Her şey siyah beyaz ve gri ne komik, etrafta kimse kalmadı
kendi adımlarımın sesini duyoyorum, bu saatte herkes benden korkuyo
bende bilerek üstlerine gidiyorum, eğlence olsun...
Sağda solda kocaman taşlar ver bu taşların içinde yaşayan iki ayaklılar o iki ayaklılarla beraber yaşayan köpekler hatta kediler, kuşlar
neden ben dışardayım? ben küçükken şirin değilmiydim? ya da ben hiç küçük oldum mu? evet oldum
pek bir şey hatırlamıyorum aslında, annem vardı yanımda bir kaç tane kardeşim vardı
yine karanlıktı etraf, bir taşın içindeydik
en iyi hatırladığım karnımın şimdiki gibi bomboş olduğu...
Bir gün annem gelmedi, taşın içinde iki gün bekledik çok fazla acıkmıştık
ben dışarı çıktım, çok korkuyordum ama çıktım, biraz yürüdüm ilk defa görmüştüm dışarıyı
iki ayaklıları, arabaları, küçük iki ayaklıları , yolu, kedileri, kuşları ve çöplüğü... Çöplükleri sevmiyorum,
çöplüğün içindeydi annem, orda yatıyodu, bacağı dışarı çıkmış, dili sarkmış
içinden birşeyler çıkmıştı, kötü kokuyordu, çok keskin bir koku, annemin başında bağırdım, inledim, yaladım ama kalkmadı!
çöp kutusunun arkasından başka bir köpek çıktı, "annen öldü" dedi "ölmek ne?" dedim
"yani daha önce yaptıklarını yapamayacak" dedi "yapmasın ama kalksın burdan eve gelsin" dedim
bana "daha önce eve geliyor muydu?" dedi "evet" dedim "artık gelmeyecek" dedi ağladım...
Bir tek o gün o kadar ağlamıştım, araba ezmiş annemi ve can çekişmiş saatlerce,
ezen iki ayaklı hiç umursamamış...
Neyse artık büyüdüm unuttum zaten ama burdan her araba geçisinde küfür ediyorum,
arabanın önünden arkasından küfür ediyorum sürekli... isterse beni de ezsin ne farkeder
bir sokak köpeği daha eksilir sokaktan, benim içinde bir şey farketmez zaten açlıktan ölücem
bari bir insan çıksa da karşıma ona küfür etsem, korkutsam biraz gülerim,
İlerde bir yer var orası benim evim, umarım birisi güzel bir şeyler atmıştır da en azından
iki günlük açlığımı gideririm,
Bazen keşke bende iki ayaklılarla yaşasaydım diyorum ama sonra boynunda iplerle gezen taş köpekleri görünce
iyi ki olmamış diyorum, hiç bana uygun değilim, ben özgür olmayı seviyorum, biliyorum bunun zorlukları var
hatta şu an karnımdan bir ses "var var" diyor ama sanki bu daha iyi
Hiç kendimi görmedim, nasıl birşeyim hiç bir fikrim yok, burnumu görebiliyorum sadece, burnum demişken
çok iyi koku alabiliyorum, babamı hiç tanımadım ama belki de bir av köpeğidir, heybetli bir av köpeği
belkide ayyaş bir sokak köpeği, belki de uyuz olduğu için dışlanmıştır ya da kuduz olduğu için onu uyutmuşlardır
keşke babamı bir kere görseydim, belki bana "oğlum" derdi belki beni korurdu ama yok! en azından ona bakıp
kendi görünüşüm hakkında bir fikir sahibi olabilirdim...
Bu gün çok kötü geçti benim için, bir gölge bulmak için saatlerce dolaştım, sonra su bulmak için saatlerce dolaştım
hep böyle günlerde yaşamaktan nefret ediyorum, birisini ısırsamda beni yakalayıp uyutsalar diye düşünüyorum
ya da bir arabanın altına atlamayı...
Sonra korkuyorum, ben öyle yaparsam kesin ölmem daha da beteri sakat kalırım öyle yaşamak zorunda bırakılırım diye...
Gecenin karanlığında yürürken hep böyle kendi kendime konuşurum işte, bütün dişiler bundan şikayet ediyo
çok konuşuyormuşum, konuşmamak elde mi? daha doğrusu pati de mi? hev hev... yine kendi kendimi eğlendiriyorum
birazdan kendi kuyruğumu yakalamaya çalışırım sonra biraz uluyup uyurum, yerime geldim...
Düşündüğüm gibi yine yiyecek bir şey yok, en iyisi kıvrılıp uyumak, o zaman açlığımı unuturum, yarın hatırlayana kadar...
Ne de olsa ben bir köpeğim, bir sokak köpeği... Yemesemde olur, yaşamasamda...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder