Sevgili Ruhlarımız için bugün Gıranç tatlısı yapıp yiyeceğiz, hazır mısınız hanımlar, beyler? kalemi kağıdı alın televizyonun karşısına geçin, ben bekliyorum sizi....
2 Kulak
3 Fincan Nirvana-in bloom
3 Fincan Pearl Jam-Yellow Ledbetter
1,5 çorba kaşığı Alice in Chains-Down in a hole
2 çorba kaşığı Stone Temple Pilots-Plush
1 paket Soundgarden-Black Hole Sun
üzerine içmek için 2 su bardağı Kola
krema için
1 su bardağı Pearl Jam-Black
1 paket Nirvana-The Man Who Sold The World
1 su bardağı Silverchair-I Miss You Love
1 çorba kaşığı Alice in Chains-Would?
1 su bardağı Stone Temple Pilots-Interstate Love Song
1 çorba kaşığı Soundgarden-Pretty Nose
Yapılışı:
in bloom ve yellow ledbetter’ı çırpın.2 çorba kaşığı I Miss You Love ve Pretty Nose’u ekleyin. biraz çırptıktan sonra Would? ve Black Hole Sun koyup çırpın.yağlanmış winampa yayın.175 derece wolumü açılmış kolona koyun.30 dk sonra üzerine 2 su bardağı kola için ve dinlemeye devam edin. Dinledikten sonra Down in a hole ve plush’ı The Man Who Sold The World'e karıştırarak pişirin ve bir güzel ruhunuza boca edin
AFİYET OLSUN
9 Haziran 2006
Üvey çocuğum Blog
Açık söylemek gerekirse kendi sayfamda dahil olmak üzere şu ana kadar 5 blog sayfasına baktım... yani bir elinizde 4 parmak yoksa bir elin parmakları kadar sayfaya bakmışım demektir ve sadece 3 blog sayfasına yorum yaptım... onlara da sıklıkla bakamıyorum... "zaman sadece birazcık zaman" diye bir şarkı vardı aynen öyle işte... bana bu lazım... anlatmak istediğim ise bu blog sayfasına önem verememin nedeni budur
fazla zamanı olana varsa adresimi vereyim bana göndersin... nı ahahha
sayfalar : Yad edelim :) ehue
İncir çeerdeeeğ (ilk burun sızım ya da göz ağrım)
Kıristal rüyalar/hayaller (Kalimero diyen insan)
Huy/suz ve tatlı/sız
En son da Kuğu gırtlağı
bir The Man Who sold The World (bu sayfa çok kötüydü hiç beğenmedim :)
işte öyleyken böyle ...
fazla zamanı olana varsa adresimi vereyim bana göndersin... nı ahahha
sayfalar : Yad edelim :) ehue
İncir çeerdeeeğ (ilk burun sızım ya da göz ağrım)
Kıristal rüyalar/hayaller (Kalimero diyen insan)
Huy/suz ve tatlı/sız
En son da Kuğu gırtlağı
bir The Man Who sold The World (bu sayfa çok kötüydü hiç beğenmedim :)
işte öyleyken böyle ...
YEAR ME ARE ALL “IK” BEEN 9 FACE SEX’N BEER
Yıl Sex’n beer bir kış günü, dediğim gibi bir kış günü. Bir kış günü bu kadar mı kış günü olur? Cevap: “-Evet bir kış günü bu kadar kış günü olur”. Çaktırmadan üşüten buz gibi bir hava ama yağmur yok, kar yok, bir tek rüzgar geziyor sokaklarda başı boş bir şekilde, ağızdan çıkan her kelime her nefes havaya dağılan beyaz duman şeklinde görünüyordu. O kadar ki eski yıllar olsa ve dumanla haberleşme hala geçerliliğini korusa ağız okuyan insanlar yerine ağızdan çıkan buharla iletişim kuran insanlar olacak…abarttım mı? hayır.. olabilirdi…yok yok abarttım
İşte o gün herkes yollara çıkmış eldivenleri, kaşkolları, bereleri, montları, gocukları, çorapları, şapkaları, gocukları, atkıları, kulaklıkları, mp3 çalan sidi pileyırları ve yine gocuklarıyla etrafta dolaşıyorlardı kimileri işlerine gidiyor, kimileri geziyor, kimileri de “-Ulan neden dışarı çıkmıştım ben” diye düşünüp evlerine geri dönüyordu, o gün cumartesiydi kimsenin yarının ne getireceği hakkında bir bilgisi yoktu, çünkü kimse medyum değildi... Ama orada bir yerde bir şeyler oluyordu...
Sarı küçük müstakil bir evden 2 insan dışarı çıkmıştı ve aceleleri vardı, erkek olan hızlı adım atmaya çalışıyor ama yanındaki bayanı bırakmamak amacıyla kendini frenliyor ve yavaş adımlar atıyordu acaba nedendi? Adam 23 yaşında hatta 24’ten gün almış gibi görünen kumral uzun İspanyol saçlı mavi gözlü 1,65-70 boyunda biriydi yanındaki ise uzun siyah saçlı 19-20 yaşlarında ela gözlü bir genç kızdı ama onu diğer genç kızlardan ayıran bir farklılık vardı acaba neydi? Saçları mı? Gözleri mi? boyunun 1,70-75 olması mı? yoksa karnının diğer kızlara göre daha büyük olması mı? Neydi? Aman Allah’ım Neydi?
Ya bu genç kadın karnına yastık koyup gezmeyi seviyordu, ya da karnında gaz vardı, çünkü orantısız biçimde karnı şişmişti ve eliyle karnını tutuyordu yoksa parasını orada mı saklıyordu hı? bu tam bir muammaydı. İçinden çıkılmaz bir durum, bir sürü seçenek vardı ama cevap yoktu?
Bir süre sonra Genç adam, kızın kolonu bırakarak yola doğru koştu ve şu çok önemli cümleyi sarf etti:
-Heyyy Taksi
Bu lafı duyan şoförün gözleri yaşardı, yavaşça sağa çekti ve
-Bana mı dedin?
diye sordu
Telaşlı adam: “Evet sana dedim” dedi ve ekledi “Biraz bekle geliyoruz şimdi”
Taksi şoförü yaşaran gözlerine hakim olamadı ve şarıl şarıl ağlamaya başladı sonra cevap verdi:
-Tamam bekliyorum
Ama sonra Genç adam vazgeçti taksiye bindi ve “-Şu sokağa girelim” dedi gözü yaşlı taksi şoförü
“Tamam bayım” diye cevap verdi, bu taksici adam kesinlikle çok Amerikan filmi seyretmişti
Bu durumu hiç düşünmeye bile fırsatı olmayan genç adam karnında ne olduğunu bilmediğimiz kadının yanına koştu. Sonra düşündü ”-Ben biraz önce taksiye binmiştim şimdi niye koşuyorum” ama önemli değildi çünkü koşarak o genç kızın yanına gelmişti bile ve taksi de hemen önlerindeydi.
Genç adam kapıyı açmış ve kadının içeri girmesine yardım ediyordu ağlayan taksi şoförü onları yaşlı gözlerle seyrediyordu, sonra “Abi selpağın var mı?” diye telaşlı adama sordu, karnında bişey olan genç kız şoföre dik dik baktı ve bağırmaya başladı “ Aaaahhh , Oooffff “ ve “The aaahhhh and the Oooffff” taksi şoförü kadının ne demek istediğini anlamasa da onaylar gözlerle baktı ve kafasını aşağı yukarı sallayarak “Hı hı evet” dedi ve önüne döndü.
Sonunda herkes taksiye binmiş ve yerleşmişti arkada karnının neden şişkin olduğu ve neden bağırdı belli olmayan bir genç kız, önde neden ağladığı belli olmayan bir taksi şoförü ve yanında neden telaşlı olduğu belli olmayan genç bir adam vardı sonra telaşlı genç adam taksi şoförüne:
“-Bakırköy’e hastaneye gidicez, çabuk ol” dedi
Acaba ne olacaktı? Hangi hastaneye, neden gidiyorlardı? Taksimetre ne kadar yazacaktı? Kim şampiyon olacaktı? Dolar yükselecek mi yoksa düşecek mıydı?
Artık yoldaydılar ve gidiyordular, herkesin gözü yoldaydı, Telaşlı genç adam taksi şoförüne
“-Dur” dedi, taksi şoförü hemen durdu, telaşlı adam yoldaki gözleri aldı, taksiye tekrar bindi ve
“-Şimdi devam edebilirsin” dedi ve yola devam ettiler. Taksi şoförü hızının yarısı kadar mesafeyle öndeki arabayı takip ediyordu, emniyet kemeri takıyor ve bütün kurallara riayet ediyordu ama hala ağlıyordu, arkadaki gizem dolu genç kız ise her türlü ünlü ve ünsüz kuramına ters düşen bağırışlarla oturuyordu ve arada bir “-Geliyoooo, Geliyoooo” diyordu ama ne geldiğini söylemiyordu vahiy mi geliyordu? Aklına fikir mi geliyordu? Yoksa piyasaya sıcak para mı geliyordu? Bilinmiyordu ama bilinen tek şey bu bağırışlar acı içerikli bağırışlar olduğuydu çünkü telaşlı genç adam ”-Çabuk olsana yaaa, bas gaza görmüyo musun nasıl acı çektiini?” diye hönkürdü
ama bunu söylerken ilk defa aklına “Bu adam niye ağlıyor?” sorusu geldi. Sormaya yeltendi fakat sonra -“Amaaan banane benim derdim başımdan aşkın” diyerek kafasını sağa çevirdi ve tabelaları okumaya başladı, bazen de yola baktı.
Bu sırada kendine dikiz aynasında bakan şoför “-Adam haklı hızlı gitmeliyim” dedi gaza basarken içinden tekrar “-Bu ne biçim gün be” dedi ve “Keşke Kral fm diye arabesk müzik çalan özel radyo istasyonu olsa da ben de onu dinlesem, sonra bütün radyolar kapansa da bende antenime siyah kurdele taksam protesto etsem, yeniden açılsalar” diye uzun bir dilekte bulundu., Bilmiyordu ki seneler sonra “-Keşke başka bir şey isteseydim” diyecekti
Onbeş dakika sonra hastaneye gelmişlerdi hastanenin önüne park eden taksi şoförü kendi kendini terkin etmişçesine artık ağlamıyordu, ama genç kız feryat figan bağırmaya devam ediyordu, adam ise hala telaşlıydı ve arabadan hızlıca inmeye çalıştı ama inemedi çünkü kapıyı açmamıştı, sonra kapıyı açtı ve dışarı çıktı arkaya doğru yöneldi ve genç kızın kolundan tutup dışarı çıkarmaya çalıştı ama yine kapıyı açmayı unuttuğundan bunu başaramamıştı sonra kapıyı açtı, genç kızı çıkardu ve hızla hastaneye doğru yöneldiler, taksi şoförü de arkalarından koşmaya başladı ve bağırdı
“-Hey, abi, bakarmasın”
Telaşlı adam arkasına baktı, genç kız ise nefes nefeseydi ve bir kolunu adamın omzuna dolamıştı
“-Ne oldu?” dedi, dediği anda parayı vermediği aklına geldi, tam elini cebine atmıştı ki…
Taksi şoförü :
“-Abi neden ağladığımı merak etmiyo musun?” diye sordu
Telaşlı, geç kızın kolu omzunda olan adam cevap verdi:
“-Hayır”
Taksi Şoförü :
“-Ama bunları okuyanlar merak etti, tek kendin varmışsın gibi düşünme” dedi
Telaşlı, yanındaki genç kızın kolu omzunda olan ve üşümeye başlayan adam cevap verdi
“-İyi söyle ama çabuk ol“
Taksi şoförü :
-Sarı renkli dört koltuklu Ferrari aldım herkes taksi zannediyo artık sıkıldım, bunaldım, psikolojim bozuldu sen de taksi deyince bir an kendimi koy verdim işte sonra ağladım
Telaşlı, yanındaki genç kızın kolu omzunda olan, üşümeye başlayan ve birde kızan genç adam cevap verdi :
-“Banane yaa, ben mi dur dedim sana?”
Halbuki O, “Hey taksi” ünlemiyle seslenmişti, sarı Ferrari’li adamda gocunmuştu.
Taksi şoförü zannedilen Ferrari sürücüsü yine ağlamaya başladı ve cevap verdi
-“Ne demişler, iyilik yap denize at, size iyilik yaramaz zaten, nankörler”
Karnında ne olduğu belli olmayan ve bu konuşmalar sırasında bağıran, öğüren ve boş zamanlarında kitap okuyan genç kız araya girdi :
-“Hadi be başlıcam şimdi sizin muhabbetinize ölüyorum beeennn”
Bu bağırışı duyan insanlar genç kıza merakla baktılar, esefle kınadılar, sevinçle zıpladılar,
Abdullah’la el sıkıştılar.
Sonra taksi şoförü zannedilen Ferrari sürücüsü de çalınabilme ihtimali yüzünden Ferrari’sine koşar adım gitmeye başladı, ve Ferrari’sine bindi tam o sırada kalabalık içinden bir ses yükseldi
“-Boşmusun?
Ferrari şoförü çok kızdı ve Sex’n beer yılında ne kadar küfür varsa hepsini alfabetik sıraya göre saydırdı. Sonra bu adamdan haber alınamadı zaten bu hikayede başrolde değildi ama şunu duyduk adı Bilge’ymiş, Ferrari’sini satmış ve birde kitap yazmış “FERRARİSİNİ SATAN BİLGE” adıyla.
Herneyse, Sonunda telaşlı genç adam ve genç kız hastaneye girmiş doğumhaneye bölümüne girmişler, ve telaşlı genç adam doktora şöyle söylemiş:
-Karım hamile, doğurmak üzere hemen ilgilenir misiniz?”
Doktor cevap vermiş :
-“Bizim işimiz bu beyefendi ama akşamları ud çalıyorum istersen gel odada sana biraz ud çalayım.
Telaşlı Genç Adam büyük bir şaşkınlıkla gözlerini açmış doktora bakmış ve içinden
“–Allah’ım bugün bütün cinsler benimi buluyo? diye sormuş
Doktor:
-“Bak düzgün konuş benle ilgilenmem karınla hee” diye bir tehdit savurmuş, savurduğu bu tehdit oradan geçen bir hemşirenin başına gelmiş hemşire orada bayılmış.
Telaşlı GençAdam içinden konuştuğunu zannederken sesli konuştuğunun farkına varmış ama geç olmuş, ne yapsın-mış olmuş-muş birkerey-miş, -miş, -muş
En nihayetinde Hamile olduğunu öğrendiğimiz genç kız odaya alınmış, yatağa yatırılmış, o bağıran çağıran, feryat figan, acı çeken genç kızdan eser kalmamış, sanki o gitmişte yerine süt dökmüş bir kedi gelmiş, hademe hemen kediyi yataktan kaldırmış “-Nerden geldi lan bu kedi?” diye söylenirken çarşafları değiştirmiş ve sonra hemşireler genç kızı başka yatağa koymuşlar, kediyi de dışarıya bırakmışlar
Doktor:
-“Buraya kediyi getireni bi bulursam …” diyerek Sex’n beer yılında içinde “Ebe” geçen bütün küfürleri söylemiş ve sonra kendisinde aynı işi yaptığını fark ederek susmuş, sonra telaşlı genç adama dönerek
-“Karının sancıları geçmiş ama her an yeniden başlayabilir sen yanında dur eğer bir hareketlenme olursa beni çağırırsın, ben şimdi holde baygın yatan hemşireyle ilgilenicem”. demiş
Genç Adam dışından seslice:
-“Tabi doktor bey” demiş
Doktor giderken arkalarından bakan çift kafalarını çevirince bir an göz göze gelmişler, Sonra kadın:
-“Aaa bu hastanede Televizyon var” demiş sonra eline kumandayı almış TRT1 ve TRT4 arasında zap yapmış sonra kocasına dönerek “- Kumadan nerden çıktı bilmiyorum ama televizyonun önüne mavi cam koymaları çok iyi olmuş Adams ailesini Siyah beyaz değil de Mavi olarak izlicem” demiş
Sonra konuşmaya başlamışlar.
Kocası:
“-Evet iyi düşünmüşler, sen kendini nasıl hissediyosun?
Kadın:
“-Bana hissedi “yosun” nasıl dersin he? Sensin yosun”
Adam:
“-Öyle demek istememiştim, yanlış anladın”
Kadın:
“-Sen “memiş” olabilirsin ama ben yosun değilim”
Adam
“-Öff tamam hamilesin ve alıngansın”
Kadın
“-Hayır ben hamile değilim sensin hamile”
Adam
“-Tamam benim hamile” demiş konuyu kapatmak için
Kadın:
“-Kimden hamilesin he? Neden benim haberim yok” diye çıkışmış
Adam gülerek:
“-Hadi sen uyu dinlen biraz” demiş
Kadın gözünü kapatır kapatmaz hemen uyumuş, adamda tam arkasına yaslanıp uyuyacakken odaya bir trafik polisi girmiş
Trafik polisi:
-“Abi siz Ferrari’yle giderken benimde repliklerim vardı sizi durduracaktım sonra konuşacaktım atladın abi.” diye serzenişte bulunmuş
Adam:
-“Hı öylemi? valla çok acelemiz vardı o yüzden” demiş
Trafik polisi ısrarla:
- Abi ben çok heyecanlıydım ilk defa oynuyorum böyle bir şey de şimdi söylesem olur mı? bak söylüyorum hatta demiş ve bütün replikleri söylemeye başlamış
-“Ehliyet ruhsat lütfen, -Çok hızlı gidiyordunuz, -Ceza yazmak zorundayım, -Evet, - Evet, -Öyle mi? Tamam.-Sağlıklı doğar inşallah –İsterseniz Eskortluk edeyim –Tamam –İyi günler,” diyerek bütün repliklerini söylemiş ve odayı terk etmiş
Adam –“Oh be demiş” ve uykuya dalmış, sabaha karşı 4:45 civarında tekrar bağırmaya başlayan hamile genç kızının sesiyle uyanmış, hemen doktorlara haber vermiş doktorlar kadını hemen doğumhaneye alıp küçük bir veletin dünyaya gözlerini açmasını sağlamışlar Pazar günü sabaha karşı 05:00 yani Year Me Are All “IK” Been 9 Face Sex’n Beer’de.
Bu velet de doğduğunda “ınga” ve buna benzeyen ağlama ismini verdiğimiz sesleri çıkarmış.
Bu ağlamaların tercümesi her bebek de olduğu gibi şudur
“-Hayır hayıııır kesmeyin onu ulan göbeğimi kestiniz kanım yerde kalmaz , Kim vurdu lan popoma, düz çevirin beni oğlum bak elimden bir kaza çıkacak , hey! burası neresi beni yerime koyun lan üşüyoruuumm, sizi gidi teşhirciler çabuk üstüme giyecek bir şey verin, bu içime çektiğim şey de ne? Daha önce yoktu böyle bir şey ne lan bu, bir alıp bir veriyorum hep böyle mi olacak koyun lan beni yerimeeee,”
İnsanlar bebekliklerine dair şeyleri neden hatırlamaz işte bu yüzden, çünkü her çocuk büyüyünce doktorunu yani ona bu eziyeti yapan kişiyi öldürmek veya dövmek isteyecektir.
Zaten bir bebeğin soğuk kanlı olabileceğini düşünebiliyor musunuz ? Öyle olsaydı şunları derdi :
-Herkese selam, beyaz önlüklü ablalarım ve ağabeylerim, kesin göbek bağımı biraz acıyacak ama sorun değil, büyüyünce unuturum, abi popoma yavaş vur ben ağlamıcam ama istiyosan bi ses çıkarabilirim, havluya sarın beni üşümeyeyim, bir yıkayın he şöyle, koyun şimdi beni o camdan şeyin içine, ohh be şöyle adam akıllı bir yatamadık aylardır iki büklüm durdum, artıklarla beslen, yok birisi kulağını dayar, birisi abuk sabuk sözler eder Kurtuldum yaa , 10 kere tekme attım anlamıyolar en sonunda çıktım Allah’a şükür.”
O gün Telaşlı Genç Adamla Karnı Şişkin Genç Kızın bir erkek çocuğu dünyaya gelmişti, Telaşlı adam artık Baba, Karnı şişkin kadın ise Anne adlarını almışlardı ve bu adları kimseye vermeye niyetleri yoktu çünkü çocukları çok sağlıklı, çok güzel ve sapasağlam doğmuştu ilk çocuk ve ilk torundu, bütün sülalede sevinç hakimdi, sonra sevinç hakimliği bırakıp başka mesleğe yönelmişti.
Not: İnsan hiç kendi doğum günü için kendine bir şey yazar mı? Evet yazar... işte yukarda
Başlık gün ay ve yıl... hikayenin içinde geçen olaylar tamamen hayal ürünüdür : )
İşte o gün herkes yollara çıkmış eldivenleri, kaşkolları, bereleri, montları, gocukları, çorapları, şapkaları, gocukları, atkıları, kulaklıkları, mp3 çalan sidi pileyırları ve yine gocuklarıyla etrafta dolaşıyorlardı kimileri işlerine gidiyor, kimileri geziyor, kimileri de “-Ulan neden dışarı çıkmıştım ben” diye düşünüp evlerine geri dönüyordu, o gün cumartesiydi kimsenin yarının ne getireceği hakkında bir bilgisi yoktu, çünkü kimse medyum değildi... Ama orada bir yerde bir şeyler oluyordu...
Sarı küçük müstakil bir evden 2 insan dışarı çıkmıştı ve aceleleri vardı, erkek olan hızlı adım atmaya çalışıyor ama yanındaki bayanı bırakmamak amacıyla kendini frenliyor ve yavaş adımlar atıyordu acaba nedendi? Adam 23 yaşında hatta 24’ten gün almış gibi görünen kumral uzun İspanyol saçlı mavi gözlü 1,65-70 boyunda biriydi yanındaki ise uzun siyah saçlı 19-20 yaşlarında ela gözlü bir genç kızdı ama onu diğer genç kızlardan ayıran bir farklılık vardı acaba neydi? Saçları mı? Gözleri mi? boyunun 1,70-75 olması mı? yoksa karnının diğer kızlara göre daha büyük olması mı? Neydi? Aman Allah’ım Neydi?
Ya bu genç kadın karnına yastık koyup gezmeyi seviyordu, ya da karnında gaz vardı, çünkü orantısız biçimde karnı şişmişti ve eliyle karnını tutuyordu yoksa parasını orada mı saklıyordu hı? bu tam bir muammaydı. İçinden çıkılmaz bir durum, bir sürü seçenek vardı ama cevap yoktu?
Bir süre sonra Genç adam, kızın kolonu bırakarak yola doğru koştu ve şu çok önemli cümleyi sarf etti:
-Heyyy Taksi
Bu lafı duyan şoförün gözleri yaşardı, yavaşça sağa çekti ve
-Bana mı dedin?
diye sordu
Telaşlı adam: “Evet sana dedim” dedi ve ekledi “Biraz bekle geliyoruz şimdi”
Taksi şoförü yaşaran gözlerine hakim olamadı ve şarıl şarıl ağlamaya başladı sonra cevap verdi:
-Tamam bekliyorum
Ama sonra Genç adam vazgeçti taksiye bindi ve “-Şu sokağa girelim” dedi gözü yaşlı taksi şoförü
“Tamam bayım” diye cevap verdi, bu taksici adam kesinlikle çok Amerikan filmi seyretmişti
Bu durumu hiç düşünmeye bile fırsatı olmayan genç adam karnında ne olduğunu bilmediğimiz kadının yanına koştu. Sonra düşündü ”-Ben biraz önce taksiye binmiştim şimdi niye koşuyorum” ama önemli değildi çünkü koşarak o genç kızın yanına gelmişti bile ve taksi de hemen önlerindeydi.
Genç adam kapıyı açmış ve kadının içeri girmesine yardım ediyordu ağlayan taksi şoförü onları yaşlı gözlerle seyrediyordu, sonra “Abi selpağın var mı?” diye telaşlı adama sordu, karnında bişey olan genç kız şoföre dik dik baktı ve bağırmaya başladı “ Aaaahhh , Oooffff “ ve “The aaahhhh and the Oooffff” taksi şoförü kadının ne demek istediğini anlamasa da onaylar gözlerle baktı ve kafasını aşağı yukarı sallayarak “Hı hı evet” dedi ve önüne döndü.
Sonunda herkes taksiye binmiş ve yerleşmişti arkada karnının neden şişkin olduğu ve neden bağırdı belli olmayan bir genç kız, önde neden ağladığı belli olmayan bir taksi şoförü ve yanında neden telaşlı olduğu belli olmayan genç bir adam vardı sonra telaşlı genç adam taksi şoförüne:
“-Bakırköy’e hastaneye gidicez, çabuk ol” dedi
Acaba ne olacaktı? Hangi hastaneye, neden gidiyorlardı? Taksimetre ne kadar yazacaktı? Kim şampiyon olacaktı? Dolar yükselecek mi yoksa düşecek mıydı?
Artık yoldaydılar ve gidiyordular, herkesin gözü yoldaydı, Telaşlı genç adam taksi şoförüne
“-Dur” dedi, taksi şoförü hemen durdu, telaşlı adam yoldaki gözleri aldı, taksiye tekrar bindi ve
“-Şimdi devam edebilirsin” dedi ve yola devam ettiler. Taksi şoförü hızının yarısı kadar mesafeyle öndeki arabayı takip ediyordu, emniyet kemeri takıyor ve bütün kurallara riayet ediyordu ama hala ağlıyordu, arkadaki gizem dolu genç kız ise her türlü ünlü ve ünsüz kuramına ters düşen bağırışlarla oturuyordu ve arada bir “-Geliyoooo, Geliyoooo” diyordu ama ne geldiğini söylemiyordu vahiy mi geliyordu? Aklına fikir mi geliyordu? Yoksa piyasaya sıcak para mı geliyordu? Bilinmiyordu ama bilinen tek şey bu bağırışlar acı içerikli bağırışlar olduğuydu çünkü telaşlı genç adam ”-Çabuk olsana yaaa, bas gaza görmüyo musun nasıl acı çektiini?” diye hönkürdü
ama bunu söylerken ilk defa aklına “Bu adam niye ağlıyor?” sorusu geldi. Sormaya yeltendi fakat sonra -“Amaaan banane benim derdim başımdan aşkın” diyerek kafasını sağa çevirdi ve tabelaları okumaya başladı, bazen de yola baktı.
Bu sırada kendine dikiz aynasında bakan şoför “-Adam haklı hızlı gitmeliyim” dedi gaza basarken içinden tekrar “-Bu ne biçim gün be” dedi ve “Keşke Kral fm diye arabesk müzik çalan özel radyo istasyonu olsa da ben de onu dinlesem, sonra bütün radyolar kapansa da bende antenime siyah kurdele taksam protesto etsem, yeniden açılsalar” diye uzun bir dilekte bulundu., Bilmiyordu ki seneler sonra “-Keşke başka bir şey isteseydim” diyecekti
Onbeş dakika sonra hastaneye gelmişlerdi hastanenin önüne park eden taksi şoförü kendi kendini terkin etmişçesine artık ağlamıyordu, ama genç kız feryat figan bağırmaya devam ediyordu, adam ise hala telaşlıydı ve arabadan hızlıca inmeye çalıştı ama inemedi çünkü kapıyı açmamıştı, sonra kapıyı açtı ve dışarı çıktı arkaya doğru yöneldi ve genç kızın kolundan tutup dışarı çıkarmaya çalıştı ama yine kapıyı açmayı unuttuğundan bunu başaramamıştı sonra kapıyı açtı, genç kızı çıkardu ve hızla hastaneye doğru yöneldiler, taksi şoförü de arkalarından koşmaya başladı ve bağırdı
“-Hey, abi, bakarmasın”
Telaşlı adam arkasına baktı, genç kız ise nefes nefeseydi ve bir kolunu adamın omzuna dolamıştı
“-Ne oldu?” dedi, dediği anda parayı vermediği aklına geldi, tam elini cebine atmıştı ki…
Taksi şoförü :
“-Abi neden ağladığımı merak etmiyo musun?” diye sordu
Telaşlı, geç kızın kolu omzunda olan adam cevap verdi:
“-Hayır”
Taksi Şoförü :
“-Ama bunları okuyanlar merak etti, tek kendin varmışsın gibi düşünme” dedi
Telaşlı, yanındaki genç kızın kolu omzunda olan ve üşümeye başlayan adam cevap verdi
“-İyi söyle ama çabuk ol“
Taksi şoförü :
-Sarı renkli dört koltuklu Ferrari aldım herkes taksi zannediyo artık sıkıldım, bunaldım, psikolojim bozuldu sen de taksi deyince bir an kendimi koy verdim işte sonra ağladım
Telaşlı, yanındaki genç kızın kolu omzunda olan, üşümeye başlayan ve birde kızan genç adam cevap verdi :
-“Banane yaa, ben mi dur dedim sana?”
Halbuki O, “Hey taksi” ünlemiyle seslenmişti, sarı Ferrari’li adamda gocunmuştu.
Taksi şoförü zannedilen Ferrari sürücüsü yine ağlamaya başladı ve cevap verdi
-“Ne demişler, iyilik yap denize at, size iyilik yaramaz zaten, nankörler”
Karnında ne olduğu belli olmayan ve bu konuşmalar sırasında bağıran, öğüren ve boş zamanlarında kitap okuyan genç kız araya girdi :
-“Hadi be başlıcam şimdi sizin muhabbetinize ölüyorum beeennn”
Bu bağırışı duyan insanlar genç kıza merakla baktılar, esefle kınadılar, sevinçle zıpladılar,
Abdullah’la el sıkıştılar.
Sonra taksi şoförü zannedilen Ferrari sürücüsü de çalınabilme ihtimali yüzünden Ferrari’sine koşar adım gitmeye başladı, ve Ferrari’sine bindi tam o sırada kalabalık içinden bir ses yükseldi
“-Boşmusun?
Ferrari şoförü çok kızdı ve Sex’n beer yılında ne kadar küfür varsa hepsini alfabetik sıraya göre saydırdı. Sonra bu adamdan haber alınamadı zaten bu hikayede başrolde değildi ama şunu duyduk adı Bilge’ymiş, Ferrari’sini satmış ve birde kitap yazmış “FERRARİSİNİ SATAN BİLGE” adıyla.
Herneyse, Sonunda telaşlı genç adam ve genç kız hastaneye girmiş doğumhaneye bölümüne girmişler, ve telaşlı genç adam doktora şöyle söylemiş:
-Karım hamile, doğurmak üzere hemen ilgilenir misiniz?”
Doktor cevap vermiş :
-“Bizim işimiz bu beyefendi ama akşamları ud çalıyorum istersen gel odada sana biraz ud çalayım.
Telaşlı Genç Adam büyük bir şaşkınlıkla gözlerini açmış doktora bakmış ve içinden
“–Allah’ım bugün bütün cinsler benimi buluyo? diye sormuş
Doktor:
-“Bak düzgün konuş benle ilgilenmem karınla hee” diye bir tehdit savurmuş, savurduğu bu tehdit oradan geçen bir hemşirenin başına gelmiş hemşire orada bayılmış.
Telaşlı GençAdam içinden konuştuğunu zannederken sesli konuştuğunun farkına varmış ama geç olmuş, ne yapsın-mış olmuş-muş birkerey-miş, -miş, -muş
En nihayetinde Hamile olduğunu öğrendiğimiz genç kız odaya alınmış, yatağa yatırılmış, o bağıran çağıran, feryat figan, acı çeken genç kızdan eser kalmamış, sanki o gitmişte yerine süt dökmüş bir kedi gelmiş, hademe hemen kediyi yataktan kaldırmış “-Nerden geldi lan bu kedi?” diye söylenirken çarşafları değiştirmiş ve sonra hemşireler genç kızı başka yatağa koymuşlar, kediyi de dışarıya bırakmışlar
Doktor:
-“Buraya kediyi getireni bi bulursam …” diyerek Sex’n beer yılında içinde “Ebe” geçen bütün küfürleri söylemiş ve sonra kendisinde aynı işi yaptığını fark ederek susmuş, sonra telaşlı genç adama dönerek
-“Karının sancıları geçmiş ama her an yeniden başlayabilir sen yanında dur eğer bir hareketlenme olursa beni çağırırsın, ben şimdi holde baygın yatan hemşireyle ilgilenicem”. demiş
Genç Adam dışından seslice:
-“Tabi doktor bey” demiş
Doktor giderken arkalarından bakan çift kafalarını çevirince bir an göz göze gelmişler, Sonra kadın:
-“Aaa bu hastanede Televizyon var” demiş sonra eline kumandayı almış TRT1 ve TRT4 arasında zap yapmış sonra kocasına dönerek “- Kumadan nerden çıktı bilmiyorum ama televizyonun önüne mavi cam koymaları çok iyi olmuş Adams ailesini Siyah beyaz değil de Mavi olarak izlicem” demiş
Sonra konuşmaya başlamışlar.
Kocası:
“-Evet iyi düşünmüşler, sen kendini nasıl hissediyosun?
Kadın:
“-Bana hissedi “yosun” nasıl dersin he? Sensin yosun”
Adam:
“-Öyle demek istememiştim, yanlış anladın”
Kadın:
“-Sen “memiş” olabilirsin ama ben yosun değilim”
Adam
“-Öff tamam hamilesin ve alıngansın”
Kadın
“-Hayır ben hamile değilim sensin hamile”
Adam
“-Tamam benim hamile” demiş konuyu kapatmak için
Kadın:
“-Kimden hamilesin he? Neden benim haberim yok” diye çıkışmış
Adam gülerek:
“-Hadi sen uyu dinlen biraz” demiş
Kadın gözünü kapatır kapatmaz hemen uyumuş, adamda tam arkasına yaslanıp uyuyacakken odaya bir trafik polisi girmiş
Trafik polisi:
-“Abi siz Ferrari’yle giderken benimde repliklerim vardı sizi durduracaktım sonra konuşacaktım atladın abi.” diye serzenişte bulunmuş
Adam:
-“Hı öylemi? valla çok acelemiz vardı o yüzden” demiş
Trafik polisi ısrarla:
- Abi ben çok heyecanlıydım ilk defa oynuyorum böyle bir şey de şimdi söylesem olur mı? bak söylüyorum hatta demiş ve bütün replikleri söylemeye başlamış
-“Ehliyet ruhsat lütfen, -Çok hızlı gidiyordunuz, -Ceza yazmak zorundayım, -Evet, - Evet, -Öyle mi? Tamam.-Sağlıklı doğar inşallah –İsterseniz Eskortluk edeyim –Tamam –İyi günler,” diyerek bütün repliklerini söylemiş ve odayı terk etmiş
Adam –“Oh be demiş” ve uykuya dalmış, sabaha karşı 4:45 civarında tekrar bağırmaya başlayan hamile genç kızının sesiyle uyanmış, hemen doktorlara haber vermiş doktorlar kadını hemen doğumhaneye alıp küçük bir veletin dünyaya gözlerini açmasını sağlamışlar Pazar günü sabaha karşı 05:00 yani Year Me Are All “IK” Been 9 Face Sex’n Beer’de.
Bu velet de doğduğunda “ınga” ve buna benzeyen ağlama ismini verdiğimiz sesleri çıkarmış.
Bu ağlamaların tercümesi her bebek de olduğu gibi şudur
“-Hayır hayıııır kesmeyin onu ulan göbeğimi kestiniz kanım yerde kalmaz , Kim vurdu lan popoma, düz çevirin beni oğlum bak elimden bir kaza çıkacak , hey! burası neresi beni yerime koyun lan üşüyoruuumm, sizi gidi teşhirciler çabuk üstüme giyecek bir şey verin, bu içime çektiğim şey de ne? Daha önce yoktu böyle bir şey ne lan bu, bir alıp bir veriyorum hep böyle mi olacak koyun lan beni yerimeeee,”
İnsanlar bebekliklerine dair şeyleri neden hatırlamaz işte bu yüzden, çünkü her çocuk büyüyünce doktorunu yani ona bu eziyeti yapan kişiyi öldürmek veya dövmek isteyecektir.
Zaten bir bebeğin soğuk kanlı olabileceğini düşünebiliyor musunuz ? Öyle olsaydı şunları derdi :
-Herkese selam, beyaz önlüklü ablalarım ve ağabeylerim, kesin göbek bağımı biraz acıyacak ama sorun değil, büyüyünce unuturum, abi popoma yavaş vur ben ağlamıcam ama istiyosan bi ses çıkarabilirim, havluya sarın beni üşümeyeyim, bir yıkayın he şöyle, koyun şimdi beni o camdan şeyin içine, ohh be şöyle adam akıllı bir yatamadık aylardır iki büklüm durdum, artıklarla beslen, yok birisi kulağını dayar, birisi abuk sabuk sözler eder Kurtuldum yaa , 10 kere tekme attım anlamıyolar en sonunda çıktım Allah’a şükür.”
O gün Telaşlı Genç Adamla Karnı Şişkin Genç Kızın bir erkek çocuğu dünyaya gelmişti, Telaşlı adam artık Baba, Karnı şişkin kadın ise Anne adlarını almışlardı ve bu adları kimseye vermeye niyetleri yoktu çünkü çocukları çok sağlıklı, çok güzel ve sapasağlam doğmuştu ilk çocuk ve ilk torundu, bütün sülalede sevinç hakimdi, sonra sevinç hakimliği bırakıp başka mesleğe yönelmişti.
Not: İnsan hiç kendi doğum günü için kendine bir şey yazar mı? Evet yazar... işte yukarda
Başlık gün ay ve yıl... hikayenin içinde geçen olaylar tamamen hayal ürünüdür : )
Vs... vs... vs... vs...
Kalk, Tuvalete git, Banyoya git, Çay iç, Fıstık Ezmesi ye, 426. Kanalı aç, Müzik dinle, İşe git, playlist hazırla, telefon et, 96.2 Radyo Eksen dinle, İpek arıbaş dinle, stüdyoyu ayarla, Ayça Şen Başkan dinle, Yemek ye, Snickers ye, Elma suyu iç, Crax yeşil pakette baharatlı kraker ye, Asprin al, fantastik-korku içerikli kitabından en az 3 sayfa yaz ya da romantik-komedi tarazı senaryonu yazmaya devam et, aklına gelen yeni bir şey varsa kaydet, stüdyoya git(in), 2 saat çalış(ın), yeni şarkıları kaydet(in), eve gel, en az yarım saat gitarla çalış, şarkılarına çalış, bilgisayarı aç, the man who sold the world, come as you are, yellow ledbetter, down in a hole, interstate love song, black hole sun, i am the highway, fall to pieces, vs... dinle, Call of Dutty 2, NHL 06 ya da FM 06 oyna, web sayfanı yap, msn’i aç, arkadaşlarınla konuş, yazılarını sitelere ekle, sitelere göz gezdir, maillerine bak, Müebbet Muhabbet’i seyret, South Park’ı, The X Files’ı, Curb your Enthusiasm seyret, derslerine çalış, okula git, keman solfej dersine git, Sinemaya git ya da cd al, elemanlarla buluş, programına hazırlan, 10:30’da başla(yın) 3:30’da bitir(in), redbull iç, sohbet et, sıcak çikolata iç, eve git, dinlen, tekrar başa dön
Bir haftalık maratonum böyle,... yukarda yazılanlar ayrı ayrı günlere sığdırdığım şeyler, uykuyu sevmediğim için şanslıyım, bünyemin de maşallahı var....
Ayrıca günlerin 30 saate çıkması için imza kampanyası başlattım, şu ana kadar tek imza veren benim :(
işte öyleyken böyle
Bir haftalık maratonum böyle,... yukarda yazılanlar ayrı ayrı günlere sığdırdığım şeyler, uykuyu sevmediğim için şanslıyım, bünyemin de maşallahı var....
Ayrıca günlerin 30 saate çıkması için imza kampanyası başlattım, şu ana kadar tek imza veren benim :(
işte öyleyken böyle
Kaydol:
Yorumlar (Atom)