13 Eylül 2009

YAPRAKKIRAN

Kış geliyor...

Ama ilk önce Sonbahar var ve sonbahar denince akla gelen ilk görüntü yaprakların dökülüşüdür.

Dökülen yapraklar bir daha yerlerine dikilmezler ve hayatlarına gübre olarak devam ederler.

Onlar bu evreyi yaşamadan önce biz yeni bir akım başlatalım

YAPRAKKIRAN


Yaprak kırmak o kadar zevkli bir şeymiş ki bunu dün sabah keşfettim

Yolların tıkalı olması ve bu yağmurlu havada kazaların kaçınılmaz olması nedeniyle sabah arabaya binmeyip otobüsle gitmeye karar verdim.

Otobüs durağında otobüsün gelmesini beklemek kadar doğal bir şey yoktur ama beni gibi dünyada en nefret ettiği şey "beklemek" olan bir insanın normal bir bekleme standartına sahip olmaması anlayışla karşılanmalı.

Etrafta volta atarken hemen arkamdaki yaprakları gördüm ve koparmaya başladım, ondan sonra yapraklar dalında güzeldir diyerek onları koparmadan sadece kırmaya başladım.


Yaprak kırmak insana verdiği haz ve o güzel duygu anlatılamaz.

Sanki ekmeğin üzerindeki kıtırları koparıyormuşsun gibi

Sanki parmağını kıtlatıyormuşsun gibi

Sanki gece uyanıp uykulu gözlerle mutfağa girip bilmeden bir hamam böceğini eziyrmuşsun gibi

Sanki yanlış zamanlama sonucu rakip oyuncunun ayağına tekme atıyormuşsun gibi

Sanki baloncuklu naylonlardaki her bir balonu patlatıyormuşsun gibi

O çıtırdama... Ah ne güzel şey..

BU BLOGU OKUYAN HERKESİN YAPRAKLAR DÖKÜLENE KADAR EN AZ BİR KERE BU EYLEMİ YAPMASI VE ELİNDEKİ DANDİKTE OLSA GÖRÜNTÜ ALABİLEN CEP TELEFONUYLA BUNU ÇEKİP BİR YAPRAKKIRAN OLMASINI ÖNERİYORUM

Hiç yorum yok: