5 Şubat 2008

Sen'i Seviyorumsular

Sabahın körü, bir bankın üstünde gök yüzüyle yüz yüze kalmış ağaç dalları ardındaki mavi karanlığı izliyor, ay yarısını kaybetmiş, siyah bulutlar karanlığa karanlık katmak için yarışıyor, rüzgar sol tarafından onun yüzüne hızla çarpıyor, elleri şişmiş kızarmış, kulakları pas tutmuş kabuk bağlamış, şişmiş eliyle cebinden kalemini ve kağıdını çıkarıyor, sevgilisine o karanlıkta aklına gelen tek şeyi yazıyor "Seni Seviyorum" bir satır altına tekrar "Seni Seviyorum" yazıyor bir satır atlayıp düşünüyor ve kalbinden geçen şeyi yazıyor "Seni Seviyorum" kalemi hissetmek için biraz daha bastırıyor ve bir satır altına rüzgarın sesinin neye benzediğini yazıyor "Seni Seviyorum" baştan itibaren bütün yazdıklarının üstünden geçiyor Seni Seviyorum, Seni Seviyorum, Seni Seviyorum, Seni Seviyorum...

Sonra doğruluyor, ağacın dallarından çıkan sesi tarif etmeye çalışıyor ve ne ifade ettiğini yazıyor "Seni Seviyorum" her satırda başka bir şey anlatmaya çalışıyor, her satırı kocaman bir paragraf hatta bir sayfa ya da bir roman, biraz ısınıyor, sanki kulaklarına o şarkı geliyor, onların şarkısı, ikisinin şarkısı söyleme başlıyor "Seni Seviyorum" kalbi daha hızlı atmaya başlıyor, donuk vücudu biraz daha hızlı kan dolaştırıyor damarlarından, kan damarlarından geçerken bütün vucudun içine haykııyor "Seni Seviyorum" bütün organları daha iyi çalışıyor hepsi "Seni Seviyorum" diye bağırıyor, O da satırlarına bir satır daha ekliyor "Seni Seviyorum" bu satır kulaklarındaki sesin söyledikleriydi, O yazarken sevdiği de içinden onu sevdiğini söylemişti, o öyle hissetti...

Artık ısınmıştı, bankın üstünden kalktı, güneş mesaiye başlamak üzereydi, bulutlar uzaklaşırken iki kelimeye benziyordu "Seni Seviyorum" hemen kağıdına yazdı,

Yakında kavuşacağını biliyordu,

O, onun bir tanesiydi, kimseyi onun kadar sevmedi!

Kağıdını cebine koydu ve ayağa kalktı, yerdeki çakıl taşları ve kumla karışık çamura bakarak bir kaç adım attı ve yere aklına gelen ilk şeyi yazdı "SENİ SEVİYORUM" sonra yanından geçti ve uzaklaşmaya başladı, arkasını döndü ve yazdığı yazıya baktı sonra elini cebine attı ve kimseye aldırmadan yazdıklarını bağırarak okudu

Seni Seviyorum!

Seni Seviyorum!!

Seni Seviyorum!!!

Seni Seviyorum!!!!

Seni Seviyorum!!!!!

Seni Seviyorum!!!!!!

Seni Seviyorum!!!!!!!

Seni Seviyorum!!!!!!!!

O, Senbernar cinsi köpeğini parkta ağacın dibine bırakıp kaçarken çok üzülmüştü ama elinden başka bir şey gelmiyordu, çünkü her sabah kalkıp sırf kakasını çişini yapsın diye onu buz gibi havada gezdirmek O'na çok zor gelmişti, onu gerçektenb seviyordu ama uykuyu daha çok seviyordu ve son bir kez fısıldadı uykusu için "Seni Seviyorum