Aşağıda okuyacağınız yazılar ben ve benim gibi düşenebilen dişi bir arkadaşım tarafından interaktif bir şekilde hiç fazla düşünmeden karşılıklı olarak yazılmış bir "Korku - komedi" karışımı bir hikayedir...
Aslında ciddi olması gereken bir konuşmanın hayalgücü sayesinde nerelere vardığının ispatıdır. Okurken bunun bir film olduğunu hayal etmeniz rica olunur.
Senaryomuzda, fazla düşünmemenin vermiş olduğu saçmalıklar mevcuttur, tek kelimesine bile dokunmuyorum
alın size Film...
Oynayanlar, yazanlar, yönetenler ve çekenler :
first ve bett
Yardımcı oyuncular :
Samara (Halka filmindeki kız) muhtelif ebatta zombiler, vampirler ve iblisler....
FİLMİN ADI : DERİN KONU daha havalı olsun diye
"DEEP SUBJECT"
8 Temmuz 2006
"DERİN KONU"......dünyaya farklı bir perspektiften bakmak isterdim......
bett:
dünyaya farklı bir perspektiften bakmak isterdim....
first:
mesela...? geniş açılı mı...?
bett
evet farklı bir açıdan... daha farklı yorumlamak isterdim. olaylara daha pozitif yaklaşabilmek mesela.
first:
Pozitif veya negatif olmak tamamen düşünce tarzıyla alaklı bir şey, bunu biliyosun... "Bu ne yapmak istiyo, neden böyle yapıyo" demekle "dur bir dinliim" demek arasındaki fark bu... ya da "O Ferrari'ye biniyo, ben otobüste ayakta gidiyorum" demekle "O adamın ayakları yok tekerlekli sandalyede gidiyor, yürüyemiyor... ben ise otobüste ayakta gidebiliyorum, yürüyebiliyorum,(aman Allah'ım yürüyorum.. yürüyorum... Bu bir mucize)" demek arasındaki fark pozitif veya negatif bakmak...Tabi buna Polyanna'cılık, Hansel-Gratel'cilik, Malkoçoğlu'culuk diyebilirsiniz bu elimizde son kalanın kıymetini bilmenin pozitifliğidir... Tabi bunun bir kademe üstü Saflık olur, her zaman da pozitif olunmaz, Şavaşlara pozitif bakmanın bir anlamı yoktur mesela "Savaş olsa da şöyle bi dağlara tepeler çıksak temiz hava alsak" demekte pozitifliğin doruk noktası olur hatta salaklığa bir adım... Uzun lafın kısası (diskotekte başladı) ilk önce "iyi olacak" mantığıyla yola çıktığın vakit gerçekten pozitif oluyorsun ve inan ki yaşadığın zorluklara veya acılara narkoz etkisi oluyor o kadar da kötü hissetmiyosun ama negatifsen sonuna kadar hissedersin her acıyı...Yorumların şimdi değişmiyorsa da hayat tecrüben arttıkça değişecektir...Aslında bu konu çok derin ve şu an bağllı olduğum halat daha aşağı gitmeme izin vermiyo, beni yukarı çekin, heeyy size diyorum, heeyyyy beni duyuyo musunuz?, yukardakileeeerrrrr, ya beni çıkarın beeee, korkmaya başladım, ya halka filmindeki kız burdan çıkarsa, İmdaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaattt
bett:
merak etme o kızın orda olmadığına eminim nıhahahahaaa:DDD(ama ya ordaysa) kıhkıhkıh
first:
e o zaman çek beni ne duruyosun... imdaaaatttt, katil olursun he ben söyliiim
bett:
e elimi uzatıyorum tutmuyosun!!! trip yapacak zaman mı?!çaaabuuuuukkkarkanda bişey var!!! (nıhahahahahahaaa)
first:
Bana ne bana ne tutmııcam işte... Nee Arkamda mı?!!!... AAaaaaaaa!!!.. Tuttum elini çeeekk beni... çabuuukkk..Oh be! o ne kadar derin konuydu öyle, bir an beni orada bırakıp kaçtığını düşünmüştüm... Bak şurada bir kulübe var oraya gidelim, geceyi orada geçiririz yarın da yola çıkarız... Sesi duyuyor musun? Geliyor galiba... Koooooşşş, çabuk ol... hadi ne kadar yavaşsın yaaOhhhh vardık sonunda, kapıyı kapat, istersen elimi de bırak artık kangren olucam, çok sıkıyosun:)... Şimdi sen burada kal ben diğer odalara bakiim, istersen sende karanlıkta sinsice arkamdan gelip elini omzuma koyup, "korkma first benim" diyebilirsin çok mantıklı bir davranış hiç korkmam...Aaa!! fotoğraflara bak.. benim böyyük böyyük böyyük dedem, bu da senin böyyük böyyük böyyük deden değil mi?... yoksa bizi özellikle mi çağırdılar buraya?ayrıca senin kolun nasıl o kadar uzadı bet? can havliyle mantıklı düşünemedim.. ben takriben 150 metre derindeydim? yoksa sen...
bett:
korkma ben o sandığın kişi değilim.o arkadan koşuyodu hatırlasana ... ben hem senin elini tutarken hem nasıl arkandan koşuyo olabilirim?? bence sorun mantıksız oldu. :)evet bizi buraya özellikle çağırmış olabilirler...belki de onu yok etmek bizim görevimiz.böyyük böyyük bööyyük dedeleri bırakalım da kafa kafaya verip mantıklı düşünelim. bu arada fırsattan istifade sulanma bana bak kötü olur. ben sadece seni kurtardım :Paman Allah'ım!!!!!!!!!!!! orda bişey vaaaaaaaaaaaaaarrrrrr!!!!!!!!!!!!!!1aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!
first:
Nerdeee?!!! haniiii?!!!i Korkma be o sadece farenin gölgesi... in şu sandalyeden artık :) zaten her şey eski ve çürük şimdi düşüp bir tarafını kıracaksın, bir de seni taşımak için uğraşmiim... Bu arada doğru söyledin bizim görevimiz olabilir ama hiç silah yok burada... bir saniye sessiz ol... çalılıklardan gelen sesi duyuyor musun? sen şöminenin içine saklan... ben de şu molozu alıp dışarı çıkıcam... sakın yerinden çıkma, kıpırdama bekle... 100e kadar say gelmezsem "oh be kurtulduk" de... hayır hayır öyle deme... sabaha kadar bekle... sana söylemek istediğim bir şey var ama... neyse... ben gidiyorum...
bett:
giriyorum!! deli misin hangi şömine!!! bu eski klubede şöminenin ne işi var??!! ayrıca o fare değildi...vampirimsi bişeye benziyodu!! belki de bi at sineğiydi!!! bak bir merdiven!!! bir hafta içinde ölücezz!! ühühühüüüü daha çok gencim ben yaaaa..... gitme lütfen...ben karanlıktan ve yalnızlıktan korkarım biliyorsun...hem bana ne söliceksin???belki de...aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! arkanda samara var!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
first:
Arkamda mı? araba mı var? neyse yok bişey bu kadar korkma yanındayım... seni yalnız bırakmam tamam artık kulağımı çekmeyi bırak, burada kalıcam dedim... Ölmiicez güzelim geçicek bu günler ağlama artık, ağlama bak bende ağlııcam,... ayrıca o fareydi fare sen uyumana devam et, ahh refleks olmuş bu cümlede... gel o merdivenden yukarı çıkalım.. ben önden çıkıyorum... tamam gelebilrin... burada garip aletler var, ne bunlar, görüyor musun?
bett:
araba demedim samara dedim(bkz: halkadaki kız) neyse başkasına gitti o...oohhhh başkası var zannettim..sen neden önden çıkıyosun böcekler beni yesin diye mi?dur bende bakıyım neler varmış orda...hıııımm...first şurda bazı anahtarlar var.acaba neden burdalar???
first:
Samara... anladım da seni rahatlatmak için söyledim , bak ne kadar rahatsın hatta ayaklarını uzatmışsın öyle ohhh... sende amma huysuzsun senin için önden çıkıyorum tabi ki, bu anahtarlar acaba... evet sanırım buldum, kızı kurtarmamız lazım, yok bunu denemişlerdi olmamıştı... AAa şuradaki pencereye baksana, burada halattan bir merdiven var... önden sen in ama nedenini sorma bana.. şu beyaz işaretler ilerdeki mezarlığa doğru gidiyor hadi bizde gidelim...
bett:
kusura bakma ama bu sefer arkadan ben inicem...mezarlık mı?! (bu hikaye nerelere gidiyor acaba?)o mezarlıkta küçük bir klübe vardı...acaba oranın anahtarı olabilir mi?bence burada daha fazla kalmayalım...başımıza bi iş gelebilir...ayrıca biz kızı kurtarmıcaz. onu avlıcaz. sen ve ben avcıyız artık bundan sonra.(hadi hikayeleri karıştıralım)(ben buffyy gibi olıyım bari:) )çabuk koşmalıyız fazla vakit yok peşimizdeler!!! o sopaları da al yanına! koooooooooşşşşş
first:
höööhh... koştur koştur pestilim çıktı... Şu senin bahsettiğin kulube mi? hadi kapısını açalım...Neee... Şlapps..Çotanakk..Ihhh.. Burada zombiler var bett, arkana dikkat et, bak senin hayatını kurtardım yine sonra dır dır ediyosun evde, eve gelirken insan bir poşet üzüm alır, bişey alır diye... yine geliyorlar...Yakalaaaa... sen anahtarla kapıyı aç ben geliyorum... Kapıyı kapaaaaattt... heh içerdeyiz... Aaa bu adamın işi ne burada "Amca ne arıyosun burada" "Evladım ben Mevlana camii koruma ve yaşatma derneğinden geldim bağaş topluyorum" "Yaaa amca get... delirdin mi yaa çık dışarı" Beeeetttt eğiiilll....
bett:
o bağış falan toplamıyo dedim sana!! kılık değiştirmiş. al şunu vur kafasına!!!! o zombiler nerden çıktı ya çok korktum! bu arada söylediklerini duymadım zannetme! almıyosun üzüm falan! saçlarımı süpürge ediyorum senin için iki güzel söz söylemiyosun! arkanda(paaaaaaattt!tamam hayatını kurtardım.nerde kalmıştık?? yazık ama banada.....artık sevmiyosun zaten hissediyorum! aaahhhhhhh!!! bacağımda bişey var!!! bu ne yaa!! bi kol bu!!!!!!!!!!! kurtar beni al şunu?!!?!!!!ühühühüüüüü ne biçim yer burası yaa dışarı da çıkamıcaz! bu kapı çok dayanmaz...aaa bak şurda aşağı doğru inen basamaklar var...tut elimi beraber incez bu sefer.kaçmak yok.... yerde bişey var!!!!
first:
neden o zaman arkasına bakmadan gitti, yazıktır adama...ayrıca seni sevmesem buralara gelmezdim...evimde dünya kupasını seyrederdim....neyse şimdi tartışmanın sırası değil... aşağıdaki tabuta benziyo...elindeki anahtarlığı versene, galiba diğer anahtar tabutu açıyor... açma deme bana... lütfen bett elimi bırak... açmam lazım... hayır senin açmana izin veremem... O da ne?!! kendi kendine açılıyo bu tabut... bu ne ışık hüzmesi böyle...kaç, gel şu oluğa girelim... Aaa bu vampirrr... elinde de kaset var ... görüyo musun?
bett:
ne kaseti?? ya bizi görürse?? ona karşı koymak için hac ya da sarımsak gerekiyo! ben müslümanım hacla işim olmaz! sarımsak da bu mezarlıkta olmayacağından....aa buldum!! şu sopaları al demiştim almadın mı!!!!!!!!!!!!! aa şaşırdım nasıl oldu da bi dediğimi de yaptın?evde temizliğe yarddım et desem yapmazsın... dur ver onları bana hac yapıcam geldiği zaman... iyiki vakti zamanında dövüş sanatlarını öğrenmişim...seni sevdiğim için şanslısın...sevmesem seni burda ölüme terkedebilirdim...ayrıca yalan söyleme bana bidaha..evlenirken siyah kuşak sahibi olduğunu söylemiştin.görüyorum ki yeşili geçememişsin. aaaaaaaaaaaaa dikkat et first!!!!! şaaap şıılaannnkkk!!!!! eğil dedim!!!! ahhhhhh ......sadece vampir yokmuş o tabutta.... zombilerle savaşmalıyız!!!! ahhhhh!! sanırım bana bişeler oluyo...
first:
Ne oluyo canım... bett... Slaappps!!! Şırankkk!! bett... beett... Yettiniz len... Çotanaaaak!! Dırapssss!!!Oh be zombi mombi kalmadı etrafta...(bett yerde yatmaktadır, first bettin boynundaki gümüş kolyeyi görür ve onu çıkararak) "Sevgilim, biraz daha dayan şimdi geliyorum... beni yalnız bırakma sakın" der ve vampirin üstüne doğru koşar... Çatannkk!!... Drapsss!!!... (Vampirle first yerde boğuşurken first elindeki gümüş kolyeyi düşürdüğünü farkeder) Lanet olssunn... Kotannnkk!!!... (ve birden vampir firstün yanına yığılır kalır, arkadan bett görünür, firstün düşürdüğü gümüş kolyeyi vampirin kafasına zerk ederekten ve vampiri öldüren bett'de yere yığılır, first hemen bett'in yanına koşar) Beeettt... canım... ne olur ölme... beni bırakma... (first, bett'in kafasını bacaklarının üstüne koymuştur ve saçlarını okşayarak konuşurken bett şöyle demiş)
bett:
"sana bişey olucak diye çok korktum (ööhhhööö öööhhhööö) sanırım buraya kadarmış...halbuki önümüzde güzel bi hayat olduğunu düşünmüştüm( ööhhööö ööhhööö) ama göğsümde bu kadar derin bi yara varken yaşayabileceğimi zannetmiyorum...elimi bırakma sevgilim.... hamileydim..." (der ve bett yığılır kalır)
first:
beeettt...beeettt... AAAAAAAAHHHHH beettt...(first çok sevdiği bett'i kaybettiğini düşünür vampirin yanına gider ve bett'in kolyesini çıkarır, sonra bett'in yanına giderek elindeki kolyeyi betin göğsündeki kanayan yaraya koyar, birden bett'in yarası kapanır, çünkü vampirin ölümsüzlüğü bett'e geçmiştir) Ahhh sevgilim... yaşıyosun... mmmmm....mmmmmm.mmmmmmmm (2,5 dakikalık bir öpüşme sahnesi)...Hadi bett şu kaseti de alalım hemen çıkalım buradan... seni kaybettim diye çok korktum, bir daha senin yanından asla ayrılmayacağım, eve gidelim pencereleri bile ben silicem sözz... ama hala halletmemez gereken bir sorun var Samara... bu kaseti hemen kopyalamalıyız... bu sefer ben önden gidicem elimi tut...
bett:
sevgilim beni ölümsüz yaptın şimdi sıra sende...uzat boynunu(bett first ün boynundaki yaraya kolyeyi bastırır) artık herşey tamamen değişti...ölümsüz olduğumuza göre kimse bize bişey yapamaz.tabii ki samaradan başka!!! aman tanrım!!! kaset nerde??!! üst katta mı kaldı?? ayrıca dışardaki zombiler de bekliyo!! aşkım hadi bişeyler yapmamız lazım... tabutun içinde bişey buldum...bu bir sır olabilir....
first:
Sevgilim, senin için öleceğim gibi ölümsüz de olabilirim ama biliyorsun ki bu sadece 7 gün sürecek, çünkü biz ölümsüz olmadan önce bu büyüye maruz kalmıştık, Hayır bett, kaset yukarda değil... tabutun içinde... hatta o gördüğün şey kaset... hadi güzelim beraber yukarı çıkalım, kolye sende kalsın, ben şu tabutun kenarındaki demirleri çıkarayım, bunları kullanırız... al bett... (göz göze gelirler) sana söylemek istediğim bir şey vardı ya bett... şimdi söylüyorum... seni seviyorum... (bett tam ağzını açıp bir şey söyleyecekken) hadi bett hemen yukarı çıkalım... (yukarı çıkarlar) koş bett... koşşş... (kapıya gelirler) ama kapının arkasından zombilerin seslerini duyarlar... sonra bett şöyle der
bett:
yerden bir kol gördüm ve hareket ediyo! aaaaaaaaaaaaaaaa!!!! first napıcaz! tamam ölümsüz oldum ama yaram hala geçmedi...bu yarayla savaşabileceğimi zannetmiyorum.bandaj gibi bişey lazım...şu mumyanın bandajlarını alsak??sanırım bu mezar tek kişilik değil.yerlerden çıkan uzantılar nee??fiiiiiiiiiiirrrrrrrssssssssstt!!!!!!!!aaaaaaaaaaaaaaaaa!!! dikkat et!!! şşııllaaapp!!!.... şşraaannkkk!!! ayyyyy!!! dırş dırş dırş...
first:
Dışarısı buradan farklı değil bett... çlank!!!.. Fsssppp!! Fsssppp!! uhaaahh... ben kapıyı açıyorum burada tıkılıp kalmayalım çıkamayız... beeett arkanda!!! elindeki demiri kullan.. .Iggghhh... Iggghhh kapı açılmıyo bett... anahtarlar!!! anahtarlar nerde? (Mevlana Camii için bağaş toplayan amca firstün yanına gelir ve) "Ben açarım evladım" der (first'ün gözleri parlar) Tabi amca ne duruyosun hemen aç, nasıl bu kadar soğuk kanlısın?Amca "Senden bağaş bekliyorum" Yaaa veririz amca... beeeett.... Şlank!!! hayatım buraya gel, amca açacak kapıyı... (Amca cebinden anahtarları çıkarırken firste bakar gözleri tamamen siyaha döner, Bu adamın kılık değiştirmiş bir iblis olduğunu anlayan first hemen bett'in elindeki kolyeyi alarak adamın anlının çatına saplar ve adam ölür) Bett, haklıymışsın sevgilim, ama bize doğru yaklaşıyorlar... anahtarlarla kapıyı açayım ben... şu gömleğimi al dışarı çıkınca tampon yaparım (der ve kapıyı açıp çıkarlar çıktıklarında gözlerine inanamazlar) Bu neeee??????
bett:
sana demiştim demekten nefret ediyorum! bi kez de beni dinle adam kousunda haklı çıkmıştım.bak yine haklı çıktım! sana kapıyı açma dedim?!!! ne yapıcaz şimdi...bana acil tampon lazım!!!ya hep benden öncelikli işlerin oluyo!!! bak samara ayin düzenlemiş...sessiz ol...arkaları bize dönük..sanırım samara onları bizim üzerimize salıcak...bu arada arkamızdan gelen ölü şahsiyetleri de unutmayalım...mümkün olabildiğince sessiz olmalıyız.. hatta hayatım zombi taklidi mi yapsak???aman allahım!!!!!!!!!!!!!!!!!!dikkat et!!!!
first:
Şrannkkk!!! nasıl uçurdum ama kafasını... gel şöyle şu ağacın altına gidelim... cııırtttt.. cıııırttt şimdi biraz acıyacak, al şu dalı acıdığı zaman onu ısır... yaranın içini biraz temizlemeliyim... tamam (bett acı içinde bağırır) tamam hayatım şu düğümü de atayım.... heh... her ne kadar kan kaybından ölemeyecek de olsan... yine de yapalım... Zombi taklidi yapamayız hayatım onların yüzü bem beyaz... anlarlar hemen... Bence bir an evvel Samara'nın müritlerinden kurtulalım... AAAa şu ağacın üstünde küçük bir kulübe var... gel oraya çıkalım... sessiz ol... (çocukların yaptığı küçük ağaç evin çıkarlar) AAa bett, burada ok var... yay da var... ee ne duruyorum... helva mı yapmam gerekiyordu? yok yok... beth sende şuradaki sapanı al... samaranın etrafındaki vampir ve zombi çemberini yok edelim....sonra da onu öldürürüz.... sssfffff!!! sssffff!!! plapssss!!! plapsss!!!! (bir taraftan first bir taraftan bett zombileri vururlar, fakat arkalarından gelen ölüler, onları farkeder ve hepsi aşağıya doluşur) Bett...yapacağımız şeyi tahmin ediyorsun değil mi? evet aynen onu yapıcaz...
bett:
ben onu yapamam... unuttun mu...hamileyim dedim... ühühühüüüüü başka bişey bul hemen...
first:
Evet bett.. bi çocuğumuz olucak ama ağlama lütfen... buradan kurtulmak için diyorum... (Bett heee o mu? diye yanıtlar) evet o, şimdi buraya çıkmak için kullanığımız halattan merdiveni getir buraya... heh ben şu oka bağlayayım bu halatı... şimdi ben bunu kulubeye atıcam... oradan kulubeye kadar kayıcaz... dikkatli ol sevgilim, zombilerin üzerinden geçicez... (first daha önce üst katına çıktıkları kulubeye doğru oku atar ve tam pencerenin üstünü vurur) Hadi bett sarıl bana... (bett göğsündeki yara nedeniyle hala güçsüzdür) tamam o zaman sırtıma çık boynumu tut... (der ve aşağı doğru hızla kayarlar kulübeye varmalarına ramak kala, bett'in eli kayar ve zombilerin arasına düşer) Beeeettt... sevgiliiiim... (diye bağıran first halatı bırakır ve zombilerin arasına dalar) Pat!! Küt!!! Aahhh!!! OFFF!!! @!?! (yerde kıvranan bett elindeki kolyeyi gösterek first'e bişeyler söylemeye çalışır)
bett:
paatt küütt!!! al sana!!! bana vurabileceğini mi zannettin aşağılık zombi!!! first!! al şu kolyeyi...sana bir tane daha almamız gerektiğini söylemiştim!! ne demek alamam...sana atarsam zombiler de alabilir bunu!!! ( bett birden kolyeye zombilerin asla dokunamayacağını ve kolyeye dahi bakamayacaklarını hatırlar) alın bakalım!!!! first telaşlanma seni kurtarmaya geliyorum.kolyeyi zombilere doğru tutarak bana yaklaşmamalarını sağladım!! nihahahahaaaa... al aşkım artık kolye sende kalsın.ne de olsa ölümsüzüz.bak samara bize doğru o garip yürüyüşüyle gelmeye başladı!!!! ona kolye de etki etmez şimdi!!!klubeden aldığımız o demirler nerde????? aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! (bett birşeyi hesaba katmamıştır...)
first:
Bettt... Şlapss..Şrankkk...(zombilerle savaş eden first elindeki kolyeyle bütün zombileri öldürür) ve samara'yla karşı karşıya kalır... tam o sırada bişeyi hesaba katmayan bett, o şeyi hesaba katar... (sona yaklaşalım lütfen sevgilim diye bağırır first :D)
bett:
bett samaraya karşı yapılabilecek tek şeyin kasedi kopyalamak olduğunu hatırlar.yalnız tek sorun kopyalama makinesinin orada olmamasıdır... iyice güçsüzleşen first samaraya daha fazla karşı koyamayacaktır...first bekle beni gelicem...dayan... paaatt küüütttt çekilin be yolumdan zombilerde bi türlü bitmiyo ya!!! hayatım bekle beni kurtarıcam seni...bett birtakım atletik hareketlerle zombilerin arasından süzülerek mezarlığın çıkış kapısına ulaşır...first için çok endişelenmektedir ama tek çarenin bu olduğunu bilerek kendini rahatlatmaya çalışır.daha önce gelmiş oldukları klübeye girerek kopyalama makinesini bulur.kasedi koyar ve kopyalamaya başlar..."burası su kadar sessizse mutlaka bi sorun çıkacak demektir" diye kendi kendine düşünür tam o sırada samara'nın annesi çıkar ve bett le yüzyüze gelir. bett biraz ürker çünkü kadın çok çirkindir...kadın samara'yı serbest bıraktıkları için çok kızgındır ve bett e savaş açar...çirkinliğinin ve yaşlılığının yanı sıra atletik bir vücuda sahip olan kadın bett in güçsüzlüğünden faydalanarak yaralarına saldırır!!! iyice güçsüzleşen bett yere düşer.kadın bett in üstüne çıkar tam o sırada bett gümüş kolyeyi kadının gözüne saplar!!! kadın birden bire yok olur...bett kopyalanan kasedi alarak kalan son enerjisiyle first'r koşar... mezarlıkta artık hiç zombi yoktur...yerde sadece kemik kalıntıları görür...first samaranın karşısında hala savaşmaktadır... samara birden bett i farkeder...kasedin kopyalandığını görür ve artık bişey yapamayacağını anladığından gider...first derin bir ohhhh çeker...bett onu kurtardığı için çok mutludur..ama artık tamamen enerjisi tükenen bett first'ün kollarına düşer..............
first:
Herşey bitti hayatım... kurtulduk... Samara bize bişey yapamaz... çocuğumuz için daha dirençli olmalısın...(der o sırada güneş doğmaktadır, first'ün kucağındaki bett'in yüzüne güneş vurur güneş ışıklarıyla bett'in yaraları kapanır ama bett hala gözlerini açmamıştır, First, kucağındaki bett'le ormanın içinde kaybolur) Hayatım uyan...
...Ama Samara'ya ne olmuştur?... bett uayanabilecek mi?... Çocuk doğacak mı?... hepsi haftaya...
dünyaya farklı bir perspektiften bakmak isterdim....
first:
mesela...? geniş açılı mı...?
bett
evet farklı bir açıdan... daha farklı yorumlamak isterdim. olaylara daha pozitif yaklaşabilmek mesela.
first:
Pozitif veya negatif olmak tamamen düşünce tarzıyla alaklı bir şey, bunu biliyosun... "Bu ne yapmak istiyo, neden böyle yapıyo" demekle "dur bir dinliim" demek arasındaki fark bu... ya da "O Ferrari'ye biniyo, ben otobüste ayakta gidiyorum" demekle "O adamın ayakları yok tekerlekli sandalyede gidiyor, yürüyemiyor... ben ise otobüste ayakta gidebiliyorum, yürüyebiliyorum,(aman Allah'ım yürüyorum.. yürüyorum... Bu bir mucize)" demek arasındaki fark pozitif veya negatif bakmak...Tabi buna Polyanna'cılık, Hansel-Gratel'cilik, Malkoçoğlu'culuk diyebilirsiniz bu elimizde son kalanın kıymetini bilmenin pozitifliğidir... Tabi bunun bir kademe üstü Saflık olur, her zaman da pozitif olunmaz, Şavaşlara pozitif bakmanın bir anlamı yoktur mesela "Savaş olsa da şöyle bi dağlara tepeler çıksak temiz hava alsak" demekte pozitifliğin doruk noktası olur hatta salaklığa bir adım... Uzun lafın kısası (diskotekte başladı) ilk önce "iyi olacak" mantığıyla yola çıktığın vakit gerçekten pozitif oluyorsun ve inan ki yaşadığın zorluklara veya acılara narkoz etkisi oluyor o kadar da kötü hissetmiyosun ama negatifsen sonuna kadar hissedersin her acıyı...Yorumların şimdi değişmiyorsa da hayat tecrüben arttıkça değişecektir...Aslında bu konu çok derin ve şu an bağllı olduğum halat daha aşağı gitmeme izin vermiyo, beni yukarı çekin, heeyy size diyorum, heeyyyy beni duyuyo musunuz?, yukardakileeeerrrrr, ya beni çıkarın beeee, korkmaya başladım, ya halka filmindeki kız burdan çıkarsa, İmdaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaattt
bett:
merak etme o kızın orda olmadığına eminim nıhahahahaaa:DDD(ama ya ordaysa) kıhkıhkıh
first:
e o zaman çek beni ne duruyosun... imdaaaatttt, katil olursun he ben söyliiim
bett:
e elimi uzatıyorum tutmuyosun!!! trip yapacak zaman mı?!çaaabuuuuukkkarkanda bişey var!!! (nıhahahahahahaaa)
first:
Bana ne bana ne tutmııcam işte... Nee Arkamda mı?!!!... AAaaaaaaa!!!.. Tuttum elini çeeekk beni... çabuuukkk..Oh be! o ne kadar derin konuydu öyle, bir an beni orada bırakıp kaçtığını düşünmüştüm... Bak şurada bir kulübe var oraya gidelim, geceyi orada geçiririz yarın da yola çıkarız... Sesi duyuyor musun? Geliyor galiba... Koooooşşş, çabuk ol... hadi ne kadar yavaşsın yaaOhhhh vardık sonunda, kapıyı kapat, istersen elimi de bırak artık kangren olucam, çok sıkıyosun:)... Şimdi sen burada kal ben diğer odalara bakiim, istersen sende karanlıkta sinsice arkamdan gelip elini omzuma koyup, "korkma first benim" diyebilirsin çok mantıklı bir davranış hiç korkmam...Aaa!! fotoğraflara bak.. benim böyyük böyyük böyyük dedem, bu da senin böyyük böyyük böyyük deden değil mi?... yoksa bizi özellikle mi çağırdılar buraya?ayrıca senin kolun nasıl o kadar uzadı bet? can havliyle mantıklı düşünemedim.. ben takriben 150 metre derindeydim? yoksa sen...
bett:
korkma ben o sandığın kişi değilim.o arkadan koşuyodu hatırlasana ... ben hem senin elini tutarken hem nasıl arkandan koşuyo olabilirim?? bence sorun mantıksız oldu. :)evet bizi buraya özellikle çağırmış olabilirler...belki de onu yok etmek bizim görevimiz.böyyük böyyük bööyyük dedeleri bırakalım da kafa kafaya verip mantıklı düşünelim. bu arada fırsattan istifade sulanma bana bak kötü olur. ben sadece seni kurtardım :Paman Allah'ım!!!!!!!!!!!! orda bişey vaaaaaaaaaaaaaarrrrrr!!!!!!!!!!!!!!1aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!
first:
Nerdeee?!!! haniiii?!!!i Korkma be o sadece farenin gölgesi... in şu sandalyeden artık :) zaten her şey eski ve çürük şimdi düşüp bir tarafını kıracaksın, bir de seni taşımak için uğraşmiim... Bu arada doğru söyledin bizim görevimiz olabilir ama hiç silah yok burada... bir saniye sessiz ol... çalılıklardan gelen sesi duyuyor musun? sen şöminenin içine saklan... ben de şu molozu alıp dışarı çıkıcam... sakın yerinden çıkma, kıpırdama bekle... 100e kadar say gelmezsem "oh be kurtulduk" de... hayır hayır öyle deme... sabaha kadar bekle... sana söylemek istediğim bir şey var ama... neyse... ben gidiyorum...
bett:
giriyorum!! deli misin hangi şömine!!! bu eski klubede şöminenin ne işi var??!! ayrıca o fare değildi...vampirimsi bişeye benziyodu!! belki de bi at sineğiydi!!! bak bir merdiven!!! bir hafta içinde ölücezz!! ühühühüüüü daha çok gencim ben yaaaa..... gitme lütfen...ben karanlıktan ve yalnızlıktan korkarım biliyorsun...hem bana ne söliceksin???belki de...aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! arkanda samara var!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
first:
Arkamda mı? araba mı var? neyse yok bişey bu kadar korkma yanındayım... seni yalnız bırakmam tamam artık kulağımı çekmeyi bırak, burada kalıcam dedim... Ölmiicez güzelim geçicek bu günler ağlama artık, ağlama bak bende ağlııcam,... ayrıca o fareydi fare sen uyumana devam et, ahh refleks olmuş bu cümlede... gel o merdivenden yukarı çıkalım.. ben önden çıkıyorum... tamam gelebilrin... burada garip aletler var, ne bunlar, görüyor musun?
bett:
araba demedim samara dedim(bkz: halkadaki kız) neyse başkasına gitti o...oohhhh başkası var zannettim..sen neden önden çıkıyosun böcekler beni yesin diye mi?dur bende bakıyım neler varmış orda...hıııımm...first şurda bazı anahtarlar var.acaba neden burdalar???
first:
Samara... anladım da seni rahatlatmak için söyledim , bak ne kadar rahatsın hatta ayaklarını uzatmışsın öyle ohhh... sende amma huysuzsun senin için önden çıkıyorum tabi ki, bu anahtarlar acaba... evet sanırım buldum, kızı kurtarmamız lazım, yok bunu denemişlerdi olmamıştı... AAa şuradaki pencereye baksana, burada halattan bir merdiven var... önden sen in ama nedenini sorma bana.. şu beyaz işaretler ilerdeki mezarlığa doğru gidiyor hadi bizde gidelim...
bett:
kusura bakma ama bu sefer arkadan ben inicem...mezarlık mı?! (bu hikaye nerelere gidiyor acaba?)o mezarlıkta küçük bir klübe vardı...acaba oranın anahtarı olabilir mi?bence burada daha fazla kalmayalım...başımıza bi iş gelebilir...ayrıca biz kızı kurtarmıcaz. onu avlıcaz. sen ve ben avcıyız artık bundan sonra.(hadi hikayeleri karıştıralım)(ben buffyy gibi olıyım bari:) )çabuk koşmalıyız fazla vakit yok peşimizdeler!!! o sopaları da al yanına! koooooooooşşşşş
first:
höööhh... koştur koştur pestilim çıktı... Şu senin bahsettiğin kulube mi? hadi kapısını açalım...Neee... Şlapps..Çotanakk..Ihhh.. Burada zombiler var bett, arkana dikkat et, bak senin hayatını kurtardım yine sonra dır dır ediyosun evde, eve gelirken insan bir poşet üzüm alır, bişey alır diye... yine geliyorlar...Yakalaaaa... sen anahtarla kapıyı aç ben geliyorum... Kapıyı kapaaaaattt... heh içerdeyiz... Aaa bu adamın işi ne burada "Amca ne arıyosun burada" "Evladım ben Mevlana camii koruma ve yaşatma derneğinden geldim bağaş topluyorum" "Yaaa amca get... delirdin mi yaa çık dışarı" Beeeetttt eğiiilll....
bett:
o bağış falan toplamıyo dedim sana!! kılık değiştirmiş. al şunu vur kafasına!!!! o zombiler nerden çıktı ya çok korktum! bu arada söylediklerini duymadım zannetme! almıyosun üzüm falan! saçlarımı süpürge ediyorum senin için iki güzel söz söylemiyosun! arkanda(paaaaaaattt!tamam hayatını kurtardım.nerde kalmıştık?? yazık ama banada.....artık sevmiyosun zaten hissediyorum! aaahhhhhhh!!! bacağımda bişey var!!! bu ne yaa!! bi kol bu!!!!!!!!!!! kurtar beni al şunu?!!?!!!!ühühühüüüüü ne biçim yer burası yaa dışarı da çıkamıcaz! bu kapı çok dayanmaz...aaa bak şurda aşağı doğru inen basamaklar var...tut elimi beraber incez bu sefer.kaçmak yok.... yerde bişey var!!!!
first:
neden o zaman arkasına bakmadan gitti, yazıktır adama...ayrıca seni sevmesem buralara gelmezdim...evimde dünya kupasını seyrederdim....neyse şimdi tartışmanın sırası değil... aşağıdaki tabuta benziyo...elindeki anahtarlığı versene, galiba diğer anahtar tabutu açıyor... açma deme bana... lütfen bett elimi bırak... açmam lazım... hayır senin açmana izin veremem... O da ne?!! kendi kendine açılıyo bu tabut... bu ne ışık hüzmesi böyle...kaç, gel şu oluğa girelim... Aaa bu vampirrr... elinde de kaset var ... görüyo musun?
bett:
ne kaseti?? ya bizi görürse?? ona karşı koymak için hac ya da sarımsak gerekiyo! ben müslümanım hacla işim olmaz! sarımsak da bu mezarlıkta olmayacağından....aa buldum!! şu sopaları al demiştim almadın mı!!!!!!!!!!!!! aa şaşırdım nasıl oldu da bi dediğimi de yaptın?evde temizliğe yarddım et desem yapmazsın... dur ver onları bana hac yapıcam geldiği zaman... iyiki vakti zamanında dövüş sanatlarını öğrenmişim...seni sevdiğim için şanslısın...sevmesem seni burda ölüme terkedebilirdim...ayrıca yalan söyleme bana bidaha..evlenirken siyah kuşak sahibi olduğunu söylemiştin.görüyorum ki yeşili geçememişsin. aaaaaaaaaaaaa dikkat et first!!!!! şaaap şıılaannnkkk!!!!! eğil dedim!!!! ahhhhhh ......sadece vampir yokmuş o tabutta.... zombilerle savaşmalıyız!!!! ahhhhh!! sanırım bana bişeler oluyo...
first:
Ne oluyo canım... bett... Slaappps!!! Şırankkk!! bett... beett... Yettiniz len... Çotanaaaak!! Dırapssss!!!Oh be zombi mombi kalmadı etrafta...(bett yerde yatmaktadır, first bettin boynundaki gümüş kolyeyi görür ve onu çıkararak) "Sevgilim, biraz daha dayan şimdi geliyorum... beni yalnız bırakma sakın" der ve vampirin üstüne doğru koşar... Çatannkk!!... Drapsss!!!... (Vampirle first yerde boğuşurken first elindeki gümüş kolyeyi düşürdüğünü farkeder) Lanet olssunn... Kotannnkk!!!... (ve birden vampir firstün yanına yığılır kalır, arkadan bett görünür, firstün düşürdüğü gümüş kolyeyi vampirin kafasına zerk ederekten ve vampiri öldüren bett'de yere yığılır, first hemen bett'in yanına koşar) Beeettt... canım... ne olur ölme... beni bırakma... (first, bett'in kafasını bacaklarının üstüne koymuştur ve saçlarını okşayarak konuşurken bett şöyle demiş)
bett:
"sana bişey olucak diye çok korktum (ööhhhööö öööhhhööö) sanırım buraya kadarmış...halbuki önümüzde güzel bi hayat olduğunu düşünmüştüm( ööhhööö ööhhööö) ama göğsümde bu kadar derin bi yara varken yaşayabileceğimi zannetmiyorum...elimi bırakma sevgilim.... hamileydim..." (der ve bett yığılır kalır)
first:
beeettt...beeettt... AAAAAAAAHHHHH beettt...(first çok sevdiği bett'i kaybettiğini düşünür vampirin yanına gider ve bett'in kolyesini çıkarır, sonra bett'in yanına giderek elindeki kolyeyi betin göğsündeki kanayan yaraya koyar, birden bett'in yarası kapanır, çünkü vampirin ölümsüzlüğü bett'e geçmiştir) Ahhh sevgilim... yaşıyosun... mmmmm....mmmmmm.mmmmmmmm (2,5 dakikalık bir öpüşme sahnesi)...Hadi bett şu kaseti de alalım hemen çıkalım buradan... seni kaybettim diye çok korktum, bir daha senin yanından asla ayrılmayacağım, eve gidelim pencereleri bile ben silicem sözz... ama hala halletmemez gereken bir sorun var Samara... bu kaseti hemen kopyalamalıyız... bu sefer ben önden gidicem elimi tut...
bett:
sevgilim beni ölümsüz yaptın şimdi sıra sende...uzat boynunu(bett first ün boynundaki yaraya kolyeyi bastırır) artık herşey tamamen değişti...ölümsüz olduğumuza göre kimse bize bişey yapamaz.tabii ki samaradan başka!!! aman tanrım!!! kaset nerde??!! üst katta mı kaldı?? ayrıca dışardaki zombiler de bekliyo!! aşkım hadi bişeyler yapmamız lazım... tabutun içinde bişey buldum...bu bir sır olabilir....
first:
Sevgilim, senin için öleceğim gibi ölümsüz de olabilirim ama biliyorsun ki bu sadece 7 gün sürecek, çünkü biz ölümsüz olmadan önce bu büyüye maruz kalmıştık, Hayır bett, kaset yukarda değil... tabutun içinde... hatta o gördüğün şey kaset... hadi güzelim beraber yukarı çıkalım, kolye sende kalsın, ben şu tabutun kenarındaki demirleri çıkarayım, bunları kullanırız... al bett... (göz göze gelirler) sana söylemek istediğim bir şey vardı ya bett... şimdi söylüyorum... seni seviyorum... (bett tam ağzını açıp bir şey söyleyecekken) hadi bett hemen yukarı çıkalım... (yukarı çıkarlar) koş bett... koşşş... (kapıya gelirler) ama kapının arkasından zombilerin seslerini duyarlar... sonra bett şöyle der
bett:
yerden bir kol gördüm ve hareket ediyo! aaaaaaaaaaaaaaaa!!!! first napıcaz! tamam ölümsüz oldum ama yaram hala geçmedi...bu yarayla savaşabileceğimi zannetmiyorum.bandaj gibi bişey lazım...şu mumyanın bandajlarını alsak??sanırım bu mezar tek kişilik değil.yerlerden çıkan uzantılar nee??fiiiiiiiiiiirrrrrrrssssssssstt!!!!!!!!aaaaaaaaaaaaaaaaa!!! dikkat et!!! şşııllaaapp!!!.... şşraaannkkk!!! ayyyyy!!! dırş dırş dırş...
first:
Dışarısı buradan farklı değil bett... çlank!!!.. Fsssppp!! Fsssppp!! uhaaahh... ben kapıyı açıyorum burada tıkılıp kalmayalım çıkamayız... beeett arkanda!!! elindeki demiri kullan.. .Iggghhh... Iggghhh kapı açılmıyo bett... anahtarlar!!! anahtarlar nerde? (Mevlana Camii için bağaş toplayan amca firstün yanına gelir ve) "Ben açarım evladım" der (first'ün gözleri parlar) Tabi amca ne duruyosun hemen aç, nasıl bu kadar soğuk kanlısın?Amca "Senden bağaş bekliyorum" Yaaa veririz amca... beeeett.... Şlank!!! hayatım buraya gel, amca açacak kapıyı... (Amca cebinden anahtarları çıkarırken firste bakar gözleri tamamen siyaha döner, Bu adamın kılık değiştirmiş bir iblis olduğunu anlayan first hemen bett'in elindeki kolyeyi alarak adamın anlının çatına saplar ve adam ölür) Bett, haklıymışsın sevgilim, ama bize doğru yaklaşıyorlar... anahtarlarla kapıyı açayım ben... şu gömleğimi al dışarı çıkınca tampon yaparım (der ve kapıyı açıp çıkarlar çıktıklarında gözlerine inanamazlar) Bu neeee??????
bett:
sana demiştim demekten nefret ediyorum! bi kez de beni dinle adam kousunda haklı çıkmıştım.bak yine haklı çıktım! sana kapıyı açma dedim?!!! ne yapıcaz şimdi...bana acil tampon lazım!!!ya hep benden öncelikli işlerin oluyo!!! bak samara ayin düzenlemiş...sessiz ol...arkaları bize dönük..sanırım samara onları bizim üzerimize salıcak...bu arada arkamızdan gelen ölü şahsiyetleri de unutmayalım...mümkün olabildiğince sessiz olmalıyız.. hatta hayatım zombi taklidi mi yapsak???aman allahım!!!!!!!!!!!!!!!!!!dikkat et!!!!
first:
Şrannkkk!!! nasıl uçurdum ama kafasını... gel şöyle şu ağacın altına gidelim... cııırtttt.. cıııırttt şimdi biraz acıyacak, al şu dalı acıdığı zaman onu ısır... yaranın içini biraz temizlemeliyim... tamam (bett acı içinde bağırır) tamam hayatım şu düğümü de atayım.... heh... her ne kadar kan kaybından ölemeyecek de olsan... yine de yapalım... Zombi taklidi yapamayız hayatım onların yüzü bem beyaz... anlarlar hemen... Bence bir an evvel Samara'nın müritlerinden kurtulalım... AAAa şu ağacın üstünde küçük bir kulübe var... gel oraya çıkalım... sessiz ol... (çocukların yaptığı küçük ağaç evin çıkarlar) AAa bett, burada ok var... yay da var... ee ne duruyorum... helva mı yapmam gerekiyordu? yok yok... beth sende şuradaki sapanı al... samaranın etrafındaki vampir ve zombi çemberini yok edelim....sonra da onu öldürürüz.... sssfffff!!! sssffff!!! plapssss!!! plapsss!!!! (bir taraftan first bir taraftan bett zombileri vururlar, fakat arkalarından gelen ölüler, onları farkeder ve hepsi aşağıya doluşur) Bett...yapacağımız şeyi tahmin ediyorsun değil mi? evet aynen onu yapıcaz...
bett:
ben onu yapamam... unuttun mu...hamileyim dedim... ühühühüüüüü başka bişey bul hemen...
first:
Evet bett.. bi çocuğumuz olucak ama ağlama lütfen... buradan kurtulmak için diyorum... (Bett heee o mu? diye yanıtlar) evet o, şimdi buraya çıkmak için kullanığımız halattan merdiveni getir buraya... heh ben şu oka bağlayayım bu halatı... şimdi ben bunu kulubeye atıcam... oradan kulubeye kadar kayıcaz... dikkatli ol sevgilim, zombilerin üzerinden geçicez... (first daha önce üst katına çıktıkları kulubeye doğru oku atar ve tam pencerenin üstünü vurur) Hadi bett sarıl bana... (bett göğsündeki yara nedeniyle hala güçsüzdür) tamam o zaman sırtıma çık boynumu tut... (der ve aşağı doğru hızla kayarlar kulübeye varmalarına ramak kala, bett'in eli kayar ve zombilerin arasına düşer) Beeeettt... sevgiliiiim... (diye bağıran first halatı bırakır ve zombilerin arasına dalar) Pat!! Küt!!! Aahhh!!! OFFF!!! @!?! (yerde kıvranan bett elindeki kolyeyi gösterek first'e bişeyler söylemeye çalışır)
bett:
paatt küütt!!! al sana!!! bana vurabileceğini mi zannettin aşağılık zombi!!! first!! al şu kolyeyi...sana bir tane daha almamız gerektiğini söylemiştim!! ne demek alamam...sana atarsam zombiler de alabilir bunu!!! ( bett birden kolyeye zombilerin asla dokunamayacağını ve kolyeye dahi bakamayacaklarını hatırlar) alın bakalım!!!! first telaşlanma seni kurtarmaya geliyorum.kolyeyi zombilere doğru tutarak bana yaklaşmamalarını sağladım!! nihahahahaaaa... al aşkım artık kolye sende kalsın.ne de olsa ölümsüzüz.bak samara bize doğru o garip yürüyüşüyle gelmeye başladı!!!! ona kolye de etki etmez şimdi!!!klubeden aldığımız o demirler nerde????? aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! (bett birşeyi hesaba katmamıştır...)
first:
Bettt... Şlapss..Şrankkk...(zombilerle savaş eden first elindeki kolyeyle bütün zombileri öldürür) ve samara'yla karşı karşıya kalır... tam o sırada bişeyi hesaba katmayan bett, o şeyi hesaba katar... (sona yaklaşalım lütfen sevgilim diye bağırır first :D)
bett:
bett samaraya karşı yapılabilecek tek şeyin kasedi kopyalamak olduğunu hatırlar.yalnız tek sorun kopyalama makinesinin orada olmamasıdır... iyice güçsüzleşen first samaraya daha fazla karşı koyamayacaktır...first bekle beni gelicem...dayan... paaatt küüütttt çekilin be yolumdan zombilerde bi türlü bitmiyo ya!!! hayatım bekle beni kurtarıcam seni...bett birtakım atletik hareketlerle zombilerin arasından süzülerek mezarlığın çıkış kapısına ulaşır...first için çok endişelenmektedir ama tek çarenin bu olduğunu bilerek kendini rahatlatmaya çalışır.daha önce gelmiş oldukları klübeye girerek kopyalama makinesini bulur.kasedi koyar ve kopyalamaya başlar..."burası su kadar sessizse mutlaka bi sorun çıkacak demektir" diye kendi kendine düşünür tam o sırada samara'nın annesi çıkar ve bett le yüzyüze gelir. bett biraz ürker çünkü kadın çok çirkindir...kadın samara'yı serbest bıraktıkları için çok kızgındır ve bett e savaş açar...çirkinliğinin ve yaşlılığının yanı sıra atletik bir vücuda sahip olan kadın bett in güçsüzlüğünden faydalanarak yaralarına saldırır!!! iyice güçsüzleşen bett yere düşer.kadın bett in üstüne çıkar tam o sırada bett gümüş kolyeyi kadının gözüne saplar!!! kadın birden bire yok olur...bett kopyalanan kasedi alarak kalan son enerjisiyle first'r koşar... mezarlıkta artık hiç zombi yoktur...yerde sadece kemik kalıntıları görür...first samaranın karşısında hala savaşmaktadır... samara birden bett i farkeder...kasedin kopyalandığını görür ve artık bişey yapamayacağını anladığından gider...first derin bir ohhhh çeker...bett onu kurtardığı için çok mutludur..ama artık tamamen enerjisi tükenen bett first'ün kollarına düşer..............
first:
Herşey bitti hayatım... kurtulduk... Samara bize bişey yapamaz... çocuğumuz için daha dirençli olmalısın...(der o sırada güneş doğmaktadır, first'ün kucağındaki bett'in yüzüne güneş vurur güneş ışıklarıyla bett'in yaraları kapanır ama bett hala gözlerini açmamıştır, First, kucağındaki bett'le ormanın içinde kaybolur) Hayatım uyan...
...Ama Samara'ya ne olmuştur?... bett uayanabilecek mi?... Çocuk doğacak mı?... hepsi haftaya...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)