12 Mayıs 2006

NOEL BABA ROPÖRTAJI "2006"

Bilindiği üzere Noel baba hakkında çeşitli söylentiler vardır gerçek adı, nerede yaşadığı, nasıl bir insan olduğu vb gibi ben de bunların aslını öğrenmek için kutuplara gittim kendisiyle görüştüm uzun zamandır röportaj vermeyen ve kimseyle konuşmayan bu kişiyle görüşmem sonucunda öğrendiklerimi ve izlenimlerimi sizlerle paylaşıyorum

Kutuplara gittiğimde geyikleriyle 1 cüce karşıladı beni ilk sorduğum ona ilk söylediğim söz burası “+ kutup mu – kutup mu?” olmuştu bunu duyan cüce Türkçe olarak“Şimdi üşümeye başladım” dedi halbuki ben espri yapmamıştım ciddi ciddi sormuştum...
Sonra Noel babanın mağarasına gidene kadar hiç konuşmadım bunun en büyük nedeni ağzımın donmuş olmasıydı ve 1 saat sonra Noel Babanın inine vardık her taraf bembeyaz olduğundan yolunu öğrenemedim Noel babanın İni dışarıdan çok sade görünse de içerisi gerçekten büyüktü etrafta Deniz kabukları, Antalya kartpostalı, Türk bayrağı, Oasis Posteri, Çok sayıda oyuncak, Cin gibi elemanlar ve bir sürü kitap ilk gözüme çarpanlardı.
Ben: Merhaba Noel Baba, Nasılsın?
Noel Baba : Merhaba evlat şöyle geç otur ya da erken otur Ho Ho Ho nasıl espriydi ama
Ben : Hehhe çok güzel (hiç beğenmesem de nezaketen güzel demiştim çünkü kutuplardaydım ve geri dönüş yolunu bilmiyordum) Adın nereden geliyor Noel Baba
Noel Baba : Uzaktan geliyo Ho Ho Ho
Ben : Baba Sen Su gibi Türkçe konuşuyorsun nasıl öğrendin? (konuya girdim)
Noel Baba : Çünkü ben Türk’üm yıllarca Türkçe konuştum unutur muyum ana dilimi
Ben : Eeee anlatsana baba nasıl odluda dünyaca tanınan bir insan oldun? Neden burada yaşıyorsunuz? Neden?
Noel Baba : Ben çok eskiden Antalya da balıkçılık yapan bir adamdım karım çocuğum falan yoktu yalnızdım, namazında niyazında bir insandım, elime geçen paranın bir kısmıyla yemeğimi yiyordum geri kalanıyla çocuklara hediye alıyordum peki şimdi elimde kaç lira kalıyordu? Ho Ho Ho (yine kötü bir espri yapmıştı) Çocukları çok severdim onlarda beni çok severdi. Sonra bir Yılbaşında Milli piyangodan büyük ikramiye çıktı yalnız bir adam için çok fazlaydı ama yinede hazıra dağ dayanmaz dedim paramı çeşitli yöntemlerle kat kat arttırdım ama bunu kimse bilmedi, ben çocuklara hediye almaya devam ediyordum ama bu sefer hakkımda ileri geri konuşmaya başladılar bende bunu gizli gizli yapmalıyım dedim. Evlerin çatılarına çıkıp bacadan atıyordum hediyeleri ama genellikle sıkışıp telef oluyordu canım hediyeler, O sıralar Antalya’da ve diğer illerde evler daha yeni yeni yapılıyordu Belediyeye gidip ısrarla her evin şöminesi olması için yalvardım hatta parasını ben vereyim dedim çok ısrar ettim
(Lafın arasına girdim) Şey... bişey soracaktım ama unuttum neyse sen devam et Noel baba
Noel Baba : İşte ısrar ettim baktım olmuyor bu sefer adım deliye çıktı, bütün yatırımlarımla beraber Türkiye’yi terk ettim uzak olsun diye Amerika’ya gittim
Ben : Bir sürü doktor, bilim adamı vs… gibi yani
Noel Baba : Evet öyle ama o zaman sadece iyilik sever zengin bir adamdım şimdi adım Noel Baba
Ben: Peki bu adı nasıl aldınız, gerçek adınız ne? bu duruma nasıl geldiniz?
Noel Baba : Amerika’da yaşamak benim için ilk başta çok zordu bir ev tutmuştum ama param bloke olmuştu ne yemek yiyebiliyordum ne bir şey içebiliyordum dil bilmezdim, kültür bilmezdim o sırada bunalıma girdim saçım sakalım beyazladı, sakalım uzadı kesemedim, evlere şömineden girip hırsızlık yapıyordum yemek olsun, giyecek olsun sonra komşularım merak edip evime geldiler benle iletişime girdiler yavaş yavaş öğrendim ingilizceyi, yemek verdiler, kendimi iyi hissetmeye başlamıştım iki ay sonra paramı çekmeye başladım bende bu iyilikleri karşılığında bir şey yapmalıyım diye düşündüm ve herkese hediye verdim sonra bir yılbaşı bütün kasabanın çocuklu ailelerinin evine şömineden girip hediye bıraktım
(Ben yine araya girdim)Ben: Neden kapının önüne bırakmıyordun ya da şömine bacasından aşağıya… niye giriyorsun ki içeri?
Noel Baba : Sen bana hesap mı soruyorsun işimi mi öğretiyorsun he? Diyerek çıkıştı. Bir an ortam gerildi sonra
Ben : Senin için dedim Noel Baba daha hızlı olabilirsin öyle..
Noel Baba : Heh öyleyse başka… Ben zaten hırsızlık yaptığım dönemde bu işi çok hızlı yapabilme kabiliyetine sahip olmuştum
Ben : Eeee baba sonra…
Noel Baba : Sonra benim yaptığımı öğrendiler beni çok sevdiler ama ben şehir şehir taşınarak herkesin mutlu olmasını istedim nerdeyse bütün Amerika’yı dolaştım İngiltere, Avusturya herkese yaptım para dışkı gibiydi anlıcan Ho Ho Ho (Günün üçüncü kötü esprisini yapmıştı ama ben yine sırıtmıştım) Sonra herkes beni tanıdı işte buralara göz ettim kimsenin beni rahatsız edemeyeceği ve kolay kolay gelemeyeceği bir yer
Ben : Peki Türkiye’ye neden gelmiyorsun?
Noel Baba : Geçen sene geldim arabamda hediyelerle hırsızlar çalmış bütün hediyeleri şikayette edemedim fazla zamanım yoktu… ayrıca şömineli ev de fazla yok…
Ben : Yani Türkiye senin için bitti mi?
Noel Baba : Olur mu hiç? Ben Türk’üm her zamanda Türk kalıcam Bak kıyafetlerime Kırmızı-beyaz bu benim milliyetçiliğimin simgesi.
Ben : Heeee demek onda böyle giyiniyorsunuz?
Noel Baba : Evet
Ben : Peki şu geyikler cinler vs…Ho Ho Ho diyerek güldü ve sonra devam etti
Noel Baba : Onlar ilk başta Öküzdü Kağnı kullanıyordum karda kışta gitmek için sonra baktım bu havyanlar kaldırmıyor ölüyorlar, 9 tane geyik aldım bir kızak öyle idare ediyoruz
Ben : Ama Noel Baba niye kendine uçak, motorlu kar kızağı gibi zangoçlardan almıyosun ki?
Noel Baba : Onun benzini var tamir bakım vs… nerede yaptıracağım he? En iyisi böyle yemeğini ver çalışsın.
Ben : Bir de bunların adları var neden hepsi yabancı isim?
Noel Baba : Dasher, Dancer, Prancer, Vixen, Comet, Cupit, Donder, Blitzen ve Kırmızı Burunlu Rudolp hepsinin ismini kafiyeli olsun ve yabancılar da anlasın diye böyle koydum, Türkiye’ye gelmiyorum zaten Nerden bilcek elin gavuru Hasan’ı Hüseyin’i
Ben : Neden birinin adı kırmızı burunlu sıfatı taşıyor, diğerleri sadece tek isim?
Noel Baba : Çünkü Kırmızı burunlu
Ben : Heeeeee Noel baba beni saf yerine koymaya çalışıyordu galiba hemen bir test yapayım dedim ona
Ben : Barbie bebeğin ölçüleri kaçtır? dedim
Noel Baba : 39-23-33
Ben : Doğru. Peki “Christmas” sözcüğü nerden gelir
Noel Baba : 1600 yıl öncesinden Germanik kaynaklara dayanır
Ben : Doğru. Peki Wendy İsmi nasıl çıkmıştır ingiltere’de
Noel Baba : Peter Pan hikayesinde kullanmak için
Ben : Aferin be Noel Baba eğitmişsin kendini
Noel Baba : Sağol evladım, çok gezen mi ? çok okuyan mı? Derler ya bende ikisi de var
Ben : (içimden) Böbürlenmeye başlıyor dedim (dışımdan) Tamam Noel Baba geldiğimde, Türk bayrağı, Antalya posteri, gördüğümde çok şaşırmıştım ama OASIS ne alaka hangi tür müzik dinliyorsun?
Noel Baba : Aaaah işte bu soru çok özel oldu ama cevaplayacağım o kadar yol gelmişsin toprağım.
Ben : İçimden kahkahalar gülmek geldi ama sadece gülümsedim ve “tamam dinliyorum” dedim
Noel Baba : Yine böyle yılbaşı günlerinden birinde İngiltere’deydim, ben soğukta konyak içerim ki fazla üşümeyeyim diye o gece çok kaçırmışım girdiğim evlerden birinde bir kadın gördüm ve ilk bakışta birbirimize aşık olduk O gece olanlar oldu ve 9 ay 15 gün sonra bir çocuğum oldu adını NOEL koyduk .
Ben : Vay be… bu dünyada ilk! yani senin bir oğlun var he? Ve o NOEL CALLAGHER
Noel Baba : Evet..ben Hakkın rahmetine kavuşunca benim yerime o geçecek ama hayta müzikte çok başarılı
Ben : Evet Stop crying your heart, Wonderwall, Don’t look back in anger, Sunday morning call. Çok severek dinlediğim şarkıları…peki kardeşi?
Noel Baba : Bende çok severim yaptığı şarkıları ama daha çok Türk sanat müziği dinlerim. Kardeşi benim çocuğum değil sonraki babasından.
Ben : Peki en sevdiğiniz şarkı ne?
Noel Baba : Jingle Bells
Ben : Tahmin etmiştim,
Noel Baba : O şarkı aslında ben yolda giderken “Bu gala daşlı gala Cıngıllı daşlı gala” diye şarkı söylerken birisi duymuş bütün yollarda cıngıl diye çarkı yapmış
Ben : Peki başka sevdiğiniz şarkı var mı?
Noel Baba : Pearl Jam-Yellow Ledbetter, Nirvana-Pennyroyal Tea daha bissürü
Ben : Hmmm..Grunge da dinliyorsunuz güzel…peki noel baba gerçek adınız ne?
Noel Baba : Hamza ama hiç kullanmıyorum
Ben : Hamza baba…zaten hiç kullanmayın deyip güldüm
Noel Baba : Ne gülüyorsun beğenemedin mi?
Ben : Siz beğenseydiniz kullanırdınız herhalde değil mi? Neyse baba Bir de çam ağacı olayı var bu nedir? Evlere konulması doğrumudur?
Noel Baba : Çam ağacı olmasının nedeni kışları yaprağını dökmeyen ağaç olmasıdır…Yabancılar için uygun olsa da biz Türk’ler için gereksizdir ve saçmadır
Ben : Bu konuda katısınız galiba
Noel Baba : Hayır rafadanım HO HO HO Yine berbat bir espri yapan Noel babaya dik dik baktım
Ben : Noel baba neden böyle berbat bir gülüş tarzınız var diyerek rencide etmek istedim
Noel Baba : Ehuehue diye gülünce olmuyo….hehheh diye gülünce olmuyo…hihihi diye gülünce olmuyo…nı hahaha diyegülünce olmuyo….hahaha diye gülünce olmuyordu bende en son Ho Ho Ho da karar kıldım hiç kimsenin kullanmıyacağı bir gülüş tarazım var
Ben : Ne? Tekrar söylermisiniz duymadım dedim Ve Noel babaya 3 kere tekrarlattım bu söylemini, içimden gülüyordum
Ben : Noel Baba çok güzel bir sohbetti ama nereden geliyor bu derenin suyu? Birgün iflas edip hediye dağıtamamaktan korkmuyor musunuz?
Noel Baba : Hayır. Çünkü Telif haklarından her sene istemediğim kadar para geliyor. Hollywood her sene bir sürü Noel Baba filmi çekiyor, Herkes beni taklit ediyor, oyuncaklar vs…
Ben : Anlıyorum . Son bir soru daha emekli olmayı düşünüyor musunuz?
Noel Baba : Hayır
Ben : Daha uzun bir cevap vermeniz gerekseydi?
Noel Baba : Hayır düşünmüyorum derdim
Ben : Her şey için teşekkürler. Ben gideyim artık. dedim
Noel Baba : Ittırıbıttın mı?
Ben : Ne?
Noel Baba : Zırt Erenköy.
Ben : Noel Baba bu espriler eskidi artık bunlara gülmüyor insanlar
Noel Baba : Aaa öylemi, geyiklerle kala kala geyik oldum galiba
Ben: Olablüp Noel Baba baya doluymuşsun sende he
Noel Baba : Yaa evladım, uzun zamandır konuşmamıştım iyi oldu geldin
Ben : 2007 ye girmeden önce yine gelirim ben…byeınzi


Röportaj bittiğinde Noel Baba çuvalında bir kutu çıkardı al bu senin hediyen dedi kutuyu açtığımda kalın bir defter ve demirden 07 uçlu kurşun kalem çıktı…gerçekten en çok sevdiğim şeylerden 2 sini bana hediye olarak veren Noel Babayla el sıkıştım…bir dahaki yılbaşında Fender marka Elektro gitar istediğimden dem vurdum O da bana söz verdi.Beni kapıya kadar geçirdi. Bu ton ton yaşlı amca Nasreddin hocanın 2.versiyonu gibiydi ama güldüren değil sevindiren.

Hiç yorum yok: