Saygıdeğer okuyucularım, ilk iki röportajımı çok beğeniyle okuduğunuzu bana e-mail ve güvercin yoluyla gönderdiğiniz mektuplarda okudum ve beğenmenize sevindim bazı okuyucularım duman yöntemini kullanmakta ısrar ediyor onlara da burdan sesleniyorum yapmayın vallahi billahi anlamıyorum cevap da veremiyorum bu yüzden.
Bugün sizlerle paylaşacağım röportajım son günlerde adında sıkça söz ettiren Sibel Can’ın poposu... Eve gittiğimiz de kendisi bizi ayakta karşıladı, kapının önünde şık bir tangayla duran Sibel Can’ın poposuna elimi uzattım fakat nezaket edip elini uzatmadı bende bir şaplak attım, kendisi ses çıkarmadı, sonra ben arkada o önde salona doğru yürüdük. Kendisi koltuğa oturduğunda bir anda kayboldu, hemen uyardım “Yüzünüz görünmüyor sayın Sibel Can’ın poposu” dedim, bana bir şeyler söyledi ama anlamadım çünkü koltuğa doğru konuştuğundan ses boğuk geliyordu... sonra yüzünü görebileceğim şekilde oturdu ve röportaja başladık
I.D. : Sayın Sibel Can’ın poposu ilk önce şunu sormak istiyorum, size popo mu diyeyim, kıç mı? kaba et mi? Ne dersem hoşunuza gider? Ne dememi isterseniz?
S.C.P : (Pırttt, zooortt, pıırtt, pııırrrtt, zooorrtt) Bana kaba et demeyin bir kere çok sinirleniyorum, ben çok kibar bir sanatçı poposuyum, diğer söylediklerinizi hiç duymamış olayım, sizin gibi modern gazeteci bir bayana hiç yakışmıyor, lütfen.
I.D : Tabi ki Sibel Can’ın Poposu hanfendi, ben de bu yüzden sordum zaten sinirlenmeyin diye.. (Çok sinirlenmiştim ama daha röportajın başlankıçında kötü bir şey söylemek istemiyordum) Sayın Sibel Can’ın Poposu geçen haftalarda gündeme bomba gibi düştünüz hatta osuruk bombası gibi ehehhe (ortamı ısıtmaya çalıştım ama kendisi tepki vermedi) O görüntüleri bilerek mi verdiniz?
S.C.P: (Zooortt, Pııırrttt, tısss...) Kesinlikle Hayır...! Ben yatın üstünde etrafı izliyordum, kendime oturcak rahat bir yer arıyordum tam...
I.D : Kıçınızın rahatını düşünüyordunuz yani ehehehe
S.C.P: (Pıırrrttt, toooorrttt...) Şşşşşt!!! Lütfen Işıl Dak hanım böyle yapacaksanız hiç konuşmayalım, O kıç dediğiniz zaten benim, benimle böyle sokak poposu ağzıyla konuşmayın
I.D : Pardon Sibel Can’ın Poposu hanım, affedin alışık değilim bir popoyla röportaj yapmaya o yüzden, siz devam edin anlatmaya ben “CAN” kulağıyla sizi dinliyorum..
(Aslında gülmemek için kendimi zor tutuyordum, Can Kulağı ve Can poposu karşılıklı röportaj yapıyordu ama ciddiyetimi takındım, O sırada içeri elinde şişeyle biri girdi)
S.C.P: (Tıssss, poorrttt...) Pekala, devam ediyorum o zaman... (Zorrt, tıırrrttt, zorrrrtttsss...) Ne diyordum ben bak unuttum şimdi...
I.D: “Ben yatın üstünde etrafı izliyordum, kendime oturcak rahat bir yer arıyordum tam” dediniz ve orda kaldınız
S.C.P : (Pııırrttt, Zooorrtttt, Pısssss, Tooo Tooo toooot ooooorr...) Evet, tam o sırada bir de ne göreyim, bir kamera, hemen osurdum, Sibel hanım ve yanındakiler de arkasına döndü ve kameraları gördü, herkesin dikkatini çekmeyi başarmıştım... Bizim gibi sanatçı popolarını hiç rahat yok şekerim, rahat rahat tatil yapamıyoruz, illa üzerimize don giyicez, o sıcakta don giymekte nasıl bi şey bilemezsin, nefes alamıyorum...
I.D: Tahmin edebiliyorum Sibel Can’ın Poposu ama onlarda görevini yapıyor öyle değil mi? Nerde popo varsa orda bir kamera olmalı, popo girmeyen eve doktor girer, halkımız sizin gibi ünlülerin poposunu merak ediyor, acaba neyin üstüne oturuyorlar? Rahatladıkları yer nasıl bir şeye benziyor? Bilmem anlatabiliyor muyum...?
S.C.P : (Zorrtt, tıssss, Poooohhrrrtt) Ahh bakın aklıma ne geldi... Kan ve gül, gül ve diken aşkım ve sen, birbirine dönük kıç sen ve ben.... Bilmem anlatabiliyor muyum?
(Nezaketen alkışladım ve burası inanılmaz kötü kokmaya başlamıştı çantamda kokulu mendilimi çıkarmak için uzandığımda biraz önce içeriye gelen adam elindeki şişeyi etrafa sıkmaya başladı, sonra anladım ki bu Sibel Can’ın Poposu için parfümmüş, O adam da hizmetçisi...)
I.D: Sizin hakkınızda bütün sanat camiası konuştu, yorum yaptı cevap vermediniz, Ne söylemek istersiniz?
S.C.P : (Ppfffssss... ) Hepsi kıçımın kenarı, cevap vermeye tenezzül bile etmem
I.D: Anlıyorum... (Kendini tut Işıl, kendini tut.... diye içimden sayıkladım ve gülmedim) Peki onlara cevap vermemenizin nedeni konuşunca çok koku çıkması olabilir mi? Çünkü herkes Sibel Can’ın Poposunun ağzı var dili yok dedi...
S.C.P : Yok hayatım ondan değil, cevap vermedim konu kapansın diye...
I.D : ...Ve soğuyunca konuştunuz, anlıyorum, Çok güzel bir poposunuz şimdi hakkınızı yemeyelim, yiğidi öldür hakkını ver demişler, formunuzu neye borçlusunuz?
S.C.P: (Zooorrrrrrrtttttt...) Fazla yemiyorum, dingil rejimi yaptım, az yedim ve...
I.D : Ve kıçınıza hizmetçi tuttunuz ehehehe
S.C.P: (Pırrrrttt) Işıl Dak hanım!!!!
I.D : (Yine kendimi tutamayıp rencide edecek bir espri yaptım, Sibel Can’ın poposu bana dik dik bakıyordu) Yalan mı söylüyorum Sibel Can’ın Poposu hanım, bakın orada elinde parfüm şişesiyle bir hizmetçi duruyor o sizin hizmetçiniz değil mi?
S.C.P: (Pooouuffff....zıııırrrrrt...Zoooohhhrrrtt ) Evet... hizmetçim... ama kıç demeyin bana rica ediyorum...
I.D: Ama sizde kendinize Kıç dediniz...kıçımın kenarı derken... Neyse, Sibel Can’ın Poposu, burası çok koktu, siz fazla sinirlenmeyin... Ben diğer soruma geçiyorum sizi hep Sibel Can’ın arkasında ki “destekçi”, “büyük” güç olarak tanıyoruz, Sibel Can’ı siz var ettiniz, siz olmasaydınız Sibel Can’da olmazdı siz de kendi başınıza iş yapmayı düşünüyor musunuz? Sanatsal çalışmalarınız olacak mı? kameranın önünde daha sık görünecek misiniz?
S.C.P: (Zaaarrrtt...pooorrtt...pısssfff..) Asla... Ben Sibel Can’la Çalışmaktan çok memnunum, hep onun poposu olarak kalıcam, şöhret olmak gibi bir derdim yok biz onla uzun zamandır beraberiz taaaa anasının karnındayken bugüne kadar uzun bir beraberliğimiz, dostluğumuz var, bana bazen kötü davrandı, hor kullandı, acı çektirdi, iyi kötü günlerimiz oldu ama dostluklarda olur böyle şeyler... Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Sibel Can’ın arkasındayım, Sibel Can’ın Poposu diye anılmaktan mutluluk duyuyorum, hatta onla beraber ölmek istiyorum.
I.D: Peki neden Sibel Can’ın Poposu?
S.C.P : (Fsssssssss.... Zooorttt, pooorrrtt,,pusususuf ...) Hmmm...Küçüklüğümden beri hep bunu istemişim, hatta eve misafirler geldiğinde Annemle babam “Hadi Sibel Can’ın Poposu ol bakalım görsün misafirler” derlerdi bende olurdum, Bana “-Büyüyünce ne olacaksın?” dediklerinde “Sibel Can’ın Poposu” derdim
I.D : Ve oldunuz ne mutlu size, keşke herkesin isteği gerçekleşse... Vayyy beee... Çok idealist bir popoymuşsunuz.
S.C.P : (Pıııırrtttt...tıssssss) Sağolun Işıl Dak hanım
I.D : Peki Sibel Can’ın Poposu olmasaydınız ne olurdunuz?
S.C.P : Hiç düşünmedim
I.D : Düşünün diye soruyorum zaten...
S.C.P : Biraz düşüneyim o zaman... Cenifır Lopez’in poposu olabilirdim, O da çok sevdiğim arkadaşım uzun zamandır görüşemiyoruz kendisiyle, sizin aracılığınızla selam söylüyorum...
I.D: Dünyada olmasını istemediğiniz şeyler neler? Mesela size sihirli sopayla vursalar...pardon sihirli asa verseler neleri değiştirirdiniz?
S.C.P : (Fsssss...Tıırrtt...Possss...) Hmmmm... paçalı don olmasın, pandik olmasın ve kimse taşa ve yaşa oturmasın... bunları isterdim...
I.D: Sağolun Sayın Sibel Can’ın Poposu hanım, çok güzel bir röportajdı dobra dobra osurdunuz...pardon konuştunuz...Sizle ilerleyen zamanlarda yine röportaj yapmayı isterim yalnız biraz daha fazla parfüm sıksa hizmetçiniz iyi olur.
S.C.P : Tabi ne demek Işıl Dak hanım, ben de size tekrar röportaj vermek isterim, ilk başlarda kızmıştım size ama sonra ısındım...
I.D: Eliniz olsa sıkmak isterdim ama yok... Tekrar teşekkürler, görüşmek üzere
S.C.P : (Zortingen, pırtıngen, cartıngen) İyi günler, röportaj hayatınızda başarılar dilerim
I.D: Bende size popoluk hayatınız da....
Röportaj bittiğinde bayılmak üzereydim, Sibel Can’ın Popo’suyla röportaj yapmak hoşuma gitmişti ama çok koku vardı...Her şeye rağmen mutluydum, güzel bir röportaj olmuştu, siz değerli okuyucularımla başka bir röportajda buluşmak üzere osurukla ka.... pardon esenlikle kalın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder