı...
Bize "gülümse" demeden, hazırlanmamızı beklemeden, aniden çekilen fotoğraflar,
Kış geldi,
Tanrı yine fotoğraf makinasına filmi taktı,
bekledi...
deklanşöre bastı.
ardından gelen klik sesi... değil,
büyük gürültü,
yine fotoğrafımız çekildi,
Bilmemkaç megapixel çözünürlülükte fotoğraflar...
Zoom yapılmış ya da yapılmamış,
macro odak yapılmış ya da yapılmamış,
ağaçlar, kuşlar, kediler, insanlar, asfaltlar, binalar, aynı karenin içine sığan yaşamın herhangi bir anı...
Bize "gülümse" demeden, hazırlanmamızı beklemeden, aniden çekilen fotoğraflar,
Kış geldi,
Tanrı yine fotoğraf makinasına filmi taktı,
bekledi...
deklanşöre bastı.
Hava Çok Soğuk
Hava soğuk, üşüyorum... Ellerim donuyor... hiç hayatımda bu kadar soğuk bir hava görmemiştim hatta duymamıştım!
Şu an ellerimi yavaş yavaş kapamaya çalışıyorum ama yumruk yapamıyorum, ellerimi hissetmiyorum... Ayaklarım titrememin en büyük nedeni, bembeyaz oldular ne ayağa kalkacak halim var ne de cesaretim, biliyorum ki hemen yere yığılıcam, şu an ki gibi! yavaş yavaş uykum geliyor, ağzımdan çıkan bembeyaz buhardan etrafı göremiyorum, sesim çıkmıyor... O kadar yorgun hissediyorum ki kendimi biraz uyumalıyım... Çok üşüyorum, umarım biri beni bulur ve ısıtır... biri beni bulur... biri beni... biri be... ... ...
Şu an ellerimi yavaş yavaş kapamaya çalışıyorum ama yumruk yapamıyorum, ellerimi hissetmiyorum... Ayaklarım titrememin en büyük nedeni, bembeyaz oldular ne ayağa kalkacak halim var ne de cesaretim, biliyorum ki hemen yere yığılıcam, şu an ki gibi! yavaş yavaş uykum geliyor, ağzımdan çıkan bembeyaz buhardan etrafı göremiyorum, sesim çıkmıyor... O kadar yorgun hissediyorum ki kendimi biraz uyumalıyım... Çok üşüyorum, umarım biri beni bulur ve ısıtır... biri beni bulur... biri beni... biri be... ... ...
Gece KAranlık Ben Köpeğim
Her şey siyah beyaz ve gri ne komik, etrafta kimse kalmadı
kendi adımlarımın sesini duyoyorum, bu saatte herkes benden korkuyo
bende bilerek üstlerine gidiyorum, eğlence olsun...
Sağda solda kocaman taşlar ver bu taşların içinde yaşayan iki ayaklılar o iki ayaklılarla beraber yaşayan köpekler hatta kediler, kuşlar
neden ben dışardayım? ben küçükken şirin değilmiydim? ya da ben hiç küçük oldum mu? evet oldum
pek bir şey hatırlamıyorum aslında, annem vardı yanımda bir kaç tane kardeşim vardı
yine karanlıktı etraf, bir taşın içindeydik
en iyi hatırladığım karnımın şimdiki gibi bomboş olduğu...
Bir gün annem gelmedi, taşın içinde iki gün bekledik çok fazla acıkmıştık
ben dışarı çıktım, çok korkuyordum ama çıktım, biraz yürüdüm ilk defa görmüştüm dışarıyı
iki ayaklıları, arabaları, küçük iki ayaklıları , yolu, kedileri, kuşları ve çöplüğü... Çöplükleri sevmiyorum,
çöplüğün içindeydi annem, orda yatıyodu, bacağı dışarı çıkmış, dili sarkmış
içinden birşeyler çıkmıştı, kötü kokuyordu, çok keskin bir koku, annemin başında bağırdım, inledim, yaladım ama kalkmadı!
çöp kutusunun arkasından başka bir köpek çıktı, "annen öldü" dedi "ölmek ne?" dedim
"yani daha önce yaptıklarını yapamayacak" dedi "yapmasın ama kalksın burdan eve gelsin" dedim
bana "daha önce eve geliyor muydu?" dedi "evet" dedim "artık gelmeyecek" dedi ağladım...
Bir tek o gün o kadar ağlamıştım, araba ezmiş annemi ve can çekişmiş saatlerce,
ezen iki ayaklı hiç umursamamış...
Neyse artık büyüdüm unuttum zaten ama burdan her araba geçisinde küfür ediyorum,
arabanın önünden arkasından küfür ediyorum sürekli... isterse beni de ezsin ne farkeder
bir sokak köpeği daha eksilir sokaktan, benim içinde bir şey farketmez zaten açlıktan ölücem
bari bir insan çıksa da karşıma ona küfür etsem, korkutsam biraz gülerim,
İlerde bir yer var orası benim evim, umarım birisi güzel bir şeyler atmıştır da en azından
iki günlük açlığımı gideririm,
Bazen keşke bende iki ayaklılarla yaşasaydım diyorum ama sonra boynunda iplerle gezen taş köpekleri görünce
iyi ki olmamış diyorum, hiç bana uygun değilim, ben özgür olmayı seviyorum, biliyorum bunun zorlukları var
hatta şu an karnımdan bir ses "var var" diyor ama sanki bu daha iyi
Hiç kendimi görmedim, nasıl birşeyim hiç bir fikrim yok, burnumu görebiliyorum sadece, burnum demişken
çok iyi koku alabiliyorum, babamı hiç tanımadım ama belki de bir av köpeğidir, heybetli bir av köpeği
belkide ayyaş bir sokak köpeği, belki de uyuz olduğu için dışlanmıştır ya da kuduz olduğu için onu uyutmuşlardır
keşke babamı bir kere görseydim, belki bana "oğlum" derdi belki beni korurdu ama yok! en azından ona bakıp
kendi görünüşüm hakkında bir fikir sahibi olabilirdim...
Bu gün çok kötü geçti benim için, bir gölge bulmak için saatlerce dolaştım, sonra su bulmak için saatlerce dolaştım
hep böyle günlerde yaşamaktan nefret ediyorum, birisini ısırsamda beni yakalayıp uyutsalar diye düşünüyorum
ya da bir arabanın altına atlamayı...
Sonra korkuyorum, ben öyle yaparsam kesin ölmem daha da beteri sakat kalırım öyle yaşamak zorunda bırakılırım diye...
Gecenin karanlığında yürürken hep böyle kendi kendime konuşurum işte, bütün dişiler bundan şikayet ediyo
çok konuşuyormuşum, konuşmamak elde mi? daha doğrusu pati de mi? hev hev... yine kendi kendimi eğlendiriyorum
birazdan kendi kuyruğumu yakalamaya çalışırım sonra biraz uluyup uyurum, yerime geldim...
Düşündüğüm gibi yine yiyecek bir şey yok, en iyisi kıvrılıp uyumak, o zaman açlığımı unuturum, yarın hatırlayana kadar...
Ne de olsa ben bir köpeğim, bir sokak köpeği... Yemesemde olur, yaşamasamda...
kendi adımlarımın sesini duyoyorum, bu saatte herkes benden korkuyo
bende bilerek üstlerine gidiyorum, eğlence olsun...
Sağda solda kocaman taşlar ver bu taşların içinde yaşayan iki ayaklılar o iki ayaklılarla beraber yaşayan köpekler hatta kediler, kuşlar
neden ben dışardayım? ben küçükken şirin değilmiydim? ya da ben hiç küçük oldum mu? evet oldum
pek bir şey hatırlamıyorum aslında, annem vardı yanımda bir kaç tane kardeşim vardı
yine karanlıktı etraf, bir taşın içindeydik
en iyi hatırladığım karnımın şimdiki gibi bomboş olduğu...
Bir gün annem gelmedi, taşın içinde iki gün bekledik çok fazla acıkmıştık
ben dışarı çıktım, çok korkuyordum ama çıktım, biraz yürüdüm ilk defa görmüştüm dışarıyı
iki ayaklıları, arabaları, küçük iki ayaklıları , yolu, kedileri, kuşları ve çöplüğü... Çöplükleri sevmiyorum,
çöplüğün içindeydi annem, orda yatıyodu, bacağı dışarı çıkmış, dili sarkmış
içinden birşeyler çıkmıştı, kötü kokuyordu, çok keskin bir koku, annemin başında bağırdım, inledim, yaladım ama kalkmadı!
çöp kutusunun arkasından başka bir köpek çıktı, "annen öldü" dedi "ölmek ne?" dedim
"yani daha önce yaptıklarını yapamayacak" dedi "yapmasın ama kalksın burdan eve gelsin" dedim
bana "daha önce eve geliyor muydu?" dedi "evet" dedim "artık gelmeyecek" dedi ağladım...
Bir tek o gün o kadar ağlamıştım, araba ezmiş annemi ve can çekişmiş saatlerce,
ezen iki ayaklı hiç umursamamış...
Neyse artık büyüdüm unuttum zaten ama burdan her araba geçisinde küfür ediyorum,
arabanın önünden arkasından küfür ediyorum sürekli... isterse beni de ezsin ne farkeder
bir sokak köpeği daha eksilir sokaktan, benim içinde bir şey farketmez zaten açlıktan ölücem
bari bir insan çıksa da karşıma ona küfür etsem, korkutsam biraz gülerim,
İlerde bir yer var orası benim evim, umarım birisi güzel bir şeyler atmıştır da en azından
iki günlük açlığımı gideririm,
Bazen keşke bende iki ayaklılarla yaşasaydım diyorum ama sonra boynunda iplerle gezen taş köpekleri görünce
iyi ki olmamış diyorum, hiç bana uygun değilim, ben özgür olmayı seviyorum, biliyorum bunun zorlukları var
hatta şu an karnımdan bir ses "var var" diyor ama sanki bu daha iyi
Hiç kendimi görmedim, nasıl birşeyim hiç bir fikrim yok, burnumu görebiliyorum sadece, burnum demişken
çok iyi koku alabiliyorum, babamı hiç tanımadım ama belki de bir av köpeğidir, heybetli bir av köpeği
belkide ayyaş bir sokak köpeği, belki de uyuz olduğu için dışlanmıştır ya da kuduz olduğu için onu uyutmuşlardır
keşke babamı bir kere görseydim, belki bana "oğlum" derdi belki beni korurdu ama yok! en azından ona bakıp
kendi görünüşüm hakkında bir fikir sahibi olabilirdim...
Bu gün çok kötü geçti benim için, bir gölge bulmak için saatlerce dolaştım, sonra su bulmak için saatlerce dolaştım
hep böyle günlerde yaşamaktan nefret ediyorum, birisini ısırsamda beni yakalayıp uyutsalar diye düşünüyorum
ya da bir arabanın altına atlamayı...
Sonra korkuyorum, ben öyle yaparsam kesin ölmem daha da beteri sakat kalırım öyle yaşamak zorunda bırakılırım diye...
Gecenin karanlığında yürürken hep böyle kendi kendime konuşurum işte, bütün dişiler bundan şikayet ediyo
çok konuşuyormuşum, konuşmamak elde mi? daha doğrusu pati de mi? hev hev... yine kendi kendimi eğlendiriyorum
birazdan kendi kuyruğumu yakalamaya çalışırım sonra biraz uluyup uyurum, yerime geldim...
Düşündüğüm gibi yine yiyecek bir şey yok, en iyisi kıvrılıp uyumak, o zaman açlığımı unuturum, yarın hatırlayana kadar...
Ne de olsa ben bir köpeğim, bir sokak köpeği... Yemesemde olur, yaşamasamda...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)