22 Haziran 2006

KOMPOSTO AŞ SAHİBİ İLE RÖPORTAJ

Merhaba sevgili okuyucularım Ben Işıl Dak, bu haftaki ilk konuğum, yıllardır bize hoşaf ve komposto içiren girişimci atılımcı genç iş adamlarımızdan The Man Who Sold The World, bize ilk günden bugüne kadar yaşadığı her şeyi anlatan The Man Who Sold The World nereden gelip nereye ulaştığım ve bütün girişim ve atılımlarını tüm açık sözlülüğüyle anlattı,
Uzun ve bir o kadar da sıkıcı.. pardon yani keyifli röportajı yapmak için gittiğim Evinde The Man Who Sold The World’ü kendi ürettiği kompostosunu içerken bulduk.

I.D : Merhaba
T.M.W.S.T.W: Sağol
I.D : Nasılsın?
T.M.W.S.T.W: Sağol
Pek Sıcak bir başlangıç olmamıştı, hatta çok ciddiydik ben hemen soru sormaya başladım
İlk sorum Nasılsınız? Oldu, O da iyim “Sen nasılsınız?“ Diyerek yanıt verdi. Tekil ve çoğul kelimeleri bir arada kullanan bu beyefendiye “iyiyim” dedikten sonra konuya geçtim.
I.D : Sayın The Man Who Sold The World, komposto ve hoşafı kutularda ve şişelerde satma fikri aklınıza nasıl geldi?
T.M.W.S.T.W: Çok sıcak bir gündü arabayla ananeme gidiyordum, haliyle çok susamıştım bir buçuk saatlik bir yoldan sonra ananeme vardığımda hemen buzdolabını açtım ve karşımda, su, kola, ayran ve komposto vardı tabi ki biraz sürüncemeden sonra SU içtim çünkü suyun yerini hiç bir şey tutmaz, sonra duş yaptım falan çıkışta tekrar buz dolabına gittiğimde bu sefer Vişne kompostosu içtim... Tadı çok güzel olan bu içeceğin neden istediğimiz zaman bakkallardan ve marketlerden alınamadığını düşündüm, o günden sonra çeşitli girişimlerde bulundum ve ilk olarak...

“Salatalık alacaksın rendele vs…”

I.D : Hooop sakin olun daha o soruyu sormadım, peki o günden sonra ne oldu? Şimdi devam edin
T.M.W.S.T.W: Sana ne?
I.D : Ne? (Hııı bir nevi karşı ateş) Pardon, demin lafınızı kestim… diyerek sözüne devam etmesini sağladım
T.M.W.S.T.W: Tamam, devam ediyorum bir daha lafımı kesme, dediğim gibi ilk olarak vişne kompostosu yaptık ananemin öncülüğünde, bunu şişelerde marketlere sattık baktık ki çok tutuluyor bir işyeri açtık, vişne, kayısı, kompostosundan ananas kompostosuna kadar uzanan bir yelpazemiz oldu, biz gitgide büyüyorduk ilk fabrikamızı açtık kompostoları ve hoşafları asitli ve asitsiz olarak çeşitlendirdik.
I.D : Peki diğer çeşitleri nasıl buldunuz, bu fikirler nasıl doğdu?
T.M.W.S.T.W: Baktım ki çok para kazanıyoruz biraz risk almak istedim ilk olarak KARPUZ SUYU (asitli ve asitsiz) sonra CACIK yaparak bunları Karton KUTU, 330 ml’lik demir KUTU, 1 litre ve 2 litrelik plastik şişelerde satmaya başladık, bunlar hep aklımdaki fikirlerdi zaten mesela karpuz yerken aslında sadece suyunu içiyoruz, onu eve taşımak bir dert, kesmek bir dert ya da cacık için yoğurt alacaksın, salatalık alacaksın rendele vs… uzun işler… işte Komposto Aş burada devreye girip insanlara bu hizmetleri sundu.
I.D : Peki bu süreçte karşılaştığınız zorluklar nelerdi? Bu pazara kendinizi nasıl kabul ettirdiniz?
T.M.W.S.T.W: Tabi ki zorluklar yaşadık, insanlar ilk önce Vişne kompostolarının içindeki çekirdekten şikayet etti sonra temiz olup olmadığı konusunda tartışmalar çıktı hatta TBMM’de soru önergesi verildi... bir ara fabrikalarım kapandı…
I.D : Peki bunları nasıl aştınız?
T.M.W.S.T.W: İlk önce kilo verdim, sonra hızlı koşarak daha yukarı zıpladım ve bütün engelleri aştım
I.D : Iğğğyyyyyy (Hayatımda duyduğum en kötü espriden daha kötü bu espriyi duyunca tüylerim diken diken olmuştu, hatta bu espri bile değildi, bişey di, tanımsız bişey)
T.M.W.S.T.W: Çok kötüydü dime? Neyse... Sonra bende yeni elemanlar alarak bütün çekirdekli meyvelerin çekirdeklerini çıkarttırdım, temizlik konusunda Uğur Dündar’ı çağırdım, beraber reklam filmi çektik, sonra ben bütün işlemlerin yapıldığı odalara, işçilere, tuvaletlere kadar kamera taktım, isteyen herkes http://www.kompostoas.com/’dan istediği kamerayı seçip her şeyi izleyebiliyordu, tüketicinin hoşuna gitti, güvendiler... gerisi geldi

“Dünya da en çok tanınan marka KOMPOSTO”

I.D : Şimdi dünya tarafından tanınan bir markasınız, 10 larca fabrikanız ve 1000 lerce çalışanınız var, peki yeni planlarınız var mı? Varsa ne?
T.M.W.S.T.W: Ayrıca şunu eklemek istiyorum şu an Dünya da en çok tanınan marka KOMPOSTO... ne güzel isim değil mi? bütün sesli harfler O, Türkçe’mizde bütün harfleri O olan başka bir kelime var mı? Iııııı... aslında aklıma şimdi bir tane geldi ama onun da son harfi U... neyse bunu röportajdan çıkarır mısınız Işıl Dak hanım
I.D : Tabi... Çıkarırım (Dedim ama çıkarmadım gördüğünüz gibi) Siz devam edin
T.M.W.S.T.W: Yeni planlarım var arkadaşlarım gerekli çalışmaları yapıyorlar
I.D : Peki birkaç tane söyleyebilir misiniz?
T.M.W.S.T.W: Birkaç tane örnek... Mesela Meyve Aromalı Su yapıyoruz yakında çıkacak, dikkatinizi iterim Meyve Aromalı Su, Meyve suyu değil... ayrıca 330 ml Kutu çay ve Fincana benzeyen kutusu olan Türk kahvesi üzerine çalışıyoruz, kutu açıldığı anda mis gibi sıcak Çay veya Telveli Türk kahvesi içebileceğiz, kutular bir nevi termos görevi görecek... tabi bunların bazı handikapları var mesela çayın bayatlaması sorunu gibi, bunu yok etmeye çalışıyoruz. Mühendislerim geceli gündüzlü çalışıyor .
I.D : Bu kadar mı?
T.M.W.S.T.W: Hayır... bir de elinin körü var
I.D : Siz nasıl konuşuyorsunuz benle, saygılı onun lütfen..
T.M.W.S.T.W: Yooo yanlış anladınız siz beni “Ally’nin likörü” demek istedim, dev bir ortaklık yaptık, bundan sonra Dünyaya bu adla likör ihraç edeceğiz. Biliyorsunuz daha önce Kırmızı ve beyaz şarabı karıştırarak yeni bir Türk şarabı elde etmiştik ve büyük rağbet görmüştü,
I.D : Evet gerçekten güzeldi bende içmiştim, bu konuya biraz ara verip sizin sanata düşkünlüğünüzden bahsetmek istiyorum. “KOMPOSTO VE BEN” “HOŞAF GİBİ GEÇTİ” ve “ÖNÜNE BAKSANA BE“ isimli üç kitabınız var ve en son “Önüne Baksana Be!” isimli kitabınız en çok satan kitaplar arasında 1 numara.
T.M.W.S.T.W: Evet öyleymiş bende duydum.

Rock Festivali düzenliyoruz “ROCK’N KOMPOSTO”

I.D : Ama bir sinema filmi yaptınız ve sadece 3.500 kişi geldi, onlarda sizin çalışanlarınızmış diyorlar doğru mu? Ayrıca filmin müziklerini de siz yapmıştınız neyiniz var sizin kuzum?
T.M.W.S.T.W: “Bu kızı bir yerden tanıyorum ama nerden” isimli filmim sanat filmiydi, Türkiye o filmi anlayamadı ve hiçbir çalışanıma bu filme gidin demedim o ayrı, o ayrı.
Filmin müziklerini yaptım dersek yanlış söylemiş oluruz... ben müzikler için film yaptım..
I.D : Hııı... anlamadım ama geçelim, başka bir planınız projeniz veya krokiniz var mı? Yeni inşaat alanları, boş arsalar buldunuz mu? Yeni ihalelere girdiniz mi? inşaatı bitip teslim ettiğiniz ve hak ediş bedelini ödediğiniz yerler nereler? Ah Pardon... sizden sonra şu sıralar adından sıkça söz edilen bir İnşaat şirketinin sahibiyle röportajım var da sorularım karışmış... Siz devam edin ben de sorularımı bulayım.
T.M.W.S.T.W: Kendi adımızı verdiğimiz bir Rock Festivali düzenliyoruz “ROCK’N KOMPOSTO” çok iyi grup ve şarkıcıları bu yaz İstanbul’a getiriyoruz
I.D : Örnek verir misiniz?
T.M.W.S.T.W: Sürpriz olsun, yakında afişleri asacağız o zaman görürsünüz.
I.D : Röportajımızın sonuna yaklaşıyoruz, sizin söylemek istediğiniz bir şey var mı?
T.M.W.S.T.W: Ne? Hı? Pardon sizi dinlemiyordum gözü daldı, tekrar sorar mısınız?

“Gark!!”

I.D : Dedim ki; Röportajımızın sonuna yaklaşıyoruz, sizin söylemek istediğiniz bir şey var mı?
T.M.W.S.T.W: Tabi var herkes bu yaz Komposto ve hoşaf içsin, piyasaya yeni çıkaracağımız asitli karpuz suyunu da tatmayı unutmasınlar.
I.D : Bu biraz reklam içerikli oldu galiba he? Sizin gibi genç girişimcilere mesajınız olacak mı?
T.M.W.S.T.W: Gark!! Af edersiniz... mi?
I.D : Yarasın efendim (Röportaj yaparken Asitli Kompostolarımızı yudumluyorduk)
T.M.W.S.T.W: Gördüğünüz gibi başka içeceklerden hiç farkı yok, hem de öz be öz Türk içeceği
İ.D : Bu güzel Röportaj için size teşekkür ediyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum
T.M.W.S.T.W: Sağolun bu sizin ilk röportajınız galiba Işıl Dak hanım, biraz fevrisiniz ama bunu da düzeltirseniz iyi bir gazeteci olursunuz...
İ.D : Sağolun
T.M.W.S.T.W: Bir de şunu eklemek istiyorum 2006 Yazında herkes KOMPOSTO içsin…

Hiç yorum yok: