8 Ağustos 2006

IŞIL DAK'ın ROPORTAJLARI (İnşaat Holdingi Sahibi ile Roportaj)

Sevgili okuyucular, ilk röportajımda da olduğu gibi bugünde İş dünyasında son zamanlarda yapmış olduğu işlerle adından sıkça söz ettiren bir başka başarılı bir iş adamı The Man Who Sold The World ile sohbet ettik.
Kendisi, İnşaat alanında yaptığı yenilikleri ve değişik mimarileri ile tanınıyor, Dünyada en çok kazanan inşaat şirketi olma başarısını da elinde bulunduruyor, bu şirketin birinci adamı The Man Who Sold The World’e başarısının sırrını konuşmak için Üç katlı ve Hilal şeklinde havuzu olan evine konuk olduk
I.D. : Merhaba
T.M.W.S.T.W: Merhaba, hoş geldiniz Işıl Dak hanım
I.D : Hoş bulduk, ne güzel eviniz var
T.M.W.S.T.W: Sağ olun kendi çizimim üstten bakıldığında yıldız şeklinde görünüyor.
14 odası var. 1 büyük salon, 7 banyo, 7 tuvalet ve...
I.D : Neyse, Sayın The Man Who Sold The World, sonra anlatırsınız, ben şimdi asıl konuya geçmek istiyorum
T.M.W.S.T.W: Ah pardon, öve öve bitiremediğim bir yapı olduğu için kendimi tutamıyorum
I.D : Önemli değil... övülebilitesi olan bir yer gerçekten ama sizin övülecek başka inşaatlarınızda var, onlardan bahsetmek istiyorum
T.M.W.S.T.W: Tabi, buyrun kendi inşaatınızmış gibi övebilirsiniz
I.D : Mesela en son yaptığınız ve çığır açacağı tahmin edilen “Dönence” ismini verdiğiniz binalardan bahsetmek istiyorum. Çok değişik bir yapısı olan bu binaların en ilgi çeken kısmı 360 derece dönebilmeleri, bu fikir nasıl aklınıza geldi? Ne zorluklar yaşadınız?
T.M.W.S.T.W: Düşüncede sınır olmadığına inanan bir insanım, yani düşünebildiğimiz her şeyi gerçekleştirebiliriz, tabi bunun için çalışmamız gerekiyor... Biz Yap-Sat yaparak çok para kazandık ama yeni projeler için her ülkeden teklifler yağıyordu, bir gün bir telefon geldi
“-Hello Mr.T.M.W.S.T.W” dedi bende “-Hello” dedim sonra karşıdaki “Hav ar yu” dedi bende “Fayn” dedim karşıdaki herhalde sen nasılsın diye sormamı bekledi, ben demeyince telefonu yüzme kapattı, neyse bir saat sonra tekrar telefon çaldı, açtım...
yine sonradan Mr. Brown olduğunu öğrendiğim kişi aradı, Bu Mr and Mrs. Brown çifti İngilizce kitaplarından bayağı bir telif ücreti almışlar onu anlattı, çok büyük ve acayip bir otel yapmak istediğini söyledi, bizim dışımızda 4 Şirketle daha konuşmuş, herkesin projesine bakıp karar verecekmiş, tamam dedik, ben ve 2 mühendis arkadaşım hemen işe koyulduk.... Işıl dak hanım... Işıl dak hanıııım
I.D : Ahhh... kusura bakmayın içim geçmiş, siz devam edin
T.M.W.S.T.W: Uykunuz varsa şu odalardan birinde uyuyabilirisiniz
I.D : Yoooo... Uykum yok sadece gözlerimi dinlendiriyorum, sonra ne oldu?
T.M.W.S.T.W: Biz çalışmalara başladık, ikinci gün odamda uzun zamandır görmediğim bir oyuncağımı buldum...
I.D : Neydi O?
T.M.W.S.T.W: Hani küpler vardır ya, amaç onları döndürerek yan yana aynı renk olmalarını sağlarsınız
I.D : Hııı evet biliyorum
T.M.W.S.T.W: Sonra bu küpün bir bina olduğunu hayal ettim, nasıl yapabilirim handikapları nedir ve kolaylıkları nedir diye düşündüm, arkadaşlarımla paylaştım, çalışmaları bu fikir üzerinde yoğunlaştırdık son halinine getirdik ve Brown çiftine gösterdik, Brown’lar bu binayı çok beğendi ve bizi seçtiler ve son halini gördüğünüz İngiltere’de ki “360 Brown” otelini yaptık.
I.D : Bir çok insan buranın iç mimarisini merak ediyor, çünkü her kat istenildiği vakit, tek başına 360 derece dönebiliyor, sabit elektrik kabloları, kanalizasyon boruları, su boruları gibi bağlantıları nasıl yaptınız? Bunlar zarar görmüyor mu? Neden bunları açıklamadınız?
T.M.W.S.T.W: İlk başta bunu açıklamamamızın nedeni kullanım hakklarını almamış olmamızdı artık aldık şimdi kimse taklit edemeyeceği için gönül rahatlığıyla söyleyebilirim, temele dönebilen ve 12 şiddetinde bir depremde bile zarar görmeyecek bir plaka koyduk, bu özel imal ettiğimiz bir plakaydı 5 vinç aracılıyla yerleştirdik, ve sadece ortaya bir kolon yaptık genişliği ve sağlamlığını ayarladık, örnek vermek gerekirse CD’lerimizi koyduğumuz kapaklı CD’likler vardır ya onlara benzetebiliriz, alttaki plaka bütün binayı döndürebilirken kolon her zaman sabit kalıyor, katların her biri birbirinden ayrı ve kolona bağlılar... otelin içindeki merdivenler , borular, diğer tesisatlar bir kat döndüğünde iç içe giriyor veya dışarı doğru genişliyor, bu sayede o anki konumuna göre ayarlanmış oluyor...
I.D: İlginç, peki bunun bozulma ihtimali var mı? yani yanlış bir düğmeye bastılar mesela?
T.M.W.S.T.W: Tabi ki insan yapısı bunlar, bozulabilir ama kullanım şartlarına uyulursa en 50 sene bakım yapılmadan sapasağlam kalır.
I.D : Çok iyi, peki bunlar sadece sağdan sola mı dönebiliyor?
T.M.W.S.T.W: Hayır hem sağdan sola, hem soldan sağa ama yukardan aşağı yapmadık...
I.D : Pekala, bir de sizin yeni bir projeniz var.
T.M.W.S.T.W: Evet, işsizler ve evsizler gelsin bizde çalışsın, hem ev hem de iş sahibi yapalım. Şimdi ülkemizde işsizlik almış başını gitmiş, evsiz insanlar da çok işsizler de... projemizde işsizler inşaatta çalışacak evsizler ev sahibi olacak. Sonra da ev sahipleri çalışacak.
I.D : Bakın bu çok güzel bir atılım, keşke herkes sizin gibi düşünebilse
T.M.W.S.T.W: Sağ olun
I.D : Peki şikayetleriniz var mı?
T.M.W.S.T.W: Olmaz olur mu! mesela yeni yasalar gereği artık inşaatlarımızda 1 arkeolog çalıştırmak zorundaydık, biz de yeni mezun olan bir arkeologu hemen işe aldık, kendisine “kazmayla mı? kürekle mi? çalışırsın” diye sorduk bize yanıtı “Ben fırçayla çalışırım” oldu okulda öyle alışmış...
Sonra götürdük onu arsaya “işte bu arsayı kazacaksın” dedik “tamam” dedi geçti arsanın ortasına, aldı eline küçük bir çekiç, bir demir ve ıspatula ilk önce kırıyor sonra fırçayla siliyordu... dozer ve kepçeyle 2 günde bitirdiğimiz temel kazma işi 8 aydır devam ediyor, sonra biz okuldan 100 tane daha mezun arkeolog işe aldık, hepsini saldık arsaya, şimdi biraz daha hızlı ilerliyoruz... temel kazma işi bitince bu arkadaşları tuğla taşıma, çimento yapma gibi işlerde de kullanacağız. Arkeolog demek zor olduğu için ben onlara Arkadaş diyorum. ama yinede bu yasadan şikayetçiyiz, işlerimiz sekteye uğradı
I.D : Peki nasılmış sekte, iyimiymiş bari, ben uzun zamandır uğramıyorum kendisine Ahahaha
T.M.W.S.T.W: iyiymiş... lütfen Işıl Dak hanım... yakışmıyor size...
I.D : Bizim bilmediğimiz yeni projeleriniz var mı?
T.M.W.S.T.W: Var...
I.D : Örnek verecek misiniz?
T.M.W.S.T.W: Hayır
I.D : Sağ olun
T.M.W.S.T.W: Siz sağ olun
I.D : Siz sağ olun
(Sonra gülüşmeye başladık)
I.D : Teşekkürler, çok iyi bir röportajdı son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
T.M.W.S.T.W: Var...
İ.D : Söyleyecek misiniz?
T.M.W.S.T.W: Hayır
(Sinirlerim bozuldu yine güldüm)
İ.D : Tekrar görüşmek üzere
T.M.W.S.T.W: İyi günler

Hiç yorum yok: