24 Kasım 2006
SOALET-SSORULAR VE CEVAPLAR
Doğrusu stajer olmalıdır aslında türk dil kurumu stajyer dese de doğrusu stajerdir
Staj-yer: Staj yapmayıp yapıyomuş gibi görünen ve o süreyi yeyip içerek geçiren kişiye denir.
Staj-er : Staj yapan ve bunu disiplinli ve görev bilinci içerisinde yapan kimseye denir
bu mudur?şu mudur?o mudur?mudur-NU tavuklarının üretim amacı soru soran,hayatı yargılayan canlılar üretmek midir?
bu mudur?şu mudur?o mudur?Bu soruların cevabı duruma göre değişir, bu soruları soranın kendinden emin olmasıyla alakalı sorulardır mesela "-Bahsettiğin Si di bu mudur?" bakın arkadaşımız kendinden emin değil yanındakine soruyor, o arkadaş eğer "-Evet bu" derse cevap "Bu" olur ama "-Hayır bu değil ne alakası var uhahah ahahah hahah" diye cevap verirse üstüne bir de dalga geçerse "Bu değildir" Siz de aynı örnekten "Bu mudur?" sorusunu çıkarıp yerine "Şu mudur?" ve "O mudur" sorularını koyarak bir cümle kurunuz (ev ödevi) Cevaplarını yazınız.
mudur-NU tavuklarının üretim amacı soru soran,hayatı yargılayan canlılar üretmek midir?Cevap:Ülkemizde ki natırmort resim yapmaktan sıkılan yeni nesil ressamların Nu model bulma sıkıntısını ortadan kaldırmaktır, sanatın ve özellikle resim sanatının dostu olan mudur-nu üretmiş olduğu tavukların tüylerini yolup, çıplak halde kasap, bakkal ve marketlerde sattırarak sanata destek vermektedir, Mudur-nu tavukçuluğa sanata vermiş olduğu destekten ötürü teşekkür etmeliyiz.Hazır yeri gelmişken söyleyeyim, benim yaptığım 77 adet nu tavuk tablosunu nişantaşında "Gıdak Kümes"te sergiliyorum, isteyen sergiyi ziyaret edebilir, tablo satın alabilir, aldığınız Nu tavuk tablosuyla beraber model tavuğuda veriyorum, afiyetle yeyinizNot: kimse "Acaba nu-mudur?" diye tereddüt etmesin bütün tablolar "Nü"Nü Resim üüüüüüüü benim klavyem ingizlice olduğu için yazamadım :p
Zeytin gözülerin gözüne,daha küçük bir embriyo iken annelerinin yediği zeytin mi kaçmıştır?
İlk Sorunun cevabı:
Ailesini rahatsız etmeye gerek yok, annesi zaten evhamlı, şimdi panik olur, üzülür yazıktır kadına... Atalarımızın dediği gibi "Tatlı dil zeytin çekirdeğini klavyeden çıkarır" dilini kullan :)
İkinci Sorunun Cevabı:
Çok doğru, Annelerin gebelik sürecinde yediği zeytin bebeğin oluşumu sırasında gözüne kaçarak "zeytin gözlü" olmasına, içtiği kahveler kahverengi olmasına, yediği boncuklar veya içtiği Powerade enerji içeceği mavi olmasına, yediği kıvırcık, marul ve yuttuğu yosunlar bebeğin yeşil gözlü olmasına yol açar, eğer anne hepsini aynı oranda tüketirse çocuğun gözüne hepsi kacağından ve üstün bir yiyecek maddesi olmadığından çocuk ela gözlü olur ama yapılan araçtırmalara göre Anneler en çok Powerade enerji içeceği tüketiyor, muhteviyatı bakımından diğer göze kaçan maddelerden üstün olduğu için bebekler ilk önce mavi gözlü doğar, bir süre sonra bu enerji içeceği miyadını doldurur ve diğer göz rengi ortaya çıkar.Geleceğin anaları buna göre yesin içsin:)
16 Kasım 2006
SORULAR VE CEVAPLAR
1.SORU: SEVMEK NEDİR?
CEVAP:Bir karafatma düşün öldürsen acıyosun, yapamıyosun... Hele o çıtırdaması yok mu... miden bulanıyo, Öldürmesen çoğalacak, düşünürken bi bakmışsın yok olmuş hızına şaşarsın...İşte böyle bişey sevmek :)
2.SORU: MÜDÜR MÜDÜR MÜDÜR?
CEVAP:Müdür müdür müdür?" Evet müdür müdürdür,örnek vermek gerekirse "Tavşan tavşandır" "İnek inektir" "hipopotam hipopotamdır" gibi. Daha bir sürü örnek verebiliriz... Umarım yarana merhem, derdine deva olmuştur cevabım
3.SORU: GÜMÜLDÜR GÜMÜL MÜDÜR?
CEVAP:"gümüldür gümül müdür?" Bunun cevabı tek değil... Anlayabilitenize bağlı... Yani:"Gümüldür gümül müdür" bir şiirin içinden çıkarılıp alınmış bir cümle olabilir, belki sonundaki soru işareti beni yanıltmak için koyulmuştur...olamaz mı? olabiliiir Örnek:
MÜDÜRSıcaktır sıcak soba Yeşildir yeşil ağaçZekidir zeki metinGümüldür gümül müdür
Yukarda gördüğünüz 78 kıtalık MÜDÜR şiirin sadece bir kıtası, müdürler için yazılmış bir şiir... birinci cevabım şu "Gümül müdür, gerçekten gümüldür"
Bunun gerçekten bir soru olduğunu kabul edersem, cevabım "Gümüldür gümül değildir" Neden? dediğinizi duyar gibiyim o yüzden kulaklarımı tıkadım:) Cevabı örneklerle açıklayayım "Şu yukardaki ufo mudur nedir? "ufodur... ufo mudur?..yok yok uçak bu...ya ufoysa?" gibi tamamen göz ile bilgi yanılgısı ve buna bağlı emin olamama sorusudur ve cevabı başta da söyledğim gibi "Gümüldür gümül değildir asla olamaz"... "Gümüldür" diyen sadece sadece başından savmak için böyle demiştir "-Abi o ne gümül mü?" "-Gümüldür, gümüldüüür hadi şimdi git beni rahatsız etme"
4.SORU: uçakLarın maLumunuz "karakutu"su,uçağın çarpması oLsun,patLaması oLsun,yanması oLsun hiç bir şekiLde hiç bir zarar görmeden bizLere uLaşabiLiyor biLindiği üzre..maruzatıma geLince,madem bu kara kutuLar bu kadar dayanıkLı oLuyorLar,neden uçakLar kara kutunun yapıLdığı maLzemeyLe kapLanmıyor,kauçuk masrafından mı kaçınıLıyor,yoksa bu tamamiyLe biLinçLi mi yapıLıyor ve dahi bu bir kompLonun ürünü müdür yoksa bu bir gümüLdür mü müdürdür müdür?
CEVAP:Uçakların düşme olasılığı %1-2 civarıDIR ve düşmüşken güzelce parçalansın, iyi bir patlama olsun, insanlar ölsün, tarihe geçsin mantığıyla o maddeyle kaplanmıyo... Yani olmuşken tam olsun diyorlar...Önemli olan ise o sırada ki muhabbet, acaba pilotlar tam uçak düşerkene ne konuştular... ne dediler? hangi duaları ettiler? Maksat muhabbet olsun işte o yüzden kara kutu önemlidir... Bir rivayete göre Kara Kutu ismi Karamazof kardeşlerden kalmıştır... Gavurlar buna "fılayt rekordır" derler ama onlar "Kara cahildir" inanmayın... Bence herkesin bir kara kutusu olmalı evin bi köşesinde dursun, deprem meprem olunca kurtarma ekipleri sizin o sırada ne muhabbet ettiğinizi dinlesin...
5.SORU: WHAT NE DEMEK?
CEVAP:Gavurca da What'ın karşılığı "Ne?" soru kelimesidir :) Bunu Türkçemizle karıştırıp çeşitli cümüllerde kullanabilirisiniz yani arkadaş toplantılarında birbirinizi anlamadığınızda "-What diyon?" diyerek ortama bir neşe hüzmesi yayabilirsiniz... Tabi What'ın anlamı sadece bunla sınırlı kalmayıp bazı kelimelere kök de salmış olabilir... Öreneğin: What-ka (Eskiden sıkça ceket gönyek gibi giysilerde kullanılan ve omuzları daha büyük gösteren bez parçası) What-an (Doğduğumuz ülkenin sıfatı:)gibi bir sürü örnek verebilirim Sen hangi cevabı istiyosan onunla yaşa
6.SORU:Neden terlikleri ayamıza giyiyoruz, onlar terlik diğil mi?
CEVAP:Terliğin çıkış hikayesi şöyledir : Elini ayağına uzatan bir insan yavaşça terliğin ucundan tutup çekmiş ve terlik çıkmış:p Gerçek şu, 1616 yılı bir yaz ayında ayakkabıcının biri karısının "-Eve pis ayaklarla girmee" deyip onu azarlaması ve bir güzel dövmesiyle evin içinde giymek için bir ayakkabı yapmaya karar vermiş dışarda giydiği ayakkabının aynısını yapıp evde giymeye başlamış fakat çok kullanışsızmış eve gel ayakkabını çıkar, sonra ötekini giy, bağcıkları bağla, ıvır zıvır, sonra tekrar çıkar diğerlerini giy... Adam sıkılmış bu bağları çıkarayım, üstünü de keseyim ki kolayca giyip çıkarabileyim diye düşünmüş ve atölyesine gidip yapmış.. sonra eve gelmiş bunları yere bırakmış ve giymiş, karısı merak etmiş "Bu ne bey?" diye sormuş "E ayakkabıı" diye cevap vermiş, kadın: "Böyle ayakkabı mı olur bey, boyu devrilesice beeeeyyyy" deyip kocasını tekrar dövmüş, kocası bunalmış ve tırsmışhemen evden kaçıp baba evine sığınmış, babası da ona: "Evlilikte olur evladım böyle şeyler, karının yanına git gönyünü al, siz kocaman insanlarsınız, konuşup anlaşırsınız" demiş, Babasının bu lafını duyan ayakkabıcı duymazlıktan gelmiş ve içinden "asıl o benim gönyümü alsın" demiş ve yeni yaptığı ayakkabıları babasının evine bırakıp gitmiş, aradan beş gün geçmiş, ayakkabıcı eve dönmüş, karısı yaşsız gözlerle onu karşılamış ve "Nerdeydin bey özledim seni" deyip ona sarılmış...Aradan bir kaç gün geçmiş babası cep telefonuyla oğlunu aramış ama oğlu cevap vermemiş, msne girmiş oğlu çevrimdışıymış, telapati kurup oğluna ulaşamayınca şüphelenmiş ve hemen oğlunun evine gitmiş ve oğlunu yerde can çekişirken görmüş çünkü karısı onu yine dövmüş ve yerde kan ter içinde yatıyormuş, evden aceleyle çıkarken oğlunun bıraktığı ayakkabıları giyen babası, hemen ayağından onları çıkarmış ve oğlunun anlından, ağzından, boynundan akan terleri silmeye başlamış, bunak herifin aklına o sırada başka bişey gelmemiş, oğlunu hastaneye yetiştiren ve hayatını kurtaran baba oğlunun karısını da bulup bu ayakkabılarla bir güzel pataklamış, sonra bunları ayağına geçirip kaveye gitmiş, papaz kimde oynarken :) arkadaşları sormuş "-Ayağındakinin adı ne? ayakkabı desen değil, çizme desen değil ne?" Baba da düşünmüş içinden "What?" demiş, Sonra aklına bunla yaptığı en önemli iş gelmiş yani oğlunun terini silmek ve aniden "-Ter Silicisi" demiş... O günden bu güne ismi deforme olarak günümüze TERLİK olarak gelmiş.Bildiğiniz üzere terlik son yıllarda annelerin ustalıkla kullanıp, çocuklarını uzak mesafeden vurmaları ve canlarını acıtmasına yarayan bir malzeme halini almıştır, çeşitli vakıflar bu malzemenin satılması ve kullanılmasını engellemek için savaş açmıştır örneğin ANOF (Anne ne olur fırlatma) TEOL (Terlik Olmasın)Terliği kötü emelleri için kullanan anneleri kınayalım ve terlikleri annelermizin uzanamayacağı yere koyarak, şiddetten ve acıdan kurtulalım.Ayağımıza giydiğimzi terlike neden TERLİK dediğimizin cevabı yukarda ki gibidir... Artislik yapmak istiyosanız Sweatlik de diyebilirsiniz...
9 Kasım 2006
7 Kasım 2006
DONNIE DARKO
Gary Jules - Mad World
Bundan böyle sevdiğim filmlerin ve soundtracklerin videolarını koyucam buraya, Donnie Darkodan başlıyorum...
Bu filmi çok seviyorum, en sevdiğim diyemiyorum ama çok seviyorum diyebiliyorum.. Burdaki hikaye karmaşık, anlatsam bile -filmin ana teması bu diyemeyiz.. Hiç bir şey sonuca bağlanmıyo, filmi ilk seyrettiğimde benim anladığım şuydu:
Donnie Darko isimli çocuk, yatağında uyurken evlerinin üstünden geçen uçağın bir motorunun çocuğun üstüne düşmesi sonucu çocuk ölür (bunu filmin sonunda anlarsınız) filmin başından sonuna kadar çocuk "yaşasaydı neler olurdu" şeklinde geçiyor, zaman yolculuğu hakkında bilgi toplamaya çalışıyo, ve aslında kendisi de bir zaman yolculuğu yapıyo, filmin sahne geişlerinde şu kadar gün kaldı falan diye bir geri sayım var, bu en başta söylediğim olayın olmasına yapılan geri sayım, filmin son sahnesinde Gary Jules'in şarkısı çalar bu çalarken Donnie'nin yaşadıklarının aslında hayal veya rüya değil gerekten bir zaman yolculuğu olduğunu anlayabilirsiniz çünkü herkesin suratında "ne oldu ya" şeklinde bir ifade vardır... Aslında anlatması çok zor bir film... Fantastik filmleri severim en son sahne en etkileci sahnedir bence, Donnie'nin zaman yolcuğu sırasında okulda edindiği kız arkadaşı bisikletle Evin önünde durur, Donnie'nin anası kıza bakar uzun süre, kız ister istemez elini kaldırıp selam verir anneside ağlamaklı gözlerle kıza selam verir... çok süper bir sahne zaten buradan anlayabilirsiniz neler olduğunu...(yukardaki klipte 33.saniye de başlıyo)
Seyretmediyseniz hala seyredin... Şayet ben hoşlanmam öle filmlerden diyosanız hiç bulaşmayın beyninizde kalıcı hasarlar bırakabilir...
6 Kasım 2006
Moruk halime mektup
Daha bir sürü ıvır zıvır koycam, aklımdaki düşünce şu; Diyelim ki bu blogspot.com hiç çökmiycek hiç kapanmıcak ve yıllarca devam edecek ve her kullanıcının yazısı olduğu gibi kalacak, nasıl olsa yazmayanın sayfası kapanmıyo, yıllarsa 30-40-50-60-70 yaşına geldiğimde bu sayfaya bakcam, taaaaaaaaa bu günleri hatırlıcam, "O zaman neler yapıyomuşum ben" dicem, şu gün "better man'i dinlemişim" benim adım "The man who sold the world'dü" diycem -ki hep öyle kalcak adım :)... Ne biliim çoluk çocuk torun poşet torba sahibi olursam "aha" diycem "bakın ben eskiden bunları dinliyodum bunları yazdım"
Yaşlı halime mektup:
Naber moruk, nasılsın lan öff çok yakışıklı, yeteneli, harika bi adamdın ben bunları yazarken, şu an hayallerini gerçekleştirmiş bir insan olarak bilgisayarın başındasın, yanında kim var? neyse farketmez öp onları benimiin :) ya biliyosun hiç üzülen, umutsuzluğa kapılan bir insan değildin şu anda şimdi nasılsın? değişen bir şey var mı? ne kadar kötü sen bana yazamıcaksın hiç bir şey ehehe...senle bile dalgamı geçerim ben, saçların beyazlamış...sana da benim gibi ektiren mi vaaaaar yıllardır soruyorum öhhhmmm... :) kızma moruk sadece espri yapıyorum, bak belki hatırlamazsın bunamışsındır diye söylüyorum, şu an evdesin koltuğun üstünde oturuyosun, sol tafarında tv var, çay içiyosun ve Kusursuz Fırtına diye bir film seyrediyosun (daha doğrusu dinliyosun) üstünde siyah sivit şört :p altında lacivert kot var ve bağdaş kurmuş şekilde oturuyosun, sanki meditasyon yapıcaksın anasını satiim :) Valla moruk sen emekli maaşı falan alıyo musun? bilmiyorum ama birazdan benim gitar alışmam lazım, hee şu sıralar sanki birini seviyosun bilmiyorum şu an yanındaki de o mu? yoksa vahim bir kazada öldü mü? beni bilirsin patavatsızım, söylerim böyle herhalde hala öylesindir he? ağlıcanı zannetmiyorum zaten ama yaşlanınca duygusal oldun mu? onu bilmiyorum, şu an kimleri dinliyosun? dede efendi falan diildir inaşallah kızarım sana!! yeni yeni müzik türleri çıkmıştır eminim ki... çocukların falan varsa "sesini kıs" falan deme ... neyse bi ara yazarım ben sana yine... şimdi gidiyorum... hemen ölme :D